WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3275 E.  ,  2024/5721 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/913 Esas, 2023/148 Karar
HÜKÜM :Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2019/300 E., 2021/95 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Kocaeli 6. İcra Müdürlüğünün 2015/9113 E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine yapılan takip dayanağı 24.08.2015 vade tarihli, 1.200.000,00 TL bedelli bononun, kısıtlı ...'in ehliyetsiz olduğu dönemde kefil sıfatı ile imzalandığını, senedin imzalandığı 2011 yılında müvekkilinin 83 yaşında olup, Demans ve Alzheimer hastası olduğunu, Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesince müvekkilinin kısıtlandığını, bononun düzenlendiği zaman tam ehliyetsiz olduğunun resmi ve geçerli hastane ve doktor raporları ile sabit olduğunu ileri sürerek söz konusu takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, Teknomarmara İletişim Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin asıl borçlusu olduğunu, krediye ... Şen ile birlikte kefil olduğunu ve 1.200.000,00 TL bedelli kambiyo senedini müvekkiline verdiğini, Teknomarmara firmasının sahibinin babasının fiil ehliyetini yitirecek kadar rahatsız olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuyla muris ...'in akit tarihi olan 28.06.2011 tarihinde fiil ehliyetine, kefil sıfatıyla imzalamış olduğu bononun sonuçlarını kavrayabilecek ayırt etme gücüne sahip olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, kısıtlı ...'in Kocaeli 6. İcra Müdürlüğünün 2015/9113 E. sayılı dosyasında davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz ettiklerini, itirazları doğrultusunda hastalığın boyutu, ilerleme durumuna göre fiil ehliyetinin ortadan kalkıp kalkmadığı hususunda yeniden inceleme yapılması istenilmişse de taleplerinin reddedildiğini, ... hakkındaki vesayet kararının tarihi ile senedin tanzim tarihi arasında 2 yıla yakın fark bulunduğunu, her ne kadar vesayet kararı öncesinde ...'in birtakım raporlar aldığı söylenmiş ise de bu dönemlerde hukuki işlem ehliyetine engel olacak derecede bir hafıza güçlüğü iradesel bir sorun olsa idi vesayet kararının daha önceden alınacak olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, ayrıca ...'in senet tanziminden sonra birçok tapu işlemi gerçekleştirdiğini, noterde vekaletname verdiğini, birçok dava açtığını, dolayısıyla senet tarihi itibariyle fiil ehliyeti yokluğundan söz edilemeyeceğini, demans-alzheimer rahatsızlıklarının çoğunlukla sürece yayılan ve her durumda fiil ehliyetini ortadan kaldırmayacak rahatsızlıklar olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuyla davacıların murisi ...'in akit tarihi olan 28.06.2011 tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığının tespit edildiğini, davalı vekilince söz konusu rapora itiraz edilerek yeniden rapor alınması ve muris ...'in bu tarihten sonra da bir kısım resmi merciler huzurunda işlem yaptığı ileri sürülmüş ise de raporda ... ile ilgili daha önceki tıbbi bilgi ve belgelerin incelendiği, raporun yerinde değerlendirildiği, ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi istinaf denetimine de elverişli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.