WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3119 E.  ,  2024/5167 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/231 Esas, 2023/174 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/217 E., 2020/78 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “iphone” markasının sahibi olduğunu, dava konusu 2017/34324 sayılı “arphone” markasının da 09. sınıf mallarda tescil edilmek istenildiğini, anılan başvurunun müvekkilinin tanınmış “iphone” markasına özellikle işitsel açıdan çok benzediğini, markanın müvekkilinin aktif olarak faaliyet gösterdiği 09. sınıftaki emtiaları kapsaması nedeniyle müvekkilinin tanınmışlığına ve ayırt ediciliğine zarar vereceğini, müvekkili markalarının neredeyse 10 yılı aşkın bir süredir piyasada olduğunu, kurum nezdinde T/02193 sayısı ile tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, yine 2011/35820, 2015/110571, 2016/65486, 2016/42903 sayılı markalarının da mevcut olduğunu, başvuru konusu markaya yaptıkları ilk itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edildiğini, ancak daha sonra 2018-M-2872 sayılı YİDK kararı ile Markalar Dairesi Başkanlığı’nın verdiği kabul kararının kaldırıldığını, söz konusu YİDK kararının hatalı olduğunu, ilgili kararda markaların parçalara ayrıştırılarak karşılaştırıldığını, markalarda ortak olan “phone” ibaresinin telefon anlamına geldiğini ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını, “ar” ve “i” ibarelerinin benzer olmadığını, markalar “ar-fon” ve “ay-fon” olarak benzer şekilde telaffuz edilseler bile dava konusu ürünler bakımından görsel benzerliğin daha önemli olduğunun ifade edilmesinin hatalı olduğunu, markaların tüm unsurları ile bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Türkçe’de bir anlamı olmayan standart harflerle yazılmış “arphone” ibaresinden oluşan marka başvurusunun müvekkili şirketin “iphone” markaları ile karşılaştırıldığında her iki ibarenin de “phone” ibaresini aynen içerdiğini, müvekkili markasının başlangıcında yer alan “ay” olarak telaffuz edilen “i” harfi yerine “AR” harflerinin kullanıldığını, bu haliyle markanın müvekkilinin tanınmış markasına son derece benzer olduğunu, markaların ilk harfleri ile son kısımlarının birbirinin aynısı olduğunu, bu bağlamda özellikle “y” ve “r” harflerinin işitsel benzerliği dikkate alındığında markalar arasındaki yüksek seviyede benzerlik olduğunu, 09. sınıf emtiaların müvekkilinin markasının tanınmışlığının en yüksek derecede olduğu emtia grubu olduğunu, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin de olduğunu, kurum kararında karıştırılma ihtimalinin hatalı bir şekilde değerlendirilerek adeta fiili bir karıştırılma olup olmadığının incelendiğini, müvekkili markasının tanınmışlığının bulunduğu aynı/benzer mallar üzerinde “arphone” markasını gören tüketicinin müvekkilinin markasını hatırlayacağını, bu nedenle dava konusu marka başvurusunun tümden reddinin gerektiğini, dava konusu markanın tesciline izin verilmesi talebinde birkaç yıl içinde müvekkilinin markasının ayırt ediciliğinden ya da özgünlüğünden söz etmenin de imkansızlaşacağını, dolayısıyla “iphone” markasının ayırt edici karakterinin de zedeleneceğini, başvurunun aynı zamanda kötüniyetli olduğunu, başvuru sahibinin www.satilikmarkalar.com.tr internet sitesinde satılık markalara ilişkin ilanların bulunduğunu, başvuru sahibinin davaya konu “arphone” marka başvurusundan başka aynı zamanda müvekkilinin “iphone x” serisine benzer “xphone” marka başvurusunda da bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-2872 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markası ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesi bulunmadığını, müvekkilinin markasındaki “ar” ibaresinin dilimizde namus, haya benzeri bir ifadeyi karşıladığını, ancak bu anlamı ile devamında gelen “phone” ibaresi ile anlamlı bir bütün oluşturmadığını, markanın bu nedenle “AR” harflerinin “augmented reality” ifadesini karşıladığını, Türkçe’de arttırılmış gerçeklik anlamını taşıdığını, ilgili tüketici kitlesinin bilinçli tüketiciler olarak ele alınması gerektiğini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, “augmented reality”nin başvuru sahiplerinden ...’nın geliştirmekte olduğu mobil cihazlarda ve sanal gerçeklik gözlüklerinde kullanılan proje ile bağlantılı olduğunu, “xphone” markası için “iphone x” markası kamuya açılmadan önce başvuruda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ..., davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/34324 sayılı “arphone” markası ile davacı yana ait “iphone” markaları arasında, 09. sınıfta benzer görülen emtialarda iltibas ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının somut uyuşmazlıkta oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötüniyetli bir başvuru olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında yaptığı değerlendirmenin hatalı olduğunu, markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da gerçekleştiğini, davalı tarafın kötüniyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "arphone" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "İphone" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "phone" ibaresinin ayırt edici nitelik taşımadığı, bunun dışında kalan unsurların ise görsel ve anlamsal yönden farklı bulundukları, dolayısıyla markalar arasında karıştırılmaya yol açacak bir benzerlikten söz edilemeyeceği, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının da başvurunun tesciline engel olmayacağı, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğuna ilişkin iddianın da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 incı maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.