WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3243 E.  ,  2023/4105 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2009/209 Esas, 2013/241 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü

Taraflar arasındaki alacağın tahsili ve İcra Hukuk Mahkemesince hükmedilen para cezası ve tazminatın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasında 04.03.2008 tarihinde akdedilen sözleşmeye istinaden 15.03.2008 ve 10.05.2008 tarihli faturalar tahtında davalıya mal satıp teslim ettiğini, davalı şirketin aldığı mallara karşılık olarak 30.10.2008 ve 30.11.2008 keşide tarihli ve her ikisi de 100.000,00 TL bedelli olan çekleri müvekkiline verdiğini, müvekkilinin, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine davalı şirket aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığını, davalı şirketin çek üzerinde yer alan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle takibin durdurulması için İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde müvekkili aleyhine dava açtığını, İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, çeklerde yer alan imzanın davalı şirket yetkilisi ...'e ait olmadığından bahisle takibin durdurulmasına, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre her bir çek için ayrı ayrı olmak üzere 10.000,00 TL para cezasının ve asıl alacağın %20'si oranında icra tazminatının müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, ancak davaya konu çeklerin çeklerin verildiği tarihte davalı şirketi münferiden temsile yetkili olan ... tarafından imzalanarak müvekkiline verildiğini, müvekkilinin davalıdan toplam 347.116,34 TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin 31.12.2008 tarihi itibariyle davalıdan 347.116,43 TL (315.886, 28 TL'si asıl alacak ve 31.230,06 TL'si işlemiş faiz olmak üzere) alacaklı olduğunun tespiti ile bu alacağın asıl alacağa 01.01.2009 tarihinden itibaren işletilecek aylık %5 oranında gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davaya konu çeklerin müvekkilinin alacağı için verildiğinin ve alacağı belgelendirdiğinin tespitine ve İcra Hukuk Mahkemesince müvekkili aleyhine hükmedilen para cezasının ve icra tazminatının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; İcra Hukuk Mahkemesince hükmedilen para cezası ve icra tazminatının ihtiyati tedbir mahiyetinde olmayıp iptal edilemeyeceğini, davacının müvekkiline herhangi bir mal teslim etmediğini, davaya konu çekleri eski müdürden hileyle aldığını, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğu, davacının 31.12.2008 tarihi itibariyle ana para alacağının 315.886,28 TL olduğu ve sözleşmenin 4 üncü maddesine göre 01.01.2009 tarihinden dava tarihine kadar %5 faiz yürütülmesi gerektiği, davalının borcu ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya 315.886,28 TL asıl alacak, 94.018,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 410.804,36 TL borçlu olduğunun tespiti ile, 410.804,36 TL alacağın davalıdan tahsiline, 315.886,28 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren %5 temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçeleriyle, alacak yanında İcra Hukuk Mahkemesince müvekkili aleyhine hükmedilen para cezası ve icra tazminatının iptalini de talep ettiklerini, Mahkemece, bu taleplerine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi olumlu olumsuz bir karar da verilmediğini, davanın kabulüne karar verildiği belirtilmesine rağmen bu talepleri hakkında herhangi bir karar verilmemesinin kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşmasına sebebiyet verdiğini, yargılama sürecinde toplanan delillerle, davalının davaya konu çekleri müvekkiline olan alacağına istinaden verdiği ispatlandığı gibi davalı şirket yetkililerin ceza davasında dolandırıcılık suçundan mahkum olduklarını, böylece müvekkilinin icra takibinde haklı olduğunun subüta erdiğini belirterek kararın belirtilen husus bakımından düzeltilerek onanmasını veya bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacağın tahsili ve İcra Hukuk Mahkemesince hükmedilen para cezası ve tazminatın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 inci maddesi, 2004 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrası

3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Kanun'un "Hükmün Kapsamı" başlığını taşıyan 297 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsaması gerekir. Aynı Yasa hükmünün ikinci fıkrasına göre ise hükmün sonuç kısmında, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.

2.Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili dava dilekçesiyle, davalıdan olan alacağının tespiti ve tahsili yanında davaya konu çeklerin müvekkilinin alacağı için verildiğinin ve alacağı belgelendirdiğinin tespitine ve İcra Hukuk Mahkemesince müvekkili aleyhine hükmedilen para cezasının ve icra tazminatının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespitine ve tespit edilen alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de hükmün gerekçe kısmında, alacak dışındaki diğer talepler bakımından herhangi bir değerlendirme yapılmamış, sonuç kısmında ise bu talepler hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir.

3.Bu itibarla, Mahkemece, 6100 sayılı Kanun'un 297 inci maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde dava konusu taleplerin bir kısmı hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan ve olumlu olumsuz bir karar verilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.