WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3231 E.  ,  2024/6268 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/140 Esas, 2023/87 Karar
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın reddi
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/610 E. sayılı dosyası

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.09.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat Aslıhan ... Kılınç dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Elektrotek A.Ş. ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak ipotek verdiğini, kredi borcunun ve çek risklerinin kapatılmasına rağmen davalının ipoteği fek etmediğini, ticari hayatını yürütebilmek için bazı taşınmazlarını satmak durumunda olduğunu, dava dışı bir şirketin dava konusu ipotekli taşınmazı 270.000,00 TL'ye satın alma konusunda teklifte bulunmasına rağmen ipotek nedeniyle taşınmazın satılamadığını, daha sonra anılan şirketin teklifini tekrarladığını ancak bu son teklifin de değerlendirilemediğini ve müvekkilinin zarar ettiğini, müvekkilinin dava dışı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.'ye kredi borcu bulunduğunu, davalıya ipotekli taşınmazın satılamaması nedeniyle bu borcunu ödeyemediği için temerrüde düştüğünü, temerrüt faizi ödemek durumunda kalacağını ileri sürerek davaya konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine, davalının ipoteği kaldırmaması nedeniyle taşınmazın satışı yapılamadığından uğranılan maddi zararın tazmini bakımından 50.000,00 TL'nin ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen dava dilekçesinde, asıl davada talep edilen maddi tazminata avans faizi istemeyi unuttuklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 29.859,73 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; dava dışı Elektrotek A.Ş.'nin 187 adet çekten dolayı riski bulunduğunu, tüm borçlar ödenmeden ipoteğin fek edilemeyeceğini, birleşen davadaki faiz talebinin haksız olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak dava dışı ipotek alacaklısı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. ile aralarındaki kredi sözleşmesinden dolayı davacının ilk olarak 70.976,47 TL yönünden 22.05.2009 tarihinde temerrüde düştüğü, ilk temerrüt ihtarının yine 22.05.2009 tarihli olduğu, tazminat talebine dayanak Adapazarı'ndaki taşınmazın söz konusu temerrütten 6 gün sonra 28.05.2009 tarihinde ipotekle birlikte dava dışı bir şahsa 432.000,00 TL bedelle satılıp devredildiği ve taşınmazın anılan kişi adına kayıtlı iken icra takibi kapsamında ipotek hakkı sahibi Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.'ye ihale edildiği, davacı hakkında dava dışı banka tarafından takip yapılmadan taşınmazın elden çıkarıldığı, takip tarihinde zaten zarara uğranıldığı iddiasına dayanak taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olmadığı, adına kayıtlı olmayan bir taşınmazın takip sebebiyle ihale ile satışında satış bedelinin düşük olması sebebiyle ihale tarihindeki gerçek bedel ile ihale satış bedeli arasındaki fark bedel ve takip masrafları bakımından davacının zarar etmesi ve zarar sebebiyle tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı, resmi senede göre de davacının bahse konu taşınmazın satış bedelini almış olduğu, söz konusu bedel ile dava dışı bankaya ödemede temerrüde düşülen 70.976,47 TL borcun ödenerek kapatılabileceği, bu borcun kapatılması için başka bir taşınmaz özellikle iddia edildiği gibi davalı adına ipotekli Şişli ilçesindeki taşınmazın satışının zaruri olmadığı, davacı tarafından temerrüt tarihinden hemen sonra bedel karşılığında başka taşınmazların da dava dışı kişilere satıldığının anlaşıldığı, davacının zarara uğramış olması halinde dahi bunun davacının kendi eylemlerinden kaynaklandığının dosya kapsamıyla sabit olduğu, zarara uğranıldığı, zarar miktarı ve zarar ile davalı bankanın eylemi (Şişli ilçesindeki taşınmaz üzerindeki ipoteği fek etmemesi) arasında uygun illiyet bağının bulunduğu hususlarının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davada ipoteğin fekkine ilişkin hüküm daha önce kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, maddi ve manevi tazminat talebi ile birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, ipoteğin fekki, maddi ve manevi tazminat, birleşen dava işlemiş faiz alacağı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 883 üncü ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V.SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak asıl ve birleşen davada davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.