11. Hukuk Dairesi 2023/3200 E. , 2024/5374 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/316 Esas, 2023/354 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2019/84 E., 2019/309 K.
Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Memurunun kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10359 sicil numarasında kayıtlı Dinatesk Dinamik Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (Dinateks A.Ş.) %33,33 tekabül eden "B" grubu hissesinin sahibi olduğunu, şirketin sermaye yapısının A, B, C grubu hisselere ayrıldığını, diğer hissedarların ... A. (A grubu) ve Müslüm Y. (C grubu) olduğunu, şirketin 07.05.2019 tarihli genel kurul toplantısında ... A. (A grubu) ve Müslüm Y. (C grubu) ve müvekkile ait B grubu hisselerine temsilen Noss Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (Noss Tekstil) Dinateks A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, 2019/9 sayılı kararı ile şirketin 2019/1 no.lu iç yönergesi kabul edilerek şirketin temsil ve ilzamına ilişkin yeni bir düzenleme yapıldığını, 2019/10 sayılı karar ile bir önceki karar ile kabul edilen 2019/1 iç yönergesi çerçevesinde yönetim kurulu üyeleri arasında görev dağılımı yapıldığını, bu kararda ... A.'nın yönetim kurulu başkanı, Müslüm Y.'nin yönetim kurulu başkan vekili, Noss Tekstil'in yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirildiğini, Noss Tekstil tüzel kişiliği adına ... H.'nin gerçek kişi olarak yönetim kuruluna katılmasının kabul edildiğini, ana sözleşmenin 14 üncü maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 371, 373/1, 419/2 maddeleri gereğince şirketin temsil ve ilzamına ilişkin kararlar ve yönetim kurulunun görev dağılımına ilişkin kararların tescil ve ilanının zorunlu olduğunu, 2019/9 ve 2019/10 sayılı yönetim kurulu kararının tescil ve ilanı zorunlu iken 2019/1 sayılı iç yönerge ve bu konudaki 2019/9 sayılı yönetim kurulu kararının tescilinden imtina ettiklerini, bunun üzerin Noss Tekstil temsilcisi ... H. 2019/1 sayılı iç yönerge tescil edilmeden böyle bir görevlendirmeyi kabul etmeyeceğini Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirdiğini, bu bildirim ile yönetim kurulu üyeleri ... A. ve Müslüm Y.'nin Noss Temsilcisi ... H. 'nin yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı gerekçesi ile hissedarlar dışından Emil M.'yi yönetim kurulu üyesi olarak seçip tescil ettirdiklerini, yapılan bildirimin istifa anlamına gelmeyeceğinin açık olduğunu, dava konusu tescil işleminin içeriğini Ticaret Sicil Gazetesinde 03.06.2019 tarihinde yapılan ilandan öğrendiklerini belirterek 03.06.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinin 9842 sayılı nüshasında ilan edilen Dinateks Dinamik Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin "Yönetim Kurulu/Yetkililer"; "Yeni Atanan Temsilciler" "Görev Dağılımındaki Değişiklik" "Yönetim İç Yönergesi 23.05.2019 tarihli İç Yönergesinin" tesciline ilişkin Çorlu ... kararlarının/tescil işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kanun ve mevzuat gereği işlem yaptığını, resen yapılan işlemler olduğu için müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, yasa gereği zorunlu yasal hasım olduklarını, dava konusu tescil ve ilan işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğüne kusur atfedilemeyeceğini, davanın kabulü halinde müvekkili kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağını ve müvekkili davalı kurum aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından davacının şirketin %33,33'üne tekabül eden B grubu hisselerin sahibi olduğu, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen hususun şirketin Yönetim Kurulu kararı olduğunun sabit olduğu, davacı tarafından B grubu hissesini temsilen Noss Tekstil Sanayi ve A.Ş.'ye yetki verildiği ve bu şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçildiğinin anlaşıldığı, huzurdaki davanın Noss Tekstil adına açılmış bir dava olmadığı, davanın ... tarafından açılduğu, davacının şirket ortağı sıfatı olmakla beraber TTK ve ilgili yönetmelik kapsamında karara itiraz edebilecek ilgili sıfatının bulunmadığı, Yargıtay yerleşik uygulaması ile de şirket ortağının ilgililer kavramına girmediği, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil, değişiklik veya silinme kararlarından hukuki menfaati/hukuki yararı etkilenen kişilerin, bu kararlara itiraz edebilir olduğunu, davada da müvekkilinin TTK'nın 34 üncü maddesi gereğince itiraz hakkı bulunduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 1999/5169 E., 1999/9555 K. ve 25.11.1999 tarihli içtihadının ekli olduğunu, bunun gibi, anonim şirket ortağı tarafından ... aleyhinde açılan davada/itirazda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 27.03.2019 tarihli kararı ile Yerel Mahkemenin davanın reddi kararını bozarak, şirket ortağının aktif husumet ehliyetinin varlığını kabul ettiğini, dava konusu tescil kararı ile müvekkilinin ana sözleşmeden kaynaklanan hakları ortadan kaldırıldığını, dolayısı ile müvekkilinin ... kararlarına karşı itraz (dava açma) hakkı mevcut olduğunu, söz konusu tescil kararından/işleminden müvekkilinin hukuki yararının doğrudan etkilendiği–haklarının ihlal edildiği tartışmasız olduğunu, diğer ortakların hukuka aykırı olarak aldıkları kararların ticaret siciline tescili ile şeklen de olsa uygulanabilir hale geldiğini, dolayısı ile yasa gereği müvekkili ticaret sicil kararlarına itiraz edecek “ilgiler” arasında yer aldığını,
TTK’nın 360 ıncı maddesi gereğince, “Yönetim Kurulunda temsil edilme hakkı tanınan” paylar, imtiyazlı pay sayıldığını, yönetim kurulu üyesi Noss Tekstil Sanayi ve Tic. A.Ş. istifa etmediği halde, diğer iki yönetim kurulu üyesi tarafından istifa etmiş gibi gösterilip, yerine atama yapılmasına ilişkin kararın hukuka aykırılığının açık olduğunu, kararın tescili ile hukuka ve ana sözleşmeye aykırı karar fiilen uygulanabilir hale geldiğini, bunun sonucunda da B grubu paya tanınan yönetim kurulunda temsil edilme hakkı imtiyazı ortadan kalktığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünün kararından müvekkilinin hukuki yararının doğrudan etkilenmesine, haklarının ihlal edilmesine rağmen, müvekkiline itiraz hakkı tanınmaması, hukuk güvenliğini ortadan kaldıracağını, dolayısıyla itiraz edebilecek ilgililerin yukarıda yer verilen Yargıtay içtihatlardaki gibi, her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi, belirlenmesi gerektiğini, burada da tescil işleminin sonuçlarının dikkate alınması zorunlu olduğunu, aksi hal ticaret sicil kayıtlarını kötü niyetli işlemlere aracılık eder hale gelebileceğini, dava konusu tescil kararları ile Noss Tekstil A.Ş. yönetim kurulu üyeliğinin fiilen ortadan kaldırılması yanında;
Dinateks A.Ş.'nin 07.05.2019 tarihli Genel Kurulunda seçilen yönetim kurulunun 17.05.2019 tarihinde yaptığı ilk toplantısında almış olduğu, yönetim kurulunun 2019/9 K. sayılı şirketin temsil ve ilzamına ilişkin 17.05.2019 tarih ve 2019/1 sayılı iç yönergesi, 2019/10 K. sayılı şirketi temsil ve ilzam kişilere ilişkin yönetim kurulu kararları da yok sayıldığını, bu kararlarda belirlenen şirketi temsil kuraları ile yetkili temsilciler değiştirildiğini, ilk derece mahkemesinin, Ticaret Sicil Müdürlüğünün kararlarına itiraz edebilecek kişilerin, Yönetmeliğin 22 nci maddesi belirtilen “tescil başvurusunda bulunacak kişi ve organlar” ile sınırlı kabulü yasaya aykırı olduğunu,
TTK’nın 34 üncü maddesinde yer alan ilgili tabirinin, yönetmelikte belirtilen, ticaret siciline tescil başvurusunda bulunmaya yetkili kişilerle sınırlı kabul edilmesinin hukuki yorum ve normlar hiyerarşine aykırı olduğunu, TTK'nın 34 üncü maddesinde bu konuda yönetmeliğe veya başka bir maddeye atıf olmadığını, tescil talebi ile tescil kararına itiraz birbirinden çok ayrı olgular olduğunu, bu işlemlerin hukuki dayanağı ve sonuçlarının–etkisinin çok farklı olduğunu, yasa “ilgili” tabirini tanımlamadığına göre, ilgililerin kimler olduğu genel hukuk kuralları çerçevesinde ancak belirlenebileceğini, ilgililerin kimler olduğunun belirlenmesi, bir hakkının (itiraz hakkının) kullanımına ilişkin olduğunu, yasada tanımlanan bir hakkın, yönetmelik ile sınırlanması mümkün olmadığını, hakları ihlal edilen kişilerin kanun yoluna başvuru hakkının, yönetmelik hükmüne dayanılarak yok sayılmasının hukuka uygun olmadığını, ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararının bu açıdan da yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde bu davayı ilgililerin açabileceğinin öngörüldüğü, görülmekte olan davada ise davacının, ortağı olduğu şirketin yönetim kurulu kararlarının tescil edilmesine ilişkin Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil ve ilanına karşı itiraz ettiği, anılan madde hükmü ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22 nci maddeleri uyarınca bu konuda itiraz yetkisi davacının payına karşılık yönetim kurulu üyesi olan ... A.Ş.'ye ait olup davacı ortağın ilgili sıfatı bulunmadığından davanın aktif husumet yönünden reddi kararında isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yönetim kurulu üyeliğinin boşalması halinde boşalan üyeliğe yapılacak atamanın ana sözleşme ve yasaya uygun olması gerektiğini, şirket dışında üye seçimin yasaya aykırı olduğunu, bu aykırılıkların müvekkilin haklarını etkilediğini, hukuka aykırı kararların Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, alınan kararların batıl olduğunu, geçerlilik kazanmayan tescilinin mümkün olmadığını, müvekkilin 6102 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde belirlenen ilgililer arasında yer aldığını, zira bu kararın müvekkilin temsil hakkını etkilediği, davalı şirketteki pay grupları arasındaki eşitlik ve dengeyi bozduğunu, hukuken geçerli olmayan bir kararın tescilinin 3 üncü kişileri de yanılttığını, yönetim kurulu dışında itiraz hakkının tanınmamasının yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca ... kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 34 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!