WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3263 E.  ,  2024/5548 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1030 Esas, 2023/619 Karar
HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/340 E., 2021/59 K.
BİRLEŞEN DAVA DOSYASI : Bakırköy 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/120 E.

Taraflar arasındaki tasarım hakkına tecavüzden doğan asıl ve birleşen davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin şirket kurucusu Şaban Uçar uzun yıllardır oyuncak sektöründe yer aldığını, 2000 yılından itibaren faaliyetlerini ... Oyuncak San. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti. olarak devam ettirdiğini, davalı tarafın da müvekkilinin şirketi gibi oyuncak sektöründe faaliyet gösterdiğini, Şanlıurfa'da fabrikası ve mağazası olup toptan ve perakende satışlar yaptığını, davalının müvekkilinin şirkete ait ürünleri taklit ettiğini, bu taklidin 2005/01074 sayı ile tescilli endüstriyel tasarım olduğunu, taklit ürünler ile orjinal ürünlerin bütün olarak karşılaştırıldığında aynı olduğunu, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığını, davalı taklit ettiği ürünleri kendi adlarına tescil için başvurduğunu keza 2016/00874 başvuru numarası ile 3 adet tasarım tescili için başvuruda bulunduğunu, bu fiillerin müvekkilinin tescilli tasarım haklarına zarar verdiğini ileri sürerek davalının müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil eden fiillerin ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, ref'ini, giderilmesini, 3.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalının müvekkilinin lisans haklarına sahip olduğu 2003/03082 sayı ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli kamyon tasarımını taklit ettiğini ve ticari hayatında kullandığını, daha önce Bakırköy 2 ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/175 E. sayılı dosya içeriğindeki Bakırköy 1 ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/104 D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda dava konusu ürünlerin benzer olduğu yönünde tespit yapıldığını ileri sürerek davalının müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil eden fiillerinin ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, refine, önlenmesine, giderilmesine, müvekkilinin yoksun kaldığı kazancın tazminine şimdilik 1.000,00 TL yoksun kalınan kazancın, 5.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tanzimine, verilecek mahkeme kararının masrafı davalıdan alınmak sureti ile ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu oyuncak dozer ürünü ile birlikte tasarladığı iki farklı ürününde tescili için 2016/00874 tescil numarası ile başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin uzun süredir oyuncak sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin söz konusu ürünün üretimi için yasal olan tüm başvuruları yaparak ürün için tescil başvurusunda bulunduğunu, ürün tescil başvurusunda bulunan müvekkilinin yasalara aykırı davranmadığını bu hali ile kötü tasarlanıp tasarlanmadığını bilip bilmeme gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafın müvekkili firmanın davaya konu ürünün taklit edildiğini ancak ürünler arasında benzerlikler olmadığını, ürünün tasarımlarında farklılıklar olduğunu müvekkilinin herhangi bir iltibasa sebebiyet vermediğini savunarak müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu oyuncak kamyon ürünü ile birlikte tasarladığı iki farklı ürününde tescili için 2016/00874 tescil numarası ile başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin ürünleri ile davacı tarafın ürünleri arasında bilgilenmiş kullanıcı hatta orta zekalı bir kullanıcının dahi çok bariz bir şekilde ayırt edeceğini, iltibasın mevcut olmadığını, müvekkilinin davaya konu ürünleri satışının gerçekleştirmediğini, davaya konu edilen oyuncakların ve oyuncak kalıplarının müvekkilinin işyerinde bulunmadığını, davacının dava konusu üründen dolayı herhangi bir zararının veya itibar kaybının olmadığını savuarak davacının haksız ve kötü niyetli olan taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, asıl dosya yönünden davacı adına tescilli 2005/01074 (2) nolu tasarım, yine birleşen dosya yönünden, 2003/03082 tescil nolu tasarımların ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini TÜRKPATENT nezdinde tescil girişiminde bulunduğu, davacı tarafın itirazları üzerine bu tasarım tescil başvurularının iptal edildiği, davalının bunun yanında her iki tasarım koruma kapsamında olan aynı ürünleri üçüncü kişilere ürettirip piyasaya sunduğu, bu eyleminin her iki dosya yönünden davacının tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiği gibi haksız rekabete sebep verdiği, davalı tarafın ticari defterleri temin edilip, ürünlerden kaç adetini üretip piyasaya sürdüğü tam olarak tespiti mümkün olmadığı, tasarımların niteliği, günün ekonomik koşulları gözetilerek her bir dosya ve tasarım yönünden davacı yararına 7.500,00 TL maddi tazminat takdir edildiği, davalının dışarıda fason olarak yaptırdığı üretimin davacı üretimine nazaran daha kalitesiz olup, davacı yararına itibar tazminatı koşullarının oluştuğu, günün ekonomik koşullarına göre davacı yararına her bir dosya yönünden 5.000,00'er TL itibar tazminatı takdir edildiği, başlangıçta dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmamış, sonradan ıslahla faiz talebinde bulunmuş ise de, davalı vekili süresinde bu talep yönünden zaman aşımı def'ini ileri sürdüğünden, ıslah tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faiz ve vekalet ücretine ilişkin itirazda bulunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ürünlerin üretimi için yasal tescil başvurusunda bulunduğunu, tescil başvurusunda bulunan müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, müvekkilinin söz konusu ürünün daha önce tasarlanıp tasarlanmadığını bilebilme imkanına sahip olmadığını, müvekkilinin dava konusu olan ürünleri üretmediğini, piyasaya sürmediğini ve satmadığını; bilirkişi raporunda da aksi yönde bir tespitin bulunmadığını, Şanlıurfa 2.İcra Müdürlüğünün 2016/244 Talimat sayılı dosyasının 10.10.2016 tarihli haciz tutanağından da anlaşılacağı üzere; davaya konu edilen oyuncaklar ve oyuncak kalıplarının müvekkiline ait işyerinde bulunmadığını, bu hali ile davacının dava konu üründen dolayı herhangi bir zararının veya itibar kaybının olmadığını, davacının maddi zararlarını somut olarak ispat etmesi gerektiğini, tazminat isteyen davacının hem zararın varlığını hem de kapsam ve miktarını ispat etmesi gerektiğini, hakimin takdir yetkisini kullanabilmesi için zararın varlık ve miktarı hakkında kanaat verecek olgu ve olaylarla ilgili bilgi ya da belgelerin mahkemeye sunulmuş olması gerektiğini, somut olayda maddi zarara yönelik hiç bir somut delil sunulmadığını, hükmedilen maddi tazminat ve itibar tazminatının miktarının çok yüksek olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tasarımlarla ilgili yaptığı tescil başvurusu dışında, dava konusu tasarıma konu ürünleri üretip, ürettirip veya sattığına ilişkin hiçbir tespitin bulunmadığı, davadan önce Bakırköy 1.... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/104 D.İş dosyasında yapılan tespitin de davalının TÜRKPATENT'e tescil başvurusu kayıtları üzerinden yapıldığı, aynı şekilde Şanlıurfa 2.İcra Müdürlüğü'nün 2016/244 Talimat sayılı dosyasının 10.10.2016 tarihli haciz tutanağından da anlaşılacağı üzere davaya konu edilen oyuncaklar ve oyuncak kalıplarının davalıya ait işyerinde bulunmadığı, davalının sadece hukuki yollardan tasarım tescil başvurusu yapmasının davacının tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın dava konusu emtiayı piyasaya arzettiğini, sosyal medya hesaplarından bu ürünlere ilişkin satışın gösterildiğini, asıl ve taklit ürünlerin örnek olarak da sunulduğunu, tedbir kararının infazında ürünlerin davalı işyerinde bulunamamasının sebebinin tebligat yapılması olduğunu, D.iş dosyası üzerinden de ürünlerin tespit edildiğini, davalının tescil başvurusunda kötü niyetli olduğunu, istinaf istemlerinin karşılanmadığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl ve birleşen davada tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile ve tazminat taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 81 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin c bendinin 3 üncü alt bendine göre; kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanma eylemi haksız rekabet olarak belirlenmiş olup, aynı Kanun'un 58 inci maddesine göre ise haksız rekabet, her türlü basın, yayın, iletişim ve bilişim işletmeleriyle, ileride gerçekleşecek teknik gelişmeler sonucunda faaliyete geçecek kuruluşlar aracılığıyla işlenmişse, 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaların, ancak, basında yayımlanan şeyin, programın; ekranda, bilişim aracında veya benzeri ortamlarda görüntülenenin; ses olarak yayımlananın veya herhangi bir şekilde iletilenin sahipleri ile ilan veren kişiler aleyhine açılabileceği düzenlenmiştir.
Somut olaya gelindiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen davada davacı vekilince her iki dava bakımından delil olarak dayanılan davalı sosyal medya hesaplarındaki paylaşımların birer icap niteliğinde ve satışa arz eylemi olduğu gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olamamıştır.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına göre:
" Aşağıda belirtilen fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır:
a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.
b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya
bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
c) Tasarım hakkını gasp etmek.".
Mülga 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 48 inci maddesine göre ise:
"Aşağıda yazılı fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır.
a) Tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icabda bulunmak, kullanmak ithal etmek ve bu amaçlarla depolama, elde bulundurmak;
b) Tasarım belgesi sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek,
c) Bu maddenin önceki a ila b bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
d) Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak,
e) Gasp.".
Somut olayda; davalı tasarım kullanımlarının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebebiyet verip vermediği hususunda İlk Derece Mahkemesince bir değerlendirme yapılmış ise de Bölge Adliye Mahkemesince ayrıca incelenmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş asıl ve birleşen davaların dava tarihi gözetilerek yukarıda yazılı hükümlerde belirtilen ilkeler ışığında davalı eylemlerinin haksız rekabete sebep olup olmayacağı hususunda değerlendirme yapılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yalnızca davalı taraf ürünlerinin satışa sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.