WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3228 E.  ,  2024/5708 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/874 Esas, 2023/479 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/479 E., 2020/23 K.

Taraflar arasındaki şirket yöneticisinin sorumluluğu sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın ... Eğitim Kurumları A.Ş'nin sahipleri ve paydaşları olduğunu, ... şirketinin faaliyet alanının eğitim hizmetleri olup, eğitim ve öğretim amaçlı kurs açtıklarını, öğrencilere hizmet verdiklerini, müvekkili ile davalı arasında müştereken temsil etmiş oldukları ... şirketinin eğitim faaliyetini sürdürmesi adına "Örnek Mah. ... Bulvarı No:... . Sok. No:2 Esenyurt/İST." adresinde bulunan taşınmazın ... Enzel Gayrimenkul A.Ş'den 10+10 yıl süre ile kiralandığını, kiralamadaki asıl amacın ... Okulları A.Ş'nin franchise hakkını satın alarak bu markanın adı altında eğitim faaliyetinde bulunmak olduğunu, kiralama yapıldıktan sonra, müvekkili ve davalı tarafın ortağı olduğu ... şirketi tarafından söz konusu taşınmaz içerisinde bir takım tadilatlar yapıldığını ve taşındığını, Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesine uygun hale getirildiğini, taşınmazdaki tüm hazırlıklar tamamlanıp, eğitim faaliyetine hazır hale geldikten sonra taşınmazın maliki olan ... şirketinin yetkilileri tarafından müvekkili davacının taşınmaza girmesine izin verilmediğini, olayın iç yüzünü araştıran müvekkili davacının ... şirketi ile imzalamış oldukları kira sözleşmesinin, müvekkili davacının haberi olmaksızın şirketin diğer ortağı olan davalı ... tarafından yetkisiz bir şekilde feshedildiğinin öğrenildiğini, yine müvekkili davacının davalı tarafın ... Yayın ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti. adı altında kendi şirketleri olan ... şirketi ile aynı iştigal konusu olan eğitim hizmetleri faaliyetini yürüttüğünü, ... şirketi olarak kiraladıkları ve davalı tarafından yetkisi olmamasına rağmen feshedilen kira sözleşmesine konu taşınmazla ilgili olarak ... şirketi üzerinden yeni bir kira kontratı yapıldığını, söz konusu taşınmazda davalı ...'ın ortağı olduğu ... şirketinin eğitim faaliyetini yürütmeye başlanıldığını, davalı taraf ile kiraya konu taşınmazı kiralayan ... şirketinin muvazaa içinde hareket edilerek müvekkili davacıyı zarara uğrattıklarını, ... şirketine noter kanalıyla ihtarname gönderilerek, kira borcuna mahsuben kendilerine 141.600,00 TL bedelli çek teslim ettiklerini, bu hususun sözleşmenin 7.1'inci maddesinde de tutanak altına alındığını, taşınmazın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 301 inci ve 309 uncu maddeleri uyarınca ... şirketinin kullanıma hazır hale getirilmesini ihtar ettiklerini, ihtarnameye cevapta, sözleşmede belirtilen 141.600,00 TL bedelli çeki almadıklarını haksız ve kötü niyetli olduklarını ileri sürerek ... şirketi ile ortak hareket ettiklerinin ortaya çıktığını, davalı ...'ın haksız ve hukuka aykırı şekilde hareket etmesi neticesinde ... şirketinin maddi zararının yanında manevi anlamda da zarara uğradığını, davalının ... şirketine manevi tazminat ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini belirterek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 396 ncı maddesinin birinci fıkrasının tanımış olduğu seçimlik hakların göz önünde bulundurularak hükme aykırı hareket ederek müvekkili davacı ile birlikte ortak oldukları ... şirketini zarara uğratan davalının ... şirketinde yapmış olduğu işlemlerin ... şirketi adına yapılmış sayılmasına ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerinin ... şirketine ait olmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak haksız olarak elde edilen menfaatin 1.000,00 TL'lik kısmının ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın kendi şahsı adına açtığı davadan şirket lehine hüküm verilmesini talep edemeyeceğini, yine davalı taraf olarak, müvekkilin asil gösterilmiş ise de haksız rekabet iddiasına dayalı iddiaların dava dışı ve müvekkilin dava dışı ... isimli kişi ile ortak olduğu ... Yayın ve Eğitim Hizm. Ltd. Şti. nezdinde gerçekleştiğini, davalı yönünden taraf sıfatı ve ehliyetinin bulunmadığını, dava dilekçesindeki davalının temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılarak davacıya verilmesine dair talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, manevi tazminat iddiasının yasal dayanağının bulunmadığını, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturmadığını, davalı şirketin kuruluş ve tescil tarihi 25.02.2011 olup, ... Eğitim Kurumlan A.Ş.’nin ise 30.12.2015 tarihinde kurulduğunu, 141.600,00 TL bedelli çekin hiçbir zaman teslim edilmediğini ve dolayısıyla tahsil edilmediğinden bahisle haksız rekabet şartlarının oluşmadığı, davacı tarafın aktif dava ehliyeti ve taraf sıfatının bulunmaması, davalıya yöneltilebilecek husumet bulunmaması gözetilerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi ekinde davacı tarafça sunulan kira sözleşmesi sureti ile yargılama aşamasında teslim edilen kira sözleşmesi asılları aynı olmayıp, asıl olarak sunulan kira sözleşmesinde ... A.Ş. şirket kaşesinin bulunmadığı, davacı tarafından ... A.Ş.'ye gönderilen ihtarnameye cevaben ... A.Ş. tarafından gönderilen ihtarnamede ... Eğitim Kurumları A.Ş. ile ... A.Ş. arasında kira sözleşmesi imzalanmadığı ve 141.600,00 TL bedelli çek verilmediğinin belirtildiği, davalı ...'ın ortağı olduğu dava dışı ... şirketi ile ... Okulları arasında franchising sözleşmeleri bulunmakta olup ilgili sözleşmelerdeki adres ile 11.03.2016 tarihinde dava dışı ... Eğitim Kurumları A.Ş. arasında imzalandığı belirtilen kira sözleşmesindeki adresin farklı olduğu, davacı tarafça ... A.Ş.'ye 141.600,00 TL bedelli çek verildiği ve taşınmazda tadilat yapıldığı ileri sürülmüş ise de yapıldığı belirtilen tadilatlara ilişkin fatura ve belge sunulmadığının belirlendiği, davacı tarafça yönetim kurulu üyesi davalı tarafından dava dışı şirketin zarara uğratıldığı ya da yoksun kalınan kar bulunduğu hususu ispatlanamamış olup bu talep yönünden sübut bulmayan davanın reddinin gerektiği, davacının davalının ... Eğitim Kurumları A.Ş.'yi temsil yetkisinin kaldırılarak yetkinin kendisine verilmesini talep ettiği, limited şirketlerde müdürlerin mahkeme tarafından azledilmesine ilişkin 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasına benzer bir hükmün anonim şirketler için yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin haberi olmaksızın diğer ortak davalı tarafından kira sözleşmesinin yetkisiz şekilde fesih edildiğinin öğrenildiğini, daha sonra söz konusu taşınmazla yeni bir kira sözleşmesi yapıldığını, davalının ortağı olduğu ... şirketinin eğitim faaliyetini yürütmeye başladığını öğrendiğini, davalının kiralayan şirket ile muvazaa içinde hareket ederek müvekkili davacıyı zarara uğrattığını, dava dışı şirkete ihtarname gönderilerek kira borcuna mahsuben çek teslim edildiğini taşınmazın kullanıma hazır hale getirilmesinin belirtildiğini cevaba ihtarnamede aralarında kira akdinin bulunmadığı sözleşmede belirtilen 141.600,00 TL bedelli çekin almadıklarını ileri sürdüklerini ve dava dışı şirket ile ortak hareket ettiklerinin ortaya çıktığını, kira konusu taşınmaz üzerinde davalı tarafın ortağı olduğu şirketin ... Okulları A.Ş.'ye ait franchise hakkı ile Özel Esenyurt ... Öğretim Kursu unvanı altında faaliyet gösterdiğinden kararda yer alan kira sözleşmesi ile yargılama aşamasında sunulan kira sözleşmesinin aynı olmadığıni, ihbar olunan şirketin kira sözleşmesini imzaladığını kabul etmediğini, bu nedenle geçerli sözleşmenin varlığından bahsedilemeyeceğinin belirtildiğini, eposta yazışmaları incelendiğinde ... şirketinin resmi eposta hesabından müvekkiline kira sözleşmesini gönderdiği bu hususta karşılıklı yazışma yapılarak teyitleşildiğinin açık bir şekilde görüldüğünü, sözleşme aslı üzerinde inceleme yapılmasının talep edilmesine rağmen ihbar olunanın beyanı doğrultusunda kararın gerekçelendirildiğini, buna rağmen taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, alınan raporda ... şirketinin herhangi bir zararının bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verildiğini, davalı tarafın müşterek imza ile temsil edilen ortak olduğu şirkette kira sözleşmesine tek taraflı ve kötü niyetli olarak feshetmesi, devamında aynı adreste kira sözleşmesi yaparak ortağı olduğu ... şirketi adına eğitim faaliyetine devam etmesinin mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, kusursuz sorumluluk halini düzenleyen 6102 sayılı Kanun'un 396 ncı hükmü dikkate alınmaksızın zararın oluşmadığı belirtilerek davanın reddine karar verildiğini, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verildiğini, kararın usul, yasaya ve dosya kapsamına uygun olduğunu, ancak davacının manevi tazminat talebine ilişkin davasının reddi neticesinde müvekkili yönünden AAÜT gereğince vekalet ücreti verilmediğini, sehven hüküm kurulmadığını, hatanın giderilmesi için tavzih taleplerinin reddedildiğini belirterek manevi tazminat talebinin reddine dair ilam uyarınca davalı taraf lehine ayrıca vekalet ücretinin takdiri için hükmün kaldırılarak düzeltilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının rekabete neden olduğu iddia edilen şirketin tarafların ortak olduğu şirketten önce tescil edilerek kurulduğu, diğer taraftan davacının davasına dayanak yapmış olduğu dava dışı şirketle yapıldığı iddia edilen kira sözleşmesinin dava dışı şirketin dava tarihinde önce vermiş olduğu ihtara cevap dilekçesiyle kabul etmediği, dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesi aslında dava dışı şirkete ait kaşenin mevcut olmadığı, davalının dava dışı şirketinin davacı ile birlikte ortak oldukları şirketten daha önceden kurulmuş olduğunun kabul edilmemesi halinde dahi davacının yukarıda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere kira sözleşmesinin feshi ve davalının kendi şirketi ile sözleşmeyi yaptığı iddiası üzerine belirtilen zararın oluştuğuna dair iddiasının ispat edilemediği, dava dışı sözleşmenin tarafı olduğu iddia edilen şirket tarafından, davacı ile gerçekleştirildiği belirtilen kira sözleşmesinin kabul edilmediği, davacının söz konusu kira sözleşmesini, davalı tarafça kendinden habersiz şekilde feshedilmiş olduğu iddiasının ise dava dışı şirketin davacı ve davalı tarafça müştereken temsil edilmekte olması nedeniyle mümkün görülmediği, davacının davalıya yönelik haksız rekabet iddiaları sübuta ermediğinden davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının dava dışı anonim şirketteki temsil yetkisinin kaldırılması talebinin kabulünün de mümkün olmadığı, tarafların ortak ve müştereken yetkili oldukları şirket anonim şirket olup yönetim kurulu üyelerinin azil yetkisinin münhasıran genel kurula ait olduğu, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin reddi gerektiği davalı vekilinin istinaf talebi bakımından reddine karar verilen manevi tazminat talebi açısından avukatlık ücretinin ayrı bir kalem olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine, maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından davalı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket ortağının rekabet yasağını ihlali nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 396 ncı maddesi gereğince elde edilen menfaatin tahsili ile şirkete verilmesi ve manevi tazminat ile yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisinin kaldırılması taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 396 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.