11. Hukuk Dairesi 2023/310 E. , 2024/3996 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2241 Esas, 2022/2085 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/98 Esas, 2021/484 Karar
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirketin genel kurulunun 22.02.2021 tarihinde usul ve yasaya aykırı şekilde yapıldığını, genel kurulun usul ve yasaya uygun şeklide yapılmış bir genel kurul olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun)617 nci maddesinin üçüncü fıkrasında çağrıya ilişkin anonim şirket hükümlerine atıfta bulunulmuş olsa da genel kurulun toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılacağı belirtilmiş olup süreye riayet edilmediğini, genel kurula çağrı müdür tarafından yapılması gerekirken kanun maddesine uyulmadığını, genel kurul çağrısındaki şekil şartlarına uyulmadığını, iptali istenilen genel kurul tutanağında görüleceği üzere müdürler tarafından genel kurulda bulunması gerekli defter, faaliyet raporu, ve belgeler genel kurulda ibraz edilmediğini, denetime ilişkin olarak herhangi bir belge sunulmadığını, genel kurulda belirlenen gündemin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davalı şirket tarafından 22.02.2021 tarihinde yapılan genel kurulun iptalini ve genel kurul kararlarının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın ileri sürdüğü hususların tamamının yersiz olduğunu, genel kurul ile ilgili tüm usuli işlemlerin yerinde bulunduğunu, ayrıca davacının davranışının tipik bir hakkı kötüye kullanım şeklinde olmakla tüm taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, davacının yıllardır kendisinin vermediği hesabı kısa süre sonra davalı şirket yetkililerinden istemekte olduğu, davacı hakkında davalı şirket tarafından açılan sorumluluk davasındaki ara karar nedeniyle işbu genel kurulu yapma gereğinin duyulduğunu, genel kurulun yapılabilmesi için gerekli defter ve kayıtların en önemlisi karar defterinin temin edilemeye çalışıldığını, temin edildiğinde hiç zaman gecikmeksizin mahkemenin ara kararı doğrultusunda genel kurul kararı alındığını, davalı şirkette üç ortağın da genel kurula katılmış bulunduğunu, tüm itirazların fiilen ortadan kalktığını, bilanço ve hesap konusunda davalı şirket defter ve kayıtları temin edilebildiğinde ayrıca bir genel kurul yapılacağını belirterek haksız ve dayanaktan yoksun tüm taleplerin reddine, karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çağrıda usulsüzlüğün genel kurulun sırf bu nedenle iptalini gerektirmediği, 6102 sayılı Kanun'un 622 nci maddesi yollamasıyla kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanması gereken 445 inci maddesine göre 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceği düzenlenmiş, iptali istenen kararların kanuna, şirket sözleşmesine ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı herhangi bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, söz konusu genel kurul kararının uygulanmasının ileride telafisi imkânsız zararlara yol açacağının sabit olduğunu, söz konusu davalı taraf genel kurulun usul ve yasaya uygun olduğunu ispat edemediğini, yapılan genel kurulun usul ve yasaya aykırı olduğunun açık ve net olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, genel kurulun 6102 sayılı Kanun'un 410 vd. maddelerinde yerini bulan çağrı üzerine toplantı usulü ile toplanmış olduğu, çağrının usulsüz olduğuna ilişkin bu aşamada bir delil bulunmadığı, kaldı ki; davacının bizzat vekili ile genel kurulda temsil edildiği, vekilin beyanda bulunup muhalefet şerhi yazarak tutanağı imzaladığı, faaliyet raporlarının gönderilmediği ileri sürülmüş ise de; davacı vekilinin toplantı başında bu hususa açıkça itiraz edip bu nedenle toplantının ertelenmesi talebinde bulunmadığı, bu nedenle, genel kurulun tümden iptali koşullarının bulunmadığı, iptali istenen kararlar ayrı ayrı incelendiğinde; genel kurulun 6, 7, 8, 9 ve 10. gündem maddelerinin görüşüldüğü ancak bu maddeler ile ilgili herhangi bir karar alınmadığı anlaşılmakla, davacının bu maddelere karşı iptal davası açmakta hukuki yararı olmadığı, bu maddeler yönünden davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, diğer gündem maddeleri yönünden yapılan inceleme de ise, kararların oy çokluğu ile asgari nisapların üzerinde oy ile (2/3) alındığı, kararların davacının müdürlük görevi sırasındaki işlemlere ilişkin olduğu anlaşılmakla kararların iptalini gerektirir bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzeni gereği kaldırılmasına, davanın 22.02.2021 tarihli genel kurul kararının 6, 7, 8, 9 ve 10. gündem maddeleri yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, diğer gündem maddeleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ispat yükünün davalıda olduğunu, genel kurul kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplantının başında veya sonunda muhalefet şerhinin bulunmasının yeterli olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesi gereğince toplantıda hazır bulunan ortağın alınan karara ret oyu vermesi ve oylamadan sonra da muhalefetini tutanağa geçirmesi dava şartı olup mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. Davaya konu genel kurul toplantısına ortaklar ... ve...bizzat, davacı ortağın ise vekili katıldığı, davacı vekilinin 1,2,3 ve 4. kararlar yönünden, madde konularına ilişkin olarak açıklamalarda bulunduğu, kararlara ret oyu verdiği; ancak ayrıca her bir karara muhalefetini tutanağa geçirmediği, toplantı tutanağının imzalanmasından sonra tutanağın alt kısmına el yazısıyla, “genel kurul hükümsüz olup iptaline ilişkin dava hakkımızı saklı tutuyor, ayrıca alınan kararları kabul etmiyoruz” şeklinde bir cümle yazarak imzaladığı görülmüştür. Genel kurulun 1,2,3 ve 4. maddeleri yönünden toplu olarak toplantı tutanağının altına davacı vekilince düşülen beyanın geçerli bir muhalefet şerhi olmadığı, dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla mahkemece verilen karar, sonucu itibariyle doğru bulunmuştur.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!