WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3279 E.  ,  2024/5830 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/10 Esas, 2023/420 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/530 E., 2021/620 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.07.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin EPDK tarafından yetkilendirilen şirketlerden toptan elektrik satın alarak Türk Telekom grup şirketlerine sattığını, davalılardan Unit ile 16.03.2016 tarihinde sözleşmeler imzaladığını, davalı Unit'ten toptan elektrik satın almaya başladığını, 01.05.2017 tarihinde imzalanan ek protokol ile sözleşmelerin tadil edilerek taraflar arasında uygulanmaya başlandığını, sözleşmelerin imzalandığı tarihten 29.12.2017 tarihine kadar davalı Unit ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkide herhangi bir problem yaşanmadığını, ancak davalı Unit'in 11.12.2017 tarihinde müvekkili şirkete bir e-posta gönderdiğini ve ön ödemenin kararlaştırılan süreden daha erken bir zamanda yapılmasını talep ettiğini, talep üzerine müvekkili şirketin Unit'e 14.888.821,23 TL ön ödeme yaptığını, ancak davalı Unit'in 29.12.2017 tarihinde müvekkili şirkete yaptığı bildirimle 01.01.2018 tarihi itibariyle müvekkili şirkete elektrik temin edemeyeceğini belirttiğini, ön ödeme olarak gönderilen 14.888.821,23 TL'yi iade etmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin 01.01.2018 tarihinden itibaren EPİAŞ gün öncesi piyasasından elektrik temin etmeye başladığını, tarafların görüşmelerinin ardından davalı Unit'in müvekkil şirkete olan borçlarının ödenmesi için müvekkili şirket, davalı Unit ve diğer davalıların da taraf oldukları protokol, temlik sözleşmesi ve ipotek sözleşmesi imzalandığını, diğer davalılar, Unit ile grup şirketi oldukları için davalı Unit'in borçlarını teminen protokole taraf olduklarını ve protokolde yer alan yükümlülükleri nedeniyle borçlu sıfatını kazandıklarını, protokolün temerrüt başlıklı 7. maddesinde, davalı Unit'in 31.03.2018 tarihine kadar 21.037.391,38 TL anapara ve %14.51 oranındaki gecikme faizi tutarını müvekkili şirkete ödememesi durumunda, davalılardan Duru Gayrimenkul ve Fazlı Mobilya'nın elbirliği ile maliki oldukları gayrimenkul üzerine ve davalı Kalamos'un maliki olduğu ve Kuruçeşme Muhallesi, 169 ada, 15-18-23-24 parsel ve 379 ada, 19 parselde bulunan gayrimenkullerin üzerine müvekkil şirket lehine 10.500.000,00 USD tutarında ipotek tesis edeceklerinin, ayrıca davalı Unit tarafından 07.05.2018, 08.06.2018 ve 09.07.2018 tarihlerinde müvekkili şirkete 400.000,00 TL'lik ara ödemeler yapılacağının hüküm altına alındığını, davalıların yükümlülüklerine aykırı davranması halinde, müvekkili şirkete ihlal başına 500.000,00 TL cezai şart ödeyeceklerinin kararlaştırıldığını, davalıların yukarıda bahsedilen yükümlülüklerinin tamamına aykırı davranmakla ara ödemeleri yapmadıkları gibi ihtara rağmen ipotek tesisi için tapuya da gelmediklerini iddia ederek şimdilik vadesi gelmiş 800.000,00 TL ara ödemeler toplamının vade tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı Unit'ten tahsiline, şimdilik vadesi gelmiş 500.000,00 TL'lik cezai şartın davalı Fazlı Mobilya ve Duru Gayrimenkul'den müteselsilen tahsiline, vadesi gelmiş olan 500.000,00 TL'lik cezai şartın, tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Kalamos'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 26.09.2018 tarihli dilekçesi ile davayı tamamen ıslah ederek yeni dava dilekçesi sunmuş olup yeni dava dilekçesinde; ilk dava dilekçesindeki maddi vakıaları tekrar ederek protokolün 4. maddesinde, davalı Unit'e 31.03.2018 ve 31.07.2018 olmak üzere iki ayrı vade tanındığının, ilk vade tarihi olan 31.03.2018 tarihine kadar 21.037.391,38 TL anapara ve %14,51 oranındaki gecikme faizi tutarının ödenmesi durumunda, müvekkili şirketin geri kalan bakiyeyi tahsil etmeyeceğinin kararlaştırıldığını, ödenmemesi durumunda ise 31.07.2018 tarihine kadar 23.460.859,82 TL anapara ve %14,51 oranındaki gecikme faizinin ödenmesi gerektiğinin, anapara ve faiz ödemelerine ek olarak davalı Unit'in ilk vade tarihi olan 31.03.2018 tarihine kadar 21.037.391,38 TL anapara ve %14,51 oranındaki gecikme faizi tutarını müvekkili şirkete ödememesi durumunda, davalı Duru Gayrimenkul ve Fazlı Mobilya'nın elbirliği ile maliki oldukları ve tapunun 3328 ada, 7 nolu parselinde kayıtlı gayrimenkul üzerine ve davalı Kalamos'un maliki olduğu gayrimenkuller üzerine müvekkili şirket lehine 10.500.000 USD tutarında ipotek tesis edeceklerinin taahhüt edildiğini, ayrıca davalı Unit tarafından 07.05.2018, 08.06.2018 ve 09.07.2018 tarihlerinde müvekkili şirkete 400.000,00 TL'lik ara ödemeler yapılacağının hüküm altına alındığını, ödeme yapılmaması üzerine müvekkili şirketin davalılara bildirimde bulunduğunu, ipotek koyma taahhütlerini yerine getirmelerini istediğini iddia ederek ön ödeme tutarı 14.888.821,23 TL'nin 01.01.2018, geçmiş dönem cari hesap borcu olan 1.077.820,62 TL'nin 31.01.2018 tarihinden, 2018 Ocak ayı elektrik bedeli farkı olan 2.943.103,53 TL'nin 01.02.2018, 2018 Şubat ayı elektrik bedeli farkı olan 2.127.646,00 TL'nin 01.03.2018, 2018 Mart ayı elektrik bedeli farkı olan 427.610,67 TL'nin 01.04.2018, 2018 Nisan ayı elektrik bedeli farkı olan 1.995.857,77 TL'nin tüm davalılardan 01.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek 30.06.2018 tarihine kadar %14,51, 01.07.2018 tarihinden itibaren ise %14,51'in altında olmamak kaydı ile değişen oranlarda avans faizi ile müteselsilen tahsiline, 500.000,00 TL cezai şartın, davalılar Duru Gayrimenkul ve Fazlı Mobilya'dan, 500.000,00 TL cezai şartın davalı Kalamos'tan 31.03.2018 tarihinden itibaren 30.06.2018 tarihine kadar %14,51, 01.07.2018 tarihinden itibaren ise %14,51'in altında olmamak kaydı ile değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıya taraflar arasındaki sözleşmenin piyasa koşulları ve güncel ekonomik durum göz önüne alınmak suretiyle revize edilmesi gerektiği yönünde tekliflerde bulunulduğunu, ancak davacı tarafından müvekkili şirkete olumlu bir dönüş yapılmadığı gibi hiçbir çözüm önerisinin de kabul görmediğini, müvekkili Unit'in, davacı ile arasındaki bahsi geçen sözleşmeden yaklaşık 26 milyon TL zarar ettiğini, müvekkili şirketin önce sözleşmenin ifasını durdurmak, bunun da işe yaramaması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 138 inci maddesinden doğan hakkını kullanarak sözleşmeyi feshetmek durumunda kaldığını, ortadan kalkmış bir sözleşmenin tasfiye edilmesi mümkün olamayacağından buna dair yapılan protokolün yok hükmünde olduğunu, davacının dürüstlük ve iyi niyet ilkelerine aykırı tavırlarıyla sözleşmenin feshine neden olduğunu, müvekkili şirketin zararının artmasına sebebiyet verdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketlerin mahvına sebep olabilecek fahiş cezai şartın tamamen kaldırılması veya tenkis edilmesi gerektiğini savunarak tüm müvekkili şirketler açısından davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Group Trans Enerji Tic. A.Ş. (eski unvanı: Unıt El..A.Ş.)'nin iflas etmesi nedeniyle bu davalıya ilişkin davanın tefrik edilerek Mahkemenin 2021/628 E. numarasına kayıt edildiği, protokolün 1. maddesinde davacı şirketin alacaklı, davalı Group Trans ..A.Ş. (eski unvanı: Unıt Elektrik ..A.Ş.)'nin borçlu olarak protokolde yer aldığı, 4. maddesinde borçlunun yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile alacaklı tarafından borçluya yapılan ön ödeme tutarı olan 14.888.821,23 TL kadar ve borçlunun elektrik tedarik etme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeni ile Ocak 2018 tarihine kadar EPİAŞ gün öncesi piyasadan tedarik edilen elektriğe karşılık davacı tarafından fazladan ödenen 2.943.103,53 TL, cari hesap borcu olan 1.077.820.62 TL, Şubat 2018 ayına ilişkin fazladan ödenen 2.127.646,00 TL, Mart 2018 ayına ilişkin fazladan ödenen 427.610,67 TL, Nisan 2018 ayına ilişkin fazladan ödenen 1.995.857,77 TL ve yıllık %14.51 oranında gecikme faizi tutarı kadar alacak bulunduğu, protokolün 6.I, 6.II, 7.II ve 7.2.I ve 9.IV maddelerinde aykırılık halinde cezai şart ödeneceğinin düzenlendiği, protokolün 6.I maddesinde, öngörülen kambiyo senedinin düzenlenerek davacıya teslim edildiği, 6.II maddesinde, protokolün imzasından itibaren davalı Kalamos şirketine ait gayrimenkule ilişkin satış veya satış vaadi imzalanması veya ön ödeme alınması halinde elde edilen meblağın davacıya ödeneceğinin taahhüt edildiği, bu şartların gerçekleşmediği, 9.IV maddesinde, borçlunun herhangi bir üçüncü kişiye alacaklıdan önce ödeme yapılmasını sağlayacak bir tasarrufta bulunmayacağını, bu maddeye aykırı davranıldığı hususunun da iddia ve ispat edilmediği, protokolün 7.1.I ve 7.2.I maddelerinde davacı lehine davalı şirketlere ait gayrimenkuller üzerinde davacı lehine ipotek tesis edilmesinin vaat edildiği, bu ipoteklerin tapu müdürlüğünde tesis edilmediği, davacının protokolün 10.1. maddesi gereğince ipotek tesis edilmemesinden dolayı cezai şart talebinde bulunduğu, 6098 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 856 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca protokol resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 14.888.821,23 TL ön ödeme tutarının 01.01.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak % 14,51 oranında faizi ile, 1.077.820,62 TL geçmiş dönem cari hesap alacağının 31.01.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak % 14,51 oranında faizi ile, 2.943.103,53 TL 2018 yılı Ocak ayı elektrik bedeli farkı alacağının 01.02.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak % 14,51 oranında faizi ile, 2.127.646 TL 2018 yılı Şubat ayı elektrik bedeli fark alacağının 01.03.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak % 14,51 oranında faizi ile, 427.610,67 TL 2018 yılı Mart ayı elektrik bedeli fark alacağının 01.04.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak % 14,51 oranında faizi ile, 1.995.857,77 TL 2018 yılı Nisan ayı elektrik bedeli fark alacağının 01.05.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak %14.51 oranında faizi ile birlikte davalılar Kalamos Turizm ve Ticaret A.Ş., Fazlı Mobilya San. ve Tic. A.Ş. ve Duru Gayrimenkul Yatırımları A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının cezai şart alacağı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; protokolde yer alan taahhütlerin tarafları bağlayıcı nitelikte olduğunu, davalılar tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında geçersizliğin ileri sürülmediğini, ipotek tesisi yükümlülüğünün şekil şartına uygun olmadığı ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şart talep edilemeyeceği yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, sözleşme resmi şekle bağlı olsa bile davalıların 20.03.2020 tarihli dilekçe ile şekle aykırılık iddialarının hakkın kötüye kullanımı olarak kabulü gerektiğini, protokolün 10.9. maddesinde, protokol ekinde yer alan temlik sözleşmesi, ipotek sözleşmelerinin bir kısmının geçersiz, hükümsüz olması hâlinde diğer maddelerin geçerliliğinin aynen korunacağının düzenlendiğini, ipotek tesisi anlaşması geçersiz olsa dahi tarafların ipotek tesis etmemeleri halinde cezai şart ödeneceğine ilişkin hükmün geçerli olduğunu, cezai şarta hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemenin tahsiline karar verdiği alacaklara %14,51 oranında faiz işletilmesine karar verdiğini, ancak her bir alacak yönünden 01.07.2018 tarihinden itibaren %14,51'in altında kalmamak üzere avans faizi talep ettikleri halde protokolde borçların 01.07.2018 tarihine kadar ödeneceği ve bu tarihe kadar %14,51 oranda gecikme faizi ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak bu tarihten sonra anlaşılan bir oran olmadığından kararlaştırılan orandan aşağı olmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilmesi gerektiğini belirterek cezai şart ve faiz oranı bakımından kararın kaldırılarak talepleri uyarınca karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün davalılar tarafından istinaf edilmediği, 20.03.2018 tarihli protokolde cezai şart dışında ödenmesi kararlaştırılan alacak ve zararların tamamının tahsiline karar verildiği, hükmün bu kısımları bakımından kesinleştiği, davacı vekilinin, cezai şart talepleri ve işletilecek faiz oranı bakımından hükmü istinaf ettiği, davacı vekilinin cezai şart isteğini, davalı şirketlere ait taşınmazlar üzerine alacağı karşılayacak miktarda ipotek tesis edilmemesine dayandırdığı, ipotek tesisi tapu memuru huzurunda yapılması gerektiğinden ipotek tesisi taahhüdünün de resmi şekilde yapılması gerektiği, ipotek tesisi vaadi resmi şekilde yapılmadığından geçerli olmadığı, geçerli olmayan bu hükümlere istinaden cezai şart hükümünün de geçerli olmadığı, geçersiz sözleşmeye dayanarak cezai şart talebinde bulunulamayacağı gözetildiğinde davacı vekilinin cezai şart taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, davacı vekilinin diğer istinaf nedeninin, faiz oranına ilişkin olduğu, protokolde kararlaştırılan faiz hükmünün, protokol tarihine kadar olduğunu, protokolden sonra yürütülecek faiz oranının %14,51 oranı altında kalmamak üzere avans faizi oranında olması gerektiğini ileri sürdüğü, protokolün alacak başlıklı 4. maddesinde, yapılan ön ödeme tutarı, daha evvelden gelen cari hesap borcu, 2018 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ayı davalı Unit'in elektrik tedarik edememesine bağlı olarak davacının zarar tutarları ve vadelerinin ayrıca önce ilk vade olan 30.03.2018, arkasından bu tarihte ödenememesi durumunda 31.07.2018 tarihindeki borç miktarına yine %14,51 oranında gecikme faizi işletileceğinin kararlaştırıldığı, davacı vekili, her ne kadar 31.07.2018 tarihinden sonrası için gecikme faiz oranı belirlenmediğini ileri sürmekte ise de, protokolün 4. maddesinde ödenecek tutarların faiz başlangıç tarihi ile fiilen ödeme yapılacak tarihe kadar %14.51 oranında gecikme faizi işletileceğinin açıkça kararlaştırıldığı, buna göre protokol tarihi sonrası veya ikinci vade olan 31.07.2018 tarihinden sonra faiz oranı kararlaştırılmadığının kabulünün mümkün görülmediği, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davalı şirketlere ait taşınmazlara ipotek tesisi vaadine ilişkin sözleşme resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, 20.03.2018 tarihli protokolde fiili ödeme tarihine kadar %14,51 oranında gecikme faizi kararlaştırıldığı, davacı vekilinin 31.07.2018 tarihinden sonra faiz oranı belirlenmediğine ilişkin istinaf nedeninin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ve protokolde öngörülen ödememeye ilişkin olumsuz şartın gerekleşmesi üzerine davalıların ipotek tesisi için gerekli işlemlerin yapılması için sunulan davete icabet etmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, protokolden kaynaklanan alacak ve cezai şart istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi, 4721 sayılı Kanun'un 856 ncı maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.