11. Hukuk Dairesi 2023/32 E. , 2024/3960 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/396 Esas, 2022/1303 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Karabük 1.Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/93 E., 2021/184 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 29.03.2021 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 9.maddesi ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun)'nun 395 ve 396 ncı maddelerinde yazılı izinlerin verilmesinin görüşüldüğünü, müvekkili tarafından gündem maddesinin oylamasında ret oyu verilerek oylamadan sonra bu karara karşı muhalefet şerhine ilişkin yazılı dilekçenin Divan Başkanlığına verildiğini, yönetim kurulu üyelerine önceki yıllarda 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerine göre verilen izinlerin iptaline ilişkin mahkeme kararları ve Yargıtay onama ilamları mevcut iken aynı konulu izinlerin tekrar genel kurul gündeminden oylanmasının kanuna, Yargıtay onama kararlarına, afaki iyi niyet ve sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek hisse çoğunluğunca alınan kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, geçmiş yıllarda iptal edilen kararlarda anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinden kaynaklanan eylemlerden dolayı açılmış ve devam eden ceza davasının bulunması nedeniyle aynı kişilere yeniden aynı yetkilerin tanınması, afaki iyi niyet kurallarına aykırı görüldüğünden bozulduğunu, Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/531 E., 2015/639 K. sayılı ilamıyla suçun unsurları oluşmaması nedeniyle tüm sanıklar yönünden beraat kararı verildiğini, verilen beraat kararının Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 28.05.2018 tarih ve 2017/5904 E., 2018/6312 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, bu nedenle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma gerekçesinin dava konusu genel kurulda uygulanmasının söz konusu olamayacağını, ayrıca açılmış olan hukuk davalarının da işbu davaya konu genel kurul kararının alındığı tarih itibariyle reddedildiğini, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/468 E. sayılı dosyasındaki verilen ret kararının temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.06.2017 tarihli kararıyla onandığını, karar düzeltme isteminin de 20.02.2019 tarihi itibariyle reddedilerek kararın kesinleştiğini, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/902 E. sayılı dosyasında açılan hukuk davasının yine reddine karar verildiğini, yapılan istinaf başvurusunun da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 12. Hukuk Dairesinin 2018/1871 E., 2020/1366 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, iptal davasına konu edilen genel kurul kararı ile şirkette işlem yapma ve rekabet etme izni verilen yönetim kurulu üyelerinin geçmiş yıllardaki görevden farklı olduğunu ve dolayısıyla geçmiş yıllarda verilen iptal kararlarının mevcut yönetim kurulu üyeleri tarafında bir etkisi bulunmadığını, genel kurulda yapılan oylamanın usule uygun olarak gerçekleştiğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin önceki yıllarda yapılan genel kurul toplantılarında alınan Yönetim Kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerindeki yetkilerin bir arada verilmesine yönelik genel kurul kararları aleyhine iptali istemiyle davalar açıldığı, Mahkememizde açılan 2017/278 E. sayılı dosyası ile 2017 yılındaki genel kurul kararlarının iptaline karar verildiği, Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davalar sonucunda ise 2011 ve 2014 yılındaki genel kurul kararlarının iptaline karar verildiği, her iki iptal kararının da Yargıtay 11. Hukuk Dairesince gerekçeli olarak onandığı ve kararların kesinleştiği, 08 Ağustos 2014 tarihli genel kurulda verilen izinle ilgili Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/525 E., 2015/114 K. sayılı iptal kararının onanmasına ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/8055 E., - 2016/3673 K. sayılı kararında gerekçe olarak iptali istenilen genel kurul kararının alındığı tarih itibariyle davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında devam eden hukuk ve ceza davaları ile yine davalı şirketin önceki genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararın mahkemece iptal edilmiş bulunduğu hususları gözetildiğinde, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396'ncı maddelerinde düzenlenen yetkilerin verilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunun belirtildiği, iş bu onama kararının gerekçesinde 2011 yılındaki genel kurul kararının iptali isteminin reddi üzerine onama ilamının karar düzeltme aşamasındaki bozma gerekçesinden farklı olarak salt yönetim kurulu üyeleri hakkındaki ceza davasının varlığının gerekçe yapılmadığı, yönetim kurulu üyeleri aleyhine devam eden hukuk davalarının ve şirketin önceki genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararın mahkemece iptal edilmiş bulunduğu hususlarının da gözönünde bulundurulduğu, bir içtihat mahkemesi olan Yargıtay kararlarının ilk derece mahkemeleri için yol gösterici olduğu, iptali talep edilen "9" nolu genel kurul kararının Yargıtay onamasından geçmiş kararlar ile aynı mahiyette olduğu, iptaline karar verilmiş kararlar ile aynı mahiyetteki kararların hukuk dünyasında sonuç doğurmaya devam etmesinin hukuk güvenliğini zedeleyeceği ve hukuka olan güveni sarsacağı bu nedenle yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinin afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, afaki iyi niyet kurallarına aykırı bulunan "9" nolu genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla davanın kabulüne, 29.03.2021 tarihli Olağan Genel Kurulda alınan "9" nolu kararın afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu anlaşıldığından iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin geçmiş yıllarda verilmiş iptal kararlarına yönelik gerekçesinin yerinde olmadığını, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin geçmiş yıllar kararlarını bozma gerekçesinin haksız rekabet konulu ceza davasının bulunmasına dayandırdığını, Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/531 E., 2015/639 K. sayılı ilamıyla suçun unsurları oluşmaması nedeniyle tüm sanıklar yönünden beraat kararı verildiğini, verilen beraat kararının Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 28.05.2018 tarih ve 2017/5904 E., 2018/6312 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, eski tarihli Yargıtay kararlarında bahsedilen haksız rekabet konulu hukuk davalarının tamamında ret kararı verildiğini ve ilk açılan davada verilen ret kararının Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, bu nedenle ceza davasında kesin hüküm verilmiş olması nedeniyle bahsedilen Yargıtay ilamında ifade edilen ceza ve hukuk davalarının bir arada bulunması koşulunun işbu dava açısından söz konusu olamayacağını, ayrıca Yargıtay kararları çerçevesinde verilen iptal kararlarının gerekçesinin ortadan kalktığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve ayrıca Karabük 1.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş olan yürütmenin geri bırakılması kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 29.03.2021 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda da davalı şirketin yönetim kuruluna gündemin 9.maddesi gereğince 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396'ncı maddeleri gereğince izin ve yetki verilmesine yönelik aynı yönde karar alındığı, bu kararlarla aynı yönde alınan davalı şirketin 12.08.2011 tarihli genel kurul kararları ile 08.08.2014 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verildiği gibi davaya konu gündemin 9.maddesi gereğince aynı yönetim kurulu üyelerine aynı yetkilerinin tanınmasının da afaki iyi niyet (objektif) kurallarına aykırı olduğu, bu aykırılığın davaya konu kararın çoğunluk oyu ile alınmak suretiyle giderilmesinin de söz konusu olamayacağı, bu itibarla açılan davanın kabulüne yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, diğer yandan davacı şirket tarafından davalı şirket ve müşterekleri olan şirketler hakkında haksız rekabete dayalı olarak açılan davaların reddedildiği, dava tarihi itibariyle Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma ve onama ilamına konu olan davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan haksız rekabete dayalı İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/902 E., 2018/365 K., sayılı dosyası halen derdest olup kesinleşmediği, dava dosyasına emsal olan genel kurullarda yetki verilen yönetim kurulu üyelerinden Kamil Güleç'in halen davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görevine devam ettiği, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle, geçmiş yıllardaki iptal kararlarına gerekçe gösterilen ceza davasında beraat kararı verildiğini ve bu kararın da Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, haksız rekabet konulu hukuk davasında red kararı verildiğini ve verilen red kararının Yargıtay onamasından gerçerek kesinleştiğini, geçmiş yıllarda verilen iptal kararlarının gerekçesinin ortadan kalkmış durumda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin 29.03.2021 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 9.maddesi ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerindeki yetkilerin bir arada verilmesine yönelik kararın iptali koşullarının var olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 445 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!