WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3254 E.  ,  2024/5835 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/787 Esas, 2023/408Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/437 E., 2020/230K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat ile karşı davada markanın hükümsüzlüğü davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde;“İSTANBUL COFFEE FESTIVAL”, “COFFEE FESTIVAL”, “COFFEE FEST”, “İSTANBUL COFFEE GUIDE” ibareli tescilli markaların sahibi bulunan davacının her yıl bu markalar altında birçok firma ve yüzlerce kişinin katılımıyla organize edilen etkinlikler gerçekleştirdiğini, davacının organizasyonunu yarattığı ve yürüttüğü “İSTANBUL COFFEE FESTIVAL” etkinliğinin ayırt edilemez ölçüde benzerinin “İZMİR KAHVE FESTİVALİ” ve/veya “İZMİR COFFEE FESTIVAL” markaları altında davalı tarafından taklit edilerek haksız kazanç sağlandığını, davalının İzmir’deki etkinliğine katılan markaların ve şahısların, bu etkinliğin davacının “İSTANBUL COFFEE FESTIVAL” etkinliğiyle ve davacıyla bağlantılı olduğunu düşündüklerini, İzmir’deki etkinlikte yaşanan olumsuzluklar ve amatörlükler nedeniyle davacının ve davacı markasının itibar kaybettiğini, davalının http://coffeefestivalizmir.com/ adresinde davacı adına tescilli marka ve logonun ayırt edilemez ölçüde benzerini kullanarak çıkar elde ettiğini ileri sürerek davalının davacının marka hakkına tecavüz niteliğindeki fiillerin durdurulmasına, belirsiz alacak davası olarak 50.000,00 TL itibar tazminatı, 50.000,00 TL manevi tazminat ve 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Karşı davacı vekili dava dilekçesinde; davacı-karşı davalı adına tescilli 2015/27821 numaralı "İstanbul Coffee Festival" ve 2015/27847 numaralı "İstanbul Coffee Guide" markalarının dava dışı ikiyüzoniki Organizasyon Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından 14.04.2011 tescil tarihli ve 41. sınıfta tescilli "İstanbul Kahve Festivali İstanbul Coffee Festival Kahveye Bekleriz" markası ile aynı olduğu ve aynı türdeki mal ve hizmetler için tescil edildiğinden, ayrıca davacı-karşı davalı adına tescilli markaların (mülga) 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 5 ve 7 nci maddelerinde belirtilen koşulları taşımadığı ve hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek karşı davanın kabulüne ve karşı dava kapsamında 2015/27821 ile 2015/27847 sayılı markaların 41. sınıftaki “spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)" alt hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; “COFFEE FEST” ve “COFFEE FESTIVAL” markalarının davanın açıldığı tarih itibariyle davacı-karşı davalı adına tescilli bulunmadığını, dünyanın pek çok önemli şehrinde kahve festivalleri düzenlendiğini, şehir adı ve kahve festivali ibaresinden oluşan hiçbir markanın hiçbir ülkede tescil edilmediğini, bu tür markaların bir şehirde yapılmakta olan etkinliği ifade ettiği, coğrafi kaynak belirtmesi ve jenerik bir ifade olması nedeniyle marka tesciline konu teşkil edemeyecekleri; nitekim, davalı/karşı davacının 2017’de yaptığı “İZMİR COFFEE FESTIVAL” ibareli marka başvurusunun Türk Patent tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca reddedildiğini, davacı-karşı davalının 2015’te aynı ibarenin İstanbul versiyonunun tescili için yaptığı başvurunun nasıl tescil edilebildiğinin anlaşılamadığını, davalı-karşı davacının iyi niyetli olduğu ve işbu davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan (mülga) 556 sayılı KHK'nın 12 nci maddesi uyarınca davalı-karşı davacının kullanımının davacı-karşı davalı tarafından engellenemeyeceğini, tarafların kullanımlarındaki “COFFEE FESTIVAL” (kahve festivali) ibaresinin ayırt edici unsur niteliği taşımadığını, bu kullanımlardaki asli ve ayırt edici unsurların “İSTANBUL” ve “İZMİR” olduğunu, davacı-karşı davalının itibar tazminatına dayanak gösterdiği vakıaların gerçek olmadığını, bu tür organizasyonlarda birtakım sıkıntıların yaşanmasının normal olduğu ve hiçbir zaman davacının belirttiği kadar abartılı bir noktaya ulaşmadığını, davacı-karşı davalının İstanbul’da düzenlediği organizasyonla davalı-karşı davacının İzmir’de düzenlediği organizasyonun karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bu organizasyona katılan firmaların büyük şirketler olduğu düşünüldüğünde, davacı/karşı davalı ile davalı/karşı davacı arasındaki unvan farklılığının organizasyonun farklı kişilerce yapıldığını gösterdiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın, markasal algı yaratmayan bir ibare olduğu, soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bu ibareyi gören ortalama düzeydeki tüketici kesiminin bu ibareyi kahve konusunda sosyal ve kültürel bir tanıtım ya da festival yerini gösteren bir işaret olarak algılayacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tescil edilemeyecek bir ibare olduğu, markanın kullanım yoluyla da ayırt edicilik kazandırıldığının ispat edilemediği, aksi yönde kanaat bildiren dosyadaki bilirkişi raporlarına itibar edilmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, davacı-karşı davalı adına tescilli 2015 27821 numaralı "İstanbul Coffee Festival+ŞEKİL" markasının tescilli olduğu 41.sınıf mal ve hizmetlerden "spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)" hizmet sınıfları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı-karşı davalı adına tescilli 2015 27847 tescil numaralı "İstanbul Coffee Guide" markasının kısmen hükümsüzlüğü için açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Coffee Festival + ŞEKİL markasının kısmen hükümsüzlüğü yönüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,İstanbul Coffee Festival markası, kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış olması gerekçe gösterilerek Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescil edildiğini, TÜRKPATENT'in 10.02.2016 tarihli Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının (YİDK) dosyada bulunduğunu, ancak ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, 16.04.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda markanın kullanım sonrası ayırt edicilik kazandığını ve dahi tanınmışlık sağladığını tespit edildiğini, 14.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda, tescil aşamasında markanın ayırt edicilik kazandığı hususunun açıkça tespit edildiğini, 15.11.2018 tarihli uzman görüşünde İSTANBUL COFFEE FESTİVAL markasının; gerek yazılı ve basılı medyada gerek tv ortamında gerek ise de sosyal platformlarda çok yüksek yer bulduğu ve geniş kitlelere ulaştığı, markanın 2014 yılından bu yana aktif kullanıldığı ve 2015 yılında kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış olduğunu, kullanım neticesi ayırt edicilik kazandığından, hükümsüzlüğünün istenemeyeceği kanaatine varıldığını, dosyada tanzim edilen 3. bilirkişi heyeti raporunda İSTANBUL adının coğrafi kaynak gösteren bir ibare sayılamayacağı, bu iddiaya itibar edilse dahi İSTANBUL COFFEE FESTIVAL markasının 01.04.2015 tarihli tescil başvurusu öncesi kullanım suretiyle ayırt edicilik kazandığı ve bu itibarla mülga 556 sayılı KHK 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tescilinin reddedilemeyeceğinin açıkça tespit edildiğini, tüm bilirkişi raporlarında müvekkil şirket markasının kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanmış olduğu hususunda tam bir görüş birliği oluştuğunu, davalı tarafça "İzmir Kahve Festivali", "İzmir Coffee Festival" biçiminde, tescilsiz kullanımlar ile gerçekleştirilen organizasyon, müvekkilin adına tescilli "İstanbul Coffee Festival" marka kullanımı ile 2014 yılından bu yana gerçekleştirmiş olduğu, çok sayıda ödül alan, her yıl en az 40.000 kişinin katılımıyla gerçekleşen organizasyon ile karıştırılma ihtimali yüksek bir organizasyon olduğunu, davalının haksız kullanımı, davacı müvekkilin tescilli marka kullanımı ile benzerlik ihtiva ettiğini ve markaya tecavüz unsurlarını bulundurduğunu, tüm bu hususların 16.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda denetime elverişli şekilde açıkça tespit edildiğini, bu raporu hazırlayan heyette uzman organizatör bilirkişinin yer alması nedeniyle dikkate alınması gerektiğini, Ne yazık ki ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan son bilirkişi raporunda ulaşılan sonucun kopyacılığı, taklitçiliği, paraziterliği teşvik ve meşru kılmaktan başka bir şey olmayacağını, davalı müvekkile ait markayı yalnızca logo kullanımı ile taklit etmekle kalmayıp ayrıca marka kullanımına dayalı etkinlik kapsamında çeşitli görselleri müvekkili taklit ederek kullandığını, davalı / karşı davacı müvekkilin organizasyonuna ait web sitesine kadar her türlü üretimi taklit ederek kullandığını, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hükümsüzlük talebi reddedilen markası değerlendirildiğinde, markada yabancı kelime kullanıldığını, bu kelimenin serbest kullanıma bırakılması gerekilen kelimeden oluştuğunu, "istanbul coffee guide" ibaresinde yer alan "coffee guide" kelimelerinin Türkçe karşılığının "kahve rehberi" anlamına geldiği gözönüne alındığında bu sektörde faaliyette bulunan tacirlerce kullanımının zorunlu olduğunu, markanın "istanbul" kelimesini içermesi nedeniyle coğrafi kaynak belirttiğini, "istanbul" ibaresine eklenen yardımcı unsurların oluşturulan markada ayırt edicilik unsurunu sağlayamadığını, markanın bir bütün ve düzenleme olarak, yazımsal, görsel ve işitsel özellikleri itibariyle değerlendirilmesinde de ayırt edici vasıf yaratacak bir etkinin ortaya çıkmadığı tespiti yapılmakta olduğunu, bu nedenlerle bu marka tescile olmadığını, bu nedenlerle mahkeme tarafından davacı-karşı davalı adına tescilli 2015/27847 tescil numaralı "İstanbul Coffee Guide" markasının kısmen hükümsüzlüğü talebinin reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece itibar edilen ve denetime elverişli bulunan raporlar uyarınca, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalı markalarına tecavüzün bulunmadığı belirlendiğinden mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, mahkemece davacı-karşı davalıya ait "İstanbul Coffee Festival + Şekil" markasının markasal algı yaratmayan bir ibare olduğu, soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bu ibareyi gören ortalama düzeydeki tüketici kesiminin bu ibareyi kahve konusunda sosyal ve kültürel bir tanıtım ya da festival yerini gösteren bir işaret olarak algılayacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca tescil edilemeyecek bir ibare olduğu, markanın kullanım yoluyla da ayırt edicilik kazandırıldığının ispat edilemediği kanaatine varılarak (aksi yönde kanaat bildiren dosyadaki bilirkişi raporlarına itibar edilmeyerek) bu marka yönünden hükümsüzlük kararı verilmesinde isabetsizliğin bulunmadığı, davacı-karşı davalıya ait "İstanbul Coffee Guide" markası yönünden ise; markada yer alan "İstanbul" ibaresinin yer adı olduğu, "COFFEE GUIDE" ibarelerinin İngilizce kelimeler olup, Türkçe karşılığının "kahve rehberi" olduğu, gerek "GUİDE" ibaresinin Türkçe anlamını markanın hitap ettiği ortalama tüketici tarafından yaygın olarak bilinmemesi, gerekse markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler için tanımlayıcı olmaması nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı sonucuna varılarak, bu marka yönünden hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ile maddi, manevi ve itibar tazminatı; karşı dava ise markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri , 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.