11. Hukuk Dairesi 2023/313 E. , 2024/4105 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/343 Esas, 2022/1436 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/973 E., 2019/1404 K.
Taraflar arasındaki şirketin feshi-ortaklıktan çıkarılma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin %43,5 oranında ortaklığının bulunduğu şirkette yıllardır haklı gerekçelere dayanmaksızın kâr payı dağıtılmadığını, şirketin, hakim ortak olan ağabeyi .... ve onun pay devri yaparak ortak ettiği aile bireyleri tarafından, müvekkilinin aleyhine olacak şekilde şirketin yönetildiğini, müvekkilinin şirketin yönetim ve denetimi dışında tutularak zarara uğratıldığını, şirket yöneticisi aleyhine açılan sorumluluk davası sırasında alınan bilirkişi raporuna göre şirkete gelen paraların kayıtlara işlenmediğini ve şirketin zarara sokulduğunu, mahkeme kararı ile atanan özel denetçiye şirket kayıtlarının incelettirilmediğini, şirket yönetim kurulu başkanı...'nun şahsına ait ... unvanlı işyerinde davalı şirket çalışanları, kendi işyerinde sigortalı gösterilip fiilen davalı şirkette çalıştırmasından dolayı davalı şirketin ceza ödediğini, ...'nun şirketine ilişkin işler yapılırken gerçekleşen iş kazası sebebi ile davalı şirketin tazminat ödediğini, 15.07.2016 tarihinde yapılan olağan genel kurulda şirketin tek mal varlığı olan fabrika binasının bulunduğu taşınmazın satışına yönelik muhalefet şerhlerine rağmen karar alınarak müvekkilinin zarara uğratılmasının amaçlandığını ileri sürerek 6102 sayılı Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 531 inci maddesi gereği davalı şirketin feshine ya da müvekkilinin paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kâr payı dağıtılmamasının şirket feshi için haklı sebep olmadığını, kârın elde edilemediğinden dağıtılamadığını, davacının şirket genel kurul kararlarının tümü aleyhine dava açtığını, davacını açtığı davalardan dolayı defter ve kayıtların mahkemelere gönderilmesi sebebiyle mahkeme kararı ile atanan özel denetçiye defterlerin incelettirilemediğini, hatalı olarak tahakkuk ettirilen prim borçlarına karşı idare mahkemesinde açılan davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin beş ortaklı olup şirketin büyük ortakları %56 pay sahibi..., %43 pay sahibi ....'en arasında geçimsizlik olduğu, Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/970 E. 2017/136 K., Bursa 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/151 E. Mahkemenin 2018/372 E. sayılı dosyalarında bu pay sahiplerinin açtıkları davaların olduğu, şirketin %99 payına sahip ortaklar arasındaki bu ihtilaflar nedeniyle ortakların biraraya gelip şirketin menfaati doğrultusunda hareket etmelerinin mümkün görünmediği, davalı şirketin faaliyetsiz olup, tek gelirinin şirket binasının kiraya verilmesinden kaynaklanan kira geliri olduğu, davalı tarafça şirketin faaliyete geçirileceğine dair bir beyanda bulunulmadığı gibi, bilirkişi raporunda belirlenen davacının çıkma payının da yatırılmadığı, her ne kadar uygun çözüm olarak davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi düşünülmüş ise de, davalı tarafa verilen süreye rağmen davacının çıkma payı yatırılmadığından davacının çıkma payı karşılığında çıkmasına karar verildiği takdirde bu çıkma payının şirketin tek varlığı olan fabrika binasının satılmasıyla karşılanabileceği, bu durumda da şirket fiilen tasfiye edilmiş olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ...Lastik San. ve Tic. A.Ş.'nin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi gereği şirketin feshine, haklı sebeplerin varlığı halinde karar verilebileceğini, müvekkili şirket yönünden haklı sebeplerin oluşmadığını, kâr payı dağıtılmamasının haklı sebep oluşturmayacağını, müvekkili şirketin makine ve ekipmanlarının eskimesi teknolojik olarak kendini geliştirmemesi sebebiyle kâr elde edemediğini, özel denetçi talepli davada, şirketin sipariş olduğu ölçüde faaliyetine devam ettiği tespitine yer verildiğini, şirketin davacı aleyhine olacak şekilde yönetildiği ve zarara uğratıldığı yönündeki iddialar ile davacının haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili aleyhine açtığı davalar nedeni ile davanın kabulüne ve şirketin feshine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı iddiaları uyarınca şirketlerin devamlılığı esasına aykırı olarak şirketin feshine karar verilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 150.000,00 TL nominal değerindeki sermayesinin her biri 25,00 TL olmak üzere 6.000 paya ayrıldığı, 3.375 payın..., 2.580 payın davacı ...'e, 15'er payın ayrı ayrı ..., ... ve ...'ya ait olduğu, şirketin yönetim kurulu görevinin hakim ortak..., ... ve ... tarafından yürütüldüğü, ...'nun münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, öncesinde şirketin anne, baba ve kardeşlerin ortaklığındaki aile şirketi olarak kurulduğu sonrasında anne ve babanın vefatı üzerine kardeşlerin hakim ortaklığı ile devam eden şirketin yönetimine yönelik anlaşmazlıkların yaşandığı, ihtilafların davalara dönüştüğü, mevcut durumda hakim ortaklar arasındaki şahsî uyuşmazlığın ilişkileri objekif ve sürekli olarak katlanılmaz hale getirdiği, şirketin süreç içerisinde gayri faal duruma geldiği, şirket hakim ortağı... tarafından davalı şirket ile aynı sektörde faaliyet yürüten "..." isimli firmanın bulunduğu, bu hali ile ortaklar arasında birbirlerine olan güven ve itimadın sarsıldığı ve ortaklık ilişkisinin davacı ortak yönünden sürdürülebilirliğine imkân kalmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince belirtilen doğrultudaki gerekçelere binaen 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi kapsamında haklı neden olgusunun gerçekleştiğine dair kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan, 6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi gereği mahkemece fesih yerine, davacı pay sahibine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahibinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceği, somut olayda, şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılması esas olduğundan mahkemece davacı paylarının karar tarihine en yakın değeri tespit edilerek davalıya ihtaratlı kesin süre verildiği, ancak ara karar gereğinin yerine getirilmediği, ortağın payının gerçek değerinin ödenmemesi halinde ne olacağının kanun koyucu tarafından düzenlenmediği, bu durumda, mahkemenin ödeme için belirlediği uygun süre zarfında ödemenin gerçekleştirilmemesi, şirketin gayri faal oluşu ve öz varlığı karşısında davalı şirket yönünden haklı nedenle fesih koşulları gerçekleştiği yönündeki mahkeme kabulünde de isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirket kâr elde edemediğinden dağıtımının yapılmadığını, kâr payı dağıtılmamasının şirketin feshi sebebi olmadığını, şirketin sipariş olduğu ölçüde faaliyetine devam ettiğine dair özel denetçi davasında tespitte bulunulduğunu, şirketin tüm genel kurul kararlarını mevzuatta öngörülen nisaba uygun alındığını, ancak davacı tarafından tümü aleyhine dava açıldığını, .... aleyhine açılan sorumluluk davasının ret ile sonuçlandığını, bahse konu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, ...'nun şirketi zarara uğrattığına dair bir tespit yapılmadığını, özel denetçinin görevini yapamadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının açtığı davalar sebebi ile defterlerin incelettirilemediğini, davacının haksız yere açtığı davalar gerekçesiyle şirketin feshine karar verilmesinin doğru olmadığını, zira bu davaların açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, şirketin oldukça kârlı olup feshine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin feshi veya ortaklıktan çıkarılma talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 531 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!