WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3174 E.  ,  2024/1660 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/202 Esas, 2022/246 Karar
DAVA TARİHİ :
,
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından tarafından duruşma istemsiz olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dileklerinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 09.05.2015-09.10.2015 dönemi için davalı tarafından sigortalanan tarlasına ekili kavunların 03-04.08.2015 tarihinde yağan dolu nedeniyle zarar gördüğünü, Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/145 D. İş sayılı dosyasından 122.330,00 TL hasar oluştuğunun tespit edildiğini, bu tutarın ödenmesi talebinin davalı tarafından reddedildiğini ileri sürerek 122.330,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan iki ekspertiz incelemesi sonucunda da dolu yağışının sadece yapraklarda hafif bir yırtılma olarak etki yaptığı, ancak meyve üzerinde bir zarar oluşturmadığının tespit edildiğini, yapraklarda ortalama %5 civarında bir etki oluşturduğu ve üründe hasar oluşmadığının tespit edilmesi üzerine hasar dosyasının kapatıldığını ve tazminat ödenmediğini, poliçedeki muafiyet ve müşterek sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2015/344 E., 2018/124 K. sayılı kararıyla; ürünün yapraklarında ve üründe dolu yağışından kaynaklanan zarar meydana geldiği, benimsenen 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda poliçede muafiyet oranının %10 ve ödenecek en yüksek tazminat tutarının ise sigorta bedelinin %80’i olarak dikkate alındığı, üründe %90 oranında verim kaybı olduğu, davacının hak edeceği tazminat tutarının 108.738,07 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle ihbar tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 108.738,07 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli ve 2018/2038 E., 2019/1172 K. sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 17.06.2020 tarih, 2019/4857 E., ve 2020/2978 K. sayılı kararıyla alınan ekspertiz raporları da dahil olmak üzere bilirkişi raporları incelendiğinde, tespiti yapılan zarar oranları arasında büyük farklılar bulunduğu, hükme esas alınan 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda da tespiti yapılan verim kaybı oranının dayanaklarının yeterince açıklanmadığı, belirlenen hasar oranı ve buna bağlı yapılan hesaplamanın da denetime elverişli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince gerek ekspertiz ve tespit raporu ve gerekse Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiği yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dolu yağışı sonucu kavun bitkisinin yapraklarının delinmesi sebebiyle yaprakların gelişiminin yavaşlayacağı ve duracağı, yeterince gelişemeyen yaprakların kavun meyvesini Güneş ışığından koruyamayacağı, kavun meyvesinin doğrudan Güneş ışığına maruz kalmasıyla üzerinde Güneş yanıkları oluşacağı, bu durumun kavun meyvesinin pazar değerini düşüreceği ayrıca meyvelerde meydana gelen zarardan dolayı kabukta berelenme ve berelenmeye bağlı olarak meyve etinde çürüme meydana geleceği, 2015/145 Değişik iş numaralı delil tespiti dosyasında yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ziraat mühendisince dolu yağışından dolayı yaprakların tahrip olduğunun ve 1 inci üründe %50, ikinci üründe %40 hasar oranı olduğunun belirtildiği, sigorta poliçesinde 34,259 dekarlık alanda iki hasat dönemi için ürün miktarının 196.969,25 kilogram, birim fiyatının 0,69 TL/kg verimin de 5.750,00 kg/da olduğu göz önünde tutularak yapılan hesaplama sonucu 61.165,16 TL zararın oluştuğu, poliçede belirlenen %10 muafiyet oranı düşüldüğünde 55.048,65 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 55.048,65 TL'nin ihbar tarihi olan 03.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Gölhisar bölgesinde kavun bitkisi mayıs başı gibi dikildiğini, dolu olayının ağustos ayında gerçekleştiğini, bu dönemde hem hasatlık kavunlar hem de ikinci hasat dönemi için oluşan kavunlar tarlada oluşmaya başladığını, dolunun hem birinci hasadı hem ikinci hasadı vurduğunu, bu durumun bilirkişi raporunda gözardı edildiğini, tespit dosyasındaki fotoğraflar incelendiğinde ve görüntülenen kavunlar dikkatlice incelendiğinde hem olgun olanların hem de çok küçük kavunların tarlada olduğu net bir biçimde görüleceğini, kaldı ki müvekkilinin tespitten sonra tarlayı sürdüğünü ve bir ürün satmadığını, davaya konu poliçeye tabi tarlada hem birinci hasadın hem ikinci hasadın yapılacağı olgunlaşmamış kavunların bulunduğu göz önüne alınmadan hazırlanan bilirkişi raporuna göre verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporu bilimsellikten uzak olup, tahmini hesaplamalara dayandığını, dava konusu uyuşmazlığı ilişkin hiçbir görüş içermediğini, bilirkişi raporunda genel şartlar ve tarife talimatlar hükümleri dikkate alınmadığını, dolu hasarının tanımı, devlet destekli bitkisel ürün sigortaları tarife ve talimatlarında, "dolu tanelerinin ürüne doğrudan çarpması" şeklinde tanımlandığını, yapılan ekspertiz incelemesinde, dolu tanelerinin ürünlere doğrudan çarpmadığı sadece yaprakların %5'inde bir dolu etkisi görüldüğü tespit edildiğini, üründe herhangi bir dolu hasarı tespit edilmediği için, hasar dosyası reddedildiğini, sigortalının itirazı üzerine yapılan 22.08.2015 tarihli ikinci ekspertiz çalışmasında, yine aynı şekilde tespit yapıldığını, sadece yapraklarda dolu hasarının izlerine rastlandığını, üründe herhangi bir zarar emaresi tespit edilmediğini, bununla birlikte, yapraklarda hastalık ve kurumaların oluştuğu, bu nedenle de açık kalan kavun ürünlerinde güneş yanıklarının ve renk farklılıklarının oluştuğu gözlemlendiğini, devlet destekli bitkisel ürün sigortalarında, güneş yanıkları, renk farklılıkları ve fungal hastalıklar, teminat kapsamı dışında yer aldığını, tespit raporunda bahsedilen üründeki zarar dolu zararı değil, yapraklardaki fungal hastalıklardan kaynaklı çürüme ile güneş yanıklarından dolayı oluşan zararlar olduğunu, bu zararların dolu zararı ile karıştırılmaması gerektiğini, sigortalı alanda, yaprakların küçük bir bölümünde meydana gelen dolu hasarından sonra, meyvelerin yapraklarının açılması neticesinde, meyvede oluşan güneş yanıkları ve buna bağlı gelişen diğer fungal hastalıklar, dolaylı zarar sayıldığından, genel şartlar gereği teminat kapsamı dışında sayıldığını, tespit bilirkişisinin olmayan dolu hasarının, kavun meyvesi üzerinde berelenme ve yaralanmalar oluşturduğunu iddia etmesi tamamen hatalı olduğunu raporda bahsedilen fungal hastalıklar ve güneş yanıkları da zaten teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı nezdinde sigortalı tarlada ekili ürünlerin dolu yağışı sonucunda hasar gördüğü iddiasıyla hasar bedelinin poliçe teminatı kapsamında tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1420 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.