WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/320 E.  ,  2023/4506 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/125 Esas, 2020/167 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davalılardan ... ile davacı arasında imzalanan sözleşmelere istinaden yapılıp teslim edilen villanın tapu devrinin gerçekleştirilmesi için davalı ...'a icra takibine konu senedin verildiğini, senet bedeli ödendiği halde villanın tapu devri gerçekleştirilmediğinden senedin bedelsiz kaldığını, davacının bu miktarda bir senedin altına bilerek imza atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, senedin muvazaalı olarak diğer davalıya ciro edildiğini ileri sürerek davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline, %40 kötü niyet tazminatına, takip dosyasında tahsil edilen meblağın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, senetteki imzanın davacıya ait olduğunu taraflar arasında villa alım satımından doğan bir ilişki bulunmadığını, sözleşme bedeli 540.000,00 TL olduğu halde senet bedelinin 350.000,00 TL olduğunu, sözleşmede senet verileceğine dair bir kayıt bulunmadığını, davacının senedin teminat olduğu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, davacının borcun kabulünü içeren protokol imzaladığını, senedin nakit olarak davacıya verilen para karşılığında alındığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili, davacının şikayeti üzerine Didim Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında yaptırılan imza incelemesi sonucu alınan raporda senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, senedin bedelsiz olduğu iddiasının diğer davalıya karşı ileri sürülebileceğini, davalı ...'ın senede ciro yolu ile hamil olduğunu savunarak davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu senede 3 ve 0 rakamlarının sonradan eklendiği, davacının borcun 5.000,00 TL'lik kısımdan sorumlu olduğu, geri kalan kısımdan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının 09.10.2009 düzenleme tarihli, 13.11.2009 ödeme tarihli 350.000,00 TL bedelli senette 5.000,00 TL'lik kısmından borçlu olduğunun ve geri kalan 345.000,00 TL'lik kısmından borçlu bulunmadığının tespitine, asıl alacağın %40'ı oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 21.09.2022 tarihli ve 2021/1 E., 2022/6131 K. sayılı kararıyla, davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, davalı ...’ın, dava konusu senede ciro yoluyla hamil olduğu, zahiren bir eksiklik içermeyen senetteki sahteliği bile bile temlik aldığının ispatlanamadığı, senette tahrifat yapıldığının bilirkişi raporuyla tespit edilmiş ise de bu sahtelik eylemlerini gerçekleştirenin ... olduğunun iddia ve ispat edilemediği, ...’ın davacı aleyhine başlattığı takipte kötü niyetli olduğundan bahisle tazminata hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili; davalıların eylem birliği içinde hareket ettiklerini, davalı ...’ın soruşturmada senedi takibe koyduğunu söylediğini, oysa senedi takibe koyanın diğer davalı olduğunu, davalı ...’ın müvekkili ile birlikte borçlu gösterildiğini, böylelikle muvazaa ve kötü niyetin kanıtlandığını, kötü niyet tazminatının kaldırılmasının somut olaya aykırılık taşıdığını, davacı vekili olarak duruşmaya katılan olduğu halde vekalet ücreti taktir edilmediğini, her iki davalı aleyhine olmasa bile temyiz talepleri tümüyle reddedilen davalı aleyhine vekalet ücreti taktir edilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve vekalet ücreti taktirine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili; 15.03.2010 tarihli protokole göre davacının borçlu olduğunu, zira protokolde anlaşmanın 2010/251 E. sayılı dosya kapsamında yapıldığının belirtildiğini, sözleşmedeki miktar ile senet miktarının uyumluluk gösterdiğini, davacının senet imzaladığının ayrı bir gerçek olduğunu, senedin rıza hilafına doldurulduğunun ispatlanamadığını, davacının imzasının açığa imza olarak kabul edilip sorumlu tutulması gerektiğini, Mahkemenin davacının borçlu olduğunun kabulü gerektiği kanısına varıldığı halde aksi yönde karar verdiğini, senette yazı ile rakam arasında fark bulunması halinde yazıdaki bedele itibar edileceğini, kaldı ki bu yönde bir farkın da bulunmadığını ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili; 15.03.2010 tarihli protokole göre davacının borçlu olduğunu, protokolde anlaşmanın 2010/251 E. sayılı dosya kapsamında yapıldığının belirtildiğini, sözleşmedeki miktarın kura göre senette yazılı miktar civarına tekabül ettiğini, senedin rıza hilafına doldurulduğunun ispatlanamadığını, davacının imzasının açığa imza olarak kabulünün gerektiğini, teminat senedi iddiasına yönelik delil sunulamadığını ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit ve kötü niyet tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

2.Temyiz istemleri duruşmalı incelenmiş, duruşmaya sadece davacı vekili katılmış, Dairemizce davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ise sair temyiz itirazları reddedilmiş, kötü niyet tazminatı yönünden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları reddedildiğinden duruşmada kendini vekil ile temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti verilmesi gerekirken bu hususta bir karar verilmemesi maddi hataya dayalı olup davacı vekilinin talebinin maddi hatanın düzeltilmesi niteliğinde olduğu kabul edilerek buna ilişkin talebin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

2. Davacı vekilinin maddi hataya yönelik talebinin kabulü ile Dairemizin 21.09.2022 tarihli, 2021/1 E., 2022/6131 K. sayılı düzelterek onama kararının sonuç kısmına "kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA," ibaresinden sonra gelmek üzere “takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesine, maddi hatanın bu şekilde düzeltilmesine, işbu kararın tarih ve sayısı belirtilen Dairemiz ilamının eki sayılmasına,

Aşağıda yazılı 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

17.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.