11. Hukuk Dairesi 2023/3227 E. , 2024/5407 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/934 Esas, 2023/385 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1016 E., 2019/1333 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkilinin akü ve şarj edilebilir batarya satışı hususunda ticari ilişkileri bulunduğunu, bu kapsamda 17 adet faturanın düzenlenip davalıya gönderildiğini, fatura konusu ürünlerin Türk Telekom'un Sistem Donanım Yazılım Destek Hizmetleri Projesi için davalıya satıldığını ve davalı tarafından Türk Telekom'a montaj ve teslim işleminin yapıldığını, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine aleyhine başlatılan takibe itiraz ettiğini, ürün tesliminden sonra Türk Telekom'un davalıya fatura bedellerini ödediğini, davalı ile yapılan görüşmelerde alınan bu ödemenin haciz yoluyla başka alacaklılara ödendiğinin ifade edildiğini belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile müvekkili arasında düzenlenen 03.03.2016 tarihli temlik sözleşmesi uyarınca müvekkilinin Sistem Donanım Yazılım Destek Sözleşmesi'nden doğan tüm hak ve alacaklarını davacıya devrettiğini, bu temlikname ile dava dışı Avea'nın müvekkiline sözleşme kapsamında doğan borçlarının davacıya devrinin yapıldığını ve sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüklerinin davacıya ödemelerin tamamı yapılmadan kalkmış sayılmayacağını, bu durumun Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.ye de mail yoluyla bildirildiğini, Avea tarafından davacıya ait hesaba ödeme yapılmadığı sabit olmakla davacının taleplerinden Avea'nın sorumlu olduğunu, Avea'nın temlikten haberdar olması nedeniyle iyi niyetli kabul edilemeyeceğini, Avea tarafından kendilerine yapılan ödemelerin hangi ticari ilişkiden kaynaklı olarak yapıldığının tespiti gerektiğini, ödemelerin davacının talebine dayanak yaptığı faturalara ilişkin olmaması halinde talepte bulunulamayacağını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalının savunmasını dayandırdığı 03.03.2016 tarihli temlik sözleşmesinin konususunun 23.09.2015 tarihli 9500070504 sayılı sipariş için temlik talebine ilişkin olduğu, Türk Telekom'dan gelen cevapta bu temlik belgesinin kabul edildiği, söz konusu temlikin 1 no.lu iş emrinden doğan alacakların temlikine ilişkin olup davacıya toplam 1.919.144,76 USD ödeme yapıldığının beyan edildiği, bu ödemelerin davalı kayıtlarında da mevcut olduğu, 1 no.lu iş emri bedelinin 1.713.682,00 USD (KDV hariç) olduğu, dayanak 03.03.2016 tarihli temlik sözleşmesinin konusunun da buna ilişkin olup aynı bedeli ihtiva ettiği, davacının bu bedeli tahsil ettiğini kabul ettiği, Türk Telekom'un bu temlik dışında başka bir temlikname bildiriminde bulunmadığını, bu yüzden 31.10.2016 tarihinde davalıya 455.600,00 USD ödeme yapıldığını beyan ettiği, davalının 03.03.2016 tarihli temliki 02.11.2016 tarihli e-mail ile Avea'ya bildirdiğini ileri sürdüğü, ancak 02.11.2016 tarihli e-mailin 03.03.2016 tarihli temlike ilişkin olmayıp 03.06.2016 tarihinde yürürlüğe giren Şebeke Ekipmanları Çerçeve Sözleşmesi ve iş emri 2'den doğan tüm alacakların 02.11.2016 tarihi itibariyle temlik edildiğine ilişkin olduğu, söz konusu e-mailin Avea'ya iletildiğinin Avea tarafından kabul edilmediği, davalının da bu hususu ispat edemediği gibi, Avea'dan teyit mesajı almadığını da beyan ettiği, davalı ile Avea arasındaki sözleşme uyarınca temlik beyanının e-mail yoluyla ... Yazıcıoğlu'nun e-posta adresine gönderilmesi gerektiği, bu şahsın 15.03.2017 tarihinde işten ayrıldığı, çalıştığı süre boyunca e-mail adresinde değişiklik olmadığı da değerlendirildiğinde, davalının dava dışı Avea'dan temlik bildirimi için teyit alma yükümlülüğünü yerine getirmediği, dava dışı Avea tarafından da bu temlik beyanı kabul edilmediği, geçerli bir temlik bildirimi olmadığından ödemenin davalıya yapıldığının belirtildiği, davalının dayandığı temlik sözleşmesinin 3 üncü maddesinin 2. paragrafında temliknamenin ancak Huawei tarafından tahsilat yapılması halinde sonuç doğuracağı aksi halde ödeme ve borcu sona erdirme sonucu doğurmayacağı, davalının aynen sorumlu kalacağı, itiraz etmeyeceğinin belirtildiği, davalı temlik sözleşmesi uyarınca borcunu ödediğini ispatlayamadığından takipte talep edilen asıl alacak tutarları toplamı 2.174.403,26 USD yönünden davalının takibe itirazının iptali gerektiği, takipte talep edilen işlemiş faiz talebinin, davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düşmüş sayılacağından yerine görülmediği, davalının asıl alacak miktarı yönünden takibe itirazında haksız olduğu, alacak likit olduğundan aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, reddedilen kısım yönünden davacının takip yapmakta haksız olduğu ancak kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün 2017/17810 sayılı takip dosyasında itirazının 2.174.403,26 USD asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca faiz yürütülmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gecikme faizi yönünden taleplerinin reddinin doğru olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1.(d) maddesindeki, “Mekano, Avea’dan herhangi bir ödeme alırsa, Mekano bunu derhal Huawei’ye bildirecek ve Avea’nın önceden Mekano’ya ödemiş tutarlarla ilgili olduğu ölçüde, aldıktan sonra 10 iş günü içinde bunlar Huawei’ye havale edecektir” düzenlemesi nedeniyle kesin vade bulunduğunu ve davalının tahsil tarihinden itibaren 10 iş günü sonra ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceğini, davalının yargılama aşamasında Avea’dan ödeme aldığını ikrar ettiğini, buna rağmen bu ödemenin hangi amaçla geldiğinin bilinmediğini belirterek ödemeden kaçındığını, Türk Telekom tarafından davalıya yapılmış ödeme dekontlarının dosyada bulunduğunu, bu belge tarihlerinden 10 gün sonra temerrüdün oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönü ile kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi tarafından temerrüt faizine hak edilmediğine ilişkin rapora, davacı vekilince süresinde bir itirazda bulunulmadığı, 03.07.2019 tarihinde UYAP ortamında oluşturulan bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, raporla belirlenen 2.174.403,26 USD alacağın yerinde olduğu belirtilerek işlemiş faizin hesaplanmamasına ilişkin bir itirazda da bulunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturaya dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3.6098 sayılı Kanun'un 117 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!