11. Hukuk Dairesi 2023/3148 E. , 2024/5516 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/640 Esas, 2023/191Karar
HÜKÜM : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/107 E. - 2020/332 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının hemen her meslek grubu tarafından bilinen ve tanınmış "İstoç" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin “mobilistock” ibareli başvurusuna anılan markalara dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa markaları ile dava konusu başvurunun iltibasa yol açacak düzeyde benzer olduğu gibi marka kapsamlarında yer alan malların da aynı bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da reddi gerektiğini ileri sürerek,YİDK'ın 2020-M-1118 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, dava konusu "mobilistock" ibareli markanın ortalama tüketici nezdinde "mobil-istock" olarak algılanmayacağı, bir bütün olarak "mobilistock" olarak algılanacağı, kaldı ki görsel olarak markanın "mobili stock" şeklinde "stock" ibaresi koyulaştırılarak oluşturulduğu, bu nedenle ortalama tüketicinin markayı "mobili-stock" olarak algılayacağı, "stock" ibaresinin kullanımı Türkçe'ye de "Stok" olarak anlamsal karşılığı bulunan İngilizce bir ibare olduğu, davacıya ait "istoç" markalarının herhangi bir anlamının bulunmadığı, bu nedenle gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse kavramsal olarak markaların birbirinden farklı oldukları, davacıya ait "istoç" ibareli markaları daha önce gören, bilen, bu markalı hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketicinin, dava konusu "mobilistock" ibareli markayı gördüğünde hemen ve ilk bakışta bu markayı farklı bir marka olarak algılayacağı, davacı markaları ile herhangi bir bağ kurmayacağı, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir ilinti bulunduğu yönünde yanılsamaya düşmeyeceği, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmeyeceği, tanınmışlık iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının "İstoç" ibareli markalarının her meslek grubu ve halk tarafından bilinip tanındığını, dava konusu markanın müvekkilinin bu markaları ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait bir marka olduğunun düşünüleceğini, tarafların marka kapsamlarında yer alan hizmet sınıfının da birebir aynı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "mobilistock” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "İSTOÇ" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda yer alan "stock" ibaresinin "mobili" ibaresine göre daha kalın yazı karakteri ve daha koyu renkle yazıldığı, bu hali ile başvurunun "mobili-stock" şeklinde algılanacağı, diğer taraftan tarafların marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!