11. Hukuk Dairesi 2023/3238 E. , 2024/5233 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/914 Esas, 2023/654 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/499 E., 2022/97 K.
BİRLEŞEN DAVA : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/529 E. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava ve birleşen dava dilekçesinde; davalıların müvekkiline karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe giriştiklerini, ancak bu kambiyo senetlerinin müvekkilinden hile ve aldatma yoluyla alındığını, müvekkilinin eski çalışanlarının onu şikayet ile tehdit etmeleri üzerine başvurduğu arkadaşının kocası olan davalı asilin müvekkilinin mal varlığını olası haciz ve cezalardan korumak için kendi üzerine geçirttiğini, daha sonra ise müvekkilini kandırıp kendi üzerine geçirdiği mallara karşı bir teminat olduğunu söylediği, takibe konu senetleri imzalattığını, müvekkilinin bu senetleri ve yine protokolü alacaklı olduğunu düşünerek imzaladığını çünkü müvekkilinin Türkçe bilmediğini, davalı tarafından kandırıldığını, zira hesap hareketlerinden görüleceği üzere müvekkilin bankadaki parasının çektiği gün aynı şekilde davalı tarafından aynı miktarların kendi ve diğer davalı şirket hesabına yatırıldığını belirterek davaya konu takiplerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... ile davacı arasında akrabalık ilişkisi olduğunu, bu yakınlık nedeniyle müvekkilinin davacıya zaman zaman borç paralar verdiğini, takibe konu senetlerin de yine bu borçlar nedeniyle imzalandığını, davacının iddialarının borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu davacının yıllardır Türkiye'de yaşadığını resmi kurumlarda bir çok işlem yaptığını ve tercüman kullanmadığını bu sebeple Türkçe bilmediğine ilişkin iddiasının doğru olmadığını, davacının kambiyo senetlerine karşı iddialarını yazılı delil ile kanıtlaması gerektiğini öne sürmüş davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen tanık beyanları da değerlendirilerek davacının Türkçe bilmediği iddiasının yerinde görülmediği, bu noktadan sonra davacının protokol ve senet imzalanması hususunda aldatıldığı iddiası incelendiğinde; davacının uzun yıllardır Türkiye'de yaşayıp ticari faaliyette bulunması hasebiyle alacaklı olan bir tarafın senede imza koyması gerekmediğini bilebilecek oluşu, protokolde hükümlerin gayet açık ve anlaşılabilir olmakla davacının borçlu konumunda olduğunun belirli olduğu, tanık Kerem'in beyanına göre protokolün de davacı tarafından okunup incelendikten sonra imzalandığı dikkate alındığında davacının aldatma iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hile iddiasının tanık delili ile ispatının mümkün olduğunu, dinlenilen tanık beyanları, yazılı delil niteliğindeki taraflara ve özellikle davalılara ait banka hesap dökümleri ile davanın ispat edilmesine rağmen mahkemece hatalı olarak davanın reddine karar verildiğini, mahkemece iddialarının sadece davacının Türkçe bildiği olgusuna indirgediğini, başkaca hiçbir iddialarının incelenmediğini, iddialarının davacının Türkçe bilmediğine ilişkin olmadığını, yabancı olan davacının iradesi sakatlanarak zor durumdaki çaresizliğinden, tecrübesizlik ve bilgisizliğinden faydalanılarak senetlerin düzenlendiğine ilişkin olduğunu, senetlerin davacı tarafından boş olarak imzalandığını, senetlerdeki imza haricindeki yazı ve rakamların davacıya ait olmadığını, mahkemenin hükme esas aldığı davalı tanığı ...'ın davalı...'in avukatının stajyeri olduğunu, tanığın doğrudan taraf olduğunu ve beyanın dikkate alınamayacağını, mahkemece dinlenilen davacı tanıklarının beyanlarının ve banka cevabi yazısının dikkate alınmadığını, davacının davalı...'de herhangi bir miktar para almadığını, aksine adı geçen davalının müvekkilinden para aldığını, bunun banka hesap hareketleri ile sabit olduğunu, davalı tarafından dosyaya sunulan protokolün gerçeği yansıtmadığını ve kendi içerisinde çeliştiğini, protokol tarihi 31.07.2017 tarihli olmasına rağmen davaya konu senetlerden birinin düzenlenme tarihinin 10.04.2017 olduğunu, yani protokol tarihinden önce geçmiş tarihli bir senet düzenlenerek müvekkile imzalattırıldığını, davalı ve yetkili olduğu şirketin iyi niyetli olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının borçlu olmadığını talep ettiği icra takiplerine dayanak bono altındaki imzalara bir itirazının olmadığı, ancak bonoların hile ile kendisinden alındığının iddia edildiği gözetildiğinde ispat yükünin davacıda olduğu, davacı hile iddiasında bulunmuş ise de, dayandığı deliller hile iddiasını ispata elverişli olmadığı, dinlenen davacı tanıklarının görgüye dayalı beyanlarının olmadığı, davacı tanıklarından .....'nın davalılardan ... ile arasında taşınmaz devrinden dolayı husumetin bulunduğu gibi güven telkininde bulunmak amacıyla belirtilen şekilde beyanda bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, imzası ikrar edilmiş 31.07.2017 tarihli protokol içeriğinden davacının davalılardan ...'den 650.000,00 TL borç aldığının sabit olduğu ve uyap sisteminden yapılan incelemede davacının şikayeti üzerine şüpheliler davalı ... ile dava dışı.... hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/65078 numaralı soruşturma dosyası üzerinden yapılan soruşturma neticesinde, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2021 tarih, 2021/45937 K. sayılı kararıyla şüpheliler hakkında bedelsiz senedi kullanma ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği hususları da birlikte gözetildiğinde davacının hile iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hile ile alındığı iddia edilen bonolara dayalı başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!