11. Hukuk Dairesi 2023/3186 E. , 2024/5171 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1340 Esas, 2023/96 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/128 E., 2022/256 K.
Taraflar arasındaki limited şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Bağcılık Şarapçılık Zeytincilik Tarım ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. isimli şirkette %50 oranında pay sahibi olduğunu, diğer pay sahibinin ise davalı ... ve ... olduğunu, davalının aynı zamanda şirket müdürü olarak da görev yaptığını, müvekkilinin hiçbir genel kurul toplantısına dahil edilmemekle ve çağrılmadığını, şirket işleyişi ile ilgili olarak hiçbir bilgi verilmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 617 nci maddesinde limited şirketlerin genel kurulunun nasıl toplanacağının belirtildiğini, müvekkiline toplantıya ilişkin hiçbir tebligat yapılmadığını, dava konusu edilen 28.12.2016 tarihli ve 2016/1 karar numaralı genel kurul toplantısının kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilinin yokluğunda alınan genel kurul kararlarının yokluğu ve hukuka aykırı genel kurul kararlarının geçersizliği talepli davalar ikame edildiğini, 28.12.2016 tarihli genel kurul toplantısının 6. maddesinde "2015 yılı için şirket müdürüne 50.000,00 TL, 2016 yılı için 60.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine oy birliği ile karar verildi" şeklinde karar alındığını, yine genel kurulun 7 nci maddesinde şirket müdürüne görevinden dolayı 01.01.2017 tarihinden geçerli olmak üzere 5.000,00 TL aylık ücret ödenmesi kararı alındığını, şirket yıllık karının kayıtlarda düşük görülmesine ve bugüne kadar şirket ortağı olan müvekkiline hiçbir kar payı ödemesi yapılmamasına rağmen sadece huzur hakkı olarak şirket müdürüne ödeme yapılmasının şirket menfaatlerine ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu durumun pay sahiplerinin kar payı hakkını ihlal edici nitelikte olduğunu, keyfi olarak yönetimdeki konumunu kullanarak şirket hesabından huzur hakkı ödediğini ve maddi menfaat sağladığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL huzur hakkı ödemelerinin ve diğer maddi menfaatlerden oluşan zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın 28.12.2016 tarihli genel kurul kararı gereği davalının şirketten aldığı ücretlerin tazmini talebi ile açıldığını, 28.12.2016 tarihli Genel Kurulunda karar altına alındığını, Genel Kurul Kararının hukuka ve objektif kurallara uygun olup iptal edilmediği sürece geçerli olduğunu, davacı tarafın, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/181 E. sayılı dosyasıyla 28.12.2016 tarihli Genel Kurul Kararlarının iptali talepli davasının ret olduğunu, İzmir 11. Bölge Adliye Mahkemesince ibraya ilişkin 5. maddenin iptaline diğer taleplerin reddine karar verdiğini, kararın her iki tarafça da temyiz edildiğini, davacının iddiasının aksine, 28.12.2016 tarihli genel kurul kararının huzur hakkına ilişkin maddesinin iptal edilmediğini, genel kurul kararı geçerli olmakla davanın reddinin gerektiğini, kaldı ki, yerleşik yüksek Mahkeme Kararlarına göre fiilen çalışan ve şirketi temsil görevi olan ortağın Genel Kurul kararı olmaksızın ücret hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının şirket müdürü olarak görev yaptığı, davacının ortağı olduğu, şirketin 2014 yılında net zararının 58.414,26 TL, 2015 yılında net zararının 8.308,27 TL olduğu tespit edilmesine karşın, iş bu zararın oluşumunda, davacının kastı ve ağır ihmalinin bulunduğunun tespit edilemediğinin raporda beyan edildiği, bilirkişilerin iş bu tespiti aksine, davalının şirketi kasti veya ağır ihmali sonucu zarara uğrattığının davacı tarafça ispat edilemediği, davalıya dava dışı şirketin 28.12.2016 tarihinde yapılan genel kurul kararı ile 2015 yılı için şirket müdürü olan davalıya 50.000,00 TL, 2016 yılı için 60.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine ve şirket müdürüne görevinden dolayı 01.01.2017 tarihinde geçerli olmak üzere 5.000,00 TL aylık ücret ödenmesine karar verildiği, verilen işbu kararın iptaline yönelik İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1181 E. sayılı dosyasında açılan davanın reddedildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, limited şirket müdürüne ödenecek ücreti belirleme yetkisinin 6102 sayılı Kanun'un 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre şirket genel kurulunun devredilemez yetkileri arasında olduğu, genel kurulca takdir edilen huzur hakkı ödemesinin piyasa şartlarına uygun olduğu, dışarıdan müdür atanması halinde de bu ücretin ödenmesi gerektiği, şirketin huzur hakkı ve müdüre ücret ödenmesine ilişkin dönemlerde zarara uğramış olması, şirket müdürü olarak emek sarf eden şahıs ve şahıslara emekleri karşılığı ücret ödenmesine engel olamayacağı, bu nedenle genel kurul kararı ile davalıya ücret ödenmesi dolayısı ile şirketin zarara uğratıldığından bahisle ödenen ücretlerin, şirket yöneticisinin sorumluluğundan doğan zarar kalemleri arasından sayılarak, tazmininin istenemeyeceği, tüm dosya kapsamı ve rapor içeriklerine göre davalının tazmin sorumluluğunu gerektirir hukuka aykırı iş ve eylemleri ve zarar miktarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrar ederek 28.12.2016 tarihli Genel Kurul toplantısının 6 ncı maddesinde ''2015 yılı için şirket müdürüne 50.000,00 TL, 2016 yılı için 60.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine oy birliği ile karar verildi'' şeklinde karar alındığını, yine genel kurul toplantısının 7.maddesinde şirket müdürüne görevinden dolayı 01.01.2017 tarihinden geçerli olmak üzere 5.000,00 TL aylık ücret ödenmesi şeklinde karar alındığını, şirket yıllık karının kayıtlarda son derece düşük görülmesine ve bugüne kadar şirket ortağı olan müvekkiline hiçbir kar payı ödemesi yapılmamasına rağmen sadece huzur hakkı olarak şirket müdürüne yıllık 2015 yılı için 50.000,00 TL 2016 yılı için 60.000,00 TL huzur hakkı ödemesi yapılmasının şirket menfaatlerine ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ödenen bu bedelin şirket mali yapısı dikkate alındığında fahiş nitelikte olduğunu ve ödeme yapılmayan pay sahiplerinin kar payı hakkını ihlal edici nitelikte olduğunu, somut olayda huzur hakkı ödemesine ilişkin şirket esas sözleşmesinde bir hüküm olmamakla beraber 28.12.2016 tarihli bununla birlikte söz konusu ödemelerin şirket mali yapısı dikkate alındığında fahiş nitelikte olduğu ve örtülü kar dağıtımı niteliğinde olduğunu, yapılan ödemeler neticesinde müvekkilinin şirketteki payının değeri ve kar payı alacağının büyük ölçüde azaldığını ve bu fiiller neticesinde müvekkili zarara uğramış olup, davalının üstlendiği görev ve gerçekleştirmiş olduğu ödemeler kapsamında hukuka aykırılıklardan sorumlu olacağını, keyfi olarak yönetimdeki konum kullanılmak suretiyle şirket hesabından huzur hakkı ödendiğini ve maddi menfaat sağlandığını, davalının iş bu fiilleri eşit işlem ilkesine, şirket temel yapısına aykırılık teşkil etmekle birlikte sermayenin korunması ilkesinin gözetilmemesi, pay sahibinin kar payı hakkının engellenmesi, Genel Kurulun devredilemez görev ve yetkilerinin ihlali niteliğinde olduğunu, davalının ortaklık yönetimindeki konumu, kasdi fiili ve ağır kusuru neticesinde vermiş olduğu zararı tazminle sorumlu olduğunu, bu aşamada huzur hakkına ilişkin hiç bir dayanağı bulunmayan ancak ödemeleri yapan davalının sorumlu olacağının kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca şirketin sadece 2014 ve 2015 yılı genel kurul ve mali belgeleri sunulduğundan davalı şirket ortağının hangi tarihte şirket ortağı ve yetkilisi olduğundan tespit edilemediği gibi şirketin kurumlar vergisi beyannamesine göre 2009 yılından beri her yılı zarar ile kapattığının görüldüğünü, yeterli belge olmadığından da bu zararların şirketin yapısal ve sektörel gibi genel durumdan mı kaynaklı yoksa yönetimsel ve idari durumdan mı kaynaklı olduğunun tespitinin mümkün olmadığını, bununla birlikte şirketin 2013, 2014 ve 2015 yılları gelir tablosuna göre brüt satışlar üzerinden yaklaşık %30 ile %40 civarında önemli bir satış iskontosu uygulandığını, buna karşın bu iskontolar olmasa şirketin net zarar etmeyebileceği, ancak geçici dönem için zararına satış yapılsa bile bunun şirketin kendi kaynaklarını eritecek şekilde, zararı tekrar ederek devamlılık kazanmasının takdirinin Mahkemeye ait bulunduğu, incelenen 2014, 2015 ve 2016 yıllarında iskontolar toplamının 294.683,49 TL olarak gözüktüğü, şirketin zarar ettiği, huzur hakkı ödenmesinin yerinde olmadığına takdir edilmesi halinde fiilen ödenmiş huzur hakkının 71.038,18 TL olması sebebiyle gerçekleşmiş bu sebeple gerçekleşmiş zararın bu miktarda gözükmekte olduğu şeklinde bilirkişi raporunda değerlendirme yapıldığını, dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarında belirtildiği şekilde şirket müdürü ücretinin şirketin yıllık net satış oranına göre yaklaşık %30-%35’e tekabül ettiği, ayrıca şirketin zarar ettiği de göz önünde tutulduğunda müdür ücretinin şirketin mali durumu ile uyumlu olmadığı, her sene aynı şekilde zararına satış yapıldığı, zararına yapılan bu satışların şirketin kendi kaynaklarını eritecek şekilde, devamlılık arz ettiği yönündeki tespitlerin dava dilekçesindeki iddialarını doğruladığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 644 üncü ve 553 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!