11. Hukuk Dairesi 2023/3234 E. , 2024/5302 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1619 Esas, 2023/436 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/154 E., 2021/364 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Vekâletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan davacı vekili Avukat ... 24.05.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiştir. Bu durumda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin 1983 yılında "Şikayetsiz Un" sloganı ile ticarete başladığını, müvekkili şirketin her yıl İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan ilk 500 ve ilk 1000 sanayi kuruluşu arasında yer aldığını, davalının internet ortamında paylaştığı videoda müvekkili firmalarına ait olan 50 kg.'lık un çuvallarını tartarak kilogramların oynandığını iddia ettiğini, açıklama kısmında ise "böyle hırsızların böyle fırsatçıların Allah Belasını versin" "Hekimoğlu Un bu millet sizin şerefsizliğinizi unutmaz" tarzında açıkça hakaret ederek davacı şirketi hedef gösterdiğini, mesleği fırıncılık olan davalının kötüniyetle hareket ettiğini, Türkiye çapında tanınmış bir firma olan ve bu tanınmışlık için maddi ve manevi pek çok çaba harcamış olan müvekkiline karşı yapılan bu eylemin öncelikle haksız olduğunun tespitini, haksız olan bu eylem karşısında müvekkilinin yaşadığı itibar kaybı nedeniyle uğranılan zararın dava tarihi itibariyle kesin olarak bilinmesi mümkün olmadığından şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın faiz ve masrafları ile birlikte davalıdan alınmasını ve müvekkilin tüzel kişiliğinin haklarından olan adı, şerefi, onuru ve itibarına yapılan saldırının manevi değerlerinde yarattığı eksilme nedeniyle sembolik olarak 1,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasını, mahkemece davanın kabulü halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca kararın yurt genelinde yayınlanan tirajı en yüksek 3 gazetede masrafı davalıya ait olmak üzere yayınlanmasına ve tüm masrafların davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, un çuvallarının üzerinde net 50 kg olduğunun yazdığını ancak net ağırlığının 50 kg olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının un fabrikası niteliğinde büyük firma olduğu, davalı tarafın ise ilçe bazlı bir fırıncı olduğu, tarafların ticari olarak rekabette bulunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının iddia ettiği haksız haber yapma konusunun ise çok teferruhatlı teknik bir müdahaleden ziyade amatörce yapılmış bir eylem olduğu, bu yapılan fiilin süreklilik arz etmediği gibi davacı tarafın söz konusu eylemden çok büyük bir zarar görmediği, görmüş ise bunu mahkememizde somut olarak ispatlayamadığı, maddi bir zararın tespit edilmesi için bunun somut delillerle faturalarla ispatlanması gerektiği, her ne kadar davalının yapmış olduğu eylem kişilik haklarına bir tecavüz gibi görülse de; medeni kanunumuzda davalının söz konusu eyleminden dolayı davacının uğramış olduğu zararın tespitinde tarafların sosyal ekonomik durumları da bulundukları konum, işgal ettikleri meslekler ve birbirlerine verdikleri zarar dikkate alınacağından ve bu hareketin toplumdan infial uyandıracak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında davalının internet üzerinden yapmış olduğu bu hareketi "amatörce yapılmış bir eylem" olarak nitelemiş ve müvekkilin bundan zarar görmesini mümkün görmeyerek haksız rekabet yok şeklinde hüküm kurduğunu, ancak bu paylaşımın kısa sürede "Konya'da Trafik", "Büyük Devlet Türkiye", "Cahil ...", "Ekmeğin Ustaları", "Gizli Dosya", "Kendine Gel Müslüman", "...", " Teşkilatı" isimli Facebook sayfalarında ve "...." isimli Twitter hesabında paylaşıldığını, ayrıca .... HABER, KANAL .... ve .... gibi TV kanallarında da yayınlandığını, mahkemece müvekkilin zarara uğramadığı, bu sebeple tazminat hakkının bulunmadığı şeklinde hüküm kurulduğunu, ancak bu hükmün hatalı olduğunu, bilirkişice müvekkilin ticari defterlerinin incelenmesinde müvekkilin brüt satış karı ve zararı yönünde bir inceleme gerçekleştirildiğini, her ne kadar çıkarılan tablolarda müvekkilin cirosunda artış varmış gibi görünse de aksine satılan un bazında bakıldığında bir azalma gerçekleştiğinin görüleceğini, bu sebeple ek rapor alınması gerekirken maddi gerçeği tam olarak yansıtmayan rapora göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının sosyal medya üzerinden paylaştığı videoda, davacı şirket hakkında "size hilekarların, düzenbazların hilesini göstereceğiz...." şeklinde ifadelerde bulunduğu, üzerinde davacının markalarını taşıyan un çuvallarını tartarak yazılan gramajlarından eksik olduğunun belirtildiği, "5 kg'a kadar torbalardan un çalındığı" şeklinde ifadelere yer verildiği, yine davalının facebook üzerinden yaptığı paylaşımlarda "un çuvalları üzerinde 50 kg yazıyor ama 49 kg çıkıyor 45 kg çıkıyor, ALLAH böyle fırsatçıların belasını versin inşallah" şeklinde, başka bir paylaşımda "...unlardan da torba başına 1 kg ve 5 kg arası eksik geliyor hem pahalıya satıyorlar hem de kilolardan çalıyorlar Allah böyle fırsatçıların ve hilekarların belasını versin" şeklinde yorum ve ifadelerde bulunduğu, davalının sosyal medya üzerinden herkesin göreceği şekilde davacı şirketi hilekarlık ve hırsızlık ile itham ettiği, 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkarsının (a) bendi kapsamında davalının fiillerinin yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici olduğu, davacının un üreticisi şirket, davalının ise müşteri olduğu dikkate alındığında, davalının bu paylaşımları yapmak yerine resmi mercilere başvurarak varsa un torbalarının gramajlarının eksik olup olmadığını tespit ettirmesi, satın aldığı unun gramajı eksik veya ayıplı ise yasal yollardan hakkını aramasının mümkün olduğu, ayrıca davacı hakkında tüketicinin aldatıldığı iddiasıyla yasal yollardan şikayet hakkını kullanmasnın da mümkün olduğu, davalının bu yollara başvurmadan ve un torbalarının gramajlarının eksik olduğu şeklinde yanlış, yanıltıcı ve incitici şekilde, davacı hakkında sosyal medyada bir takım isnat ve suçlamalarda bulunması, davalının fiilinin haksızlık içerdiğini ortaya koyduğu, davacı tarafın tazminat talebini 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendine dayandırdığı, bu kapsamda maddi tazminat hesaplanırken “salt haksız rekabet yarattığı iddia olunan eylem” nedeniyle davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatlerinin olacağı değerlendirilmeden, bilirkişinin, davacının geçmiş yıl bilançolarına göre satış ve karlılıklarında bir düşme meydana gelmediği ve davacının maddi zararının bulunmadığına ilişkin raporu esas alınarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı oduğu, manevi tazminat talebi yönünden; davalının haksız rekabete aykırı fiillerinin haksızlık içerdiği ve bu fiilleri nedeniyle davacının adının ve ticari itibarının zedelendiği ortada iken, Mahkemece manevi tazminat talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacının, davalının fiilinin haksızlığının tespiti talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalının davacıya karşı gerçekleştirdiği eylemin haksızlığının tespitine, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 1,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
10.04.2023 tarihli ek karar ile hüküm kısmının B-3 maddesinden sonra gelmek üzere; "kararın 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca yurt genelinde yayınlanan tiraji, en yüksek 3 gazeteden birinde masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere yayınlanmasına," maddesinin eklenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; "kararın 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca yurt genelinde yayınlanan tiraji, en yüksek 3 gazeteden birinde masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere yayınlanmasına ilişkin talepleri hakkında karar verilmediğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. 24.05.2023 tarihli dilekçe ile temyizden feragat ettiğini beyan etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin sosyal medya hesabında sadece davalı şirketin unlarını tartmadığını, birden fazla firmanın unlarını tartarak yorum yaptığını, davalı şirkete yönelik eylemin söz konusu olmadığını, davalı şirketin haksız rekabetten dolayı kazanç kaybını yada maddi zararını ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin sıradan bir vatandaş olup paylaşımından dolayı bir kazanç elde etmediğini, bu durumda haksız rekabetten söz edilmesinin mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!