11. Hukuk Dairesi 2023/31 E. , 2024/3332 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/635 Esas, 2022/1610 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2017/165 E., 2020/278 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; uzun süredir halı sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/50 değişik iş sayılı dosyasından yaptırdığı tespit ile müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) desenlerin davalı iş yerinde kullanıldığının saptandığını, müvekkilinin 2016/01069 05 ve 06 numaralı halı desenleri üzerinde hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait desenler ile birbir aynı desenlere yönelik tasarım başvurularının reddedildiğini, tespite dair 19.08.2016 tarihli bilirkişi raporunda müvekkiline ait tasarımlar ile davalı şirket katalogunda yer alan tasarımların benzer olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın TÜRKPATENT nezdinde yapılan başvuru ve tedbir taleplerinin reddedildiğini, TÜRKPATENT'e yapılan itirazlar sonucunda davalıya ait tescil başvurularının müvekkile ait tescillerle benzer olduğuna karar verildiğini, davalı şirketin TÜRKPATENT tescillerinin iptaline karar verildiğini ancak davalı şirketin başvurusu reddedildiği halde desenleri kopyalayarak üretmeye ve satışını yapmaya devam ettiğini, davalının bu şekilde haksız kazanç sağladığını ileri sürerek endüstriyel tasarımdan doğan haklara tecavüz fiillerinin durdurulmasını, önlemesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabet hükümleri uyarınca 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 93.080,28 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır kendi markası altında ticari faaliyetlerini yürüterek özgün ve tescilli tasarımlarını ürettiğini, hiçbir zaman fason üretim yapmadığını, tasarımların benzer olduğuna ilişkin yapılan incelemenin yetersiz olduğunu, bahsi geçen tasarımların davacının iddia ettiği gibi birebir aynı olmadığını, halıların desenlerinin özgün olmayıp, daha önce kamuya sunulan ve tescili yapılan desenler olduğunu, davacının iddialarının asılsız ve kötü niyetli olduğunu, tespitten sonra ticari üretimine geçilmemiş olan tasarımların koleksiyondan çıkarılarak web sitesinden kaldırıldığını, müvekkilinin davacıya ait tescilli tasarımları izinsiz ve taklit ettiği iddiasının gerçek dışı olup, tescilli tasarıma tecavüzün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 17 nci maddesi ve 6769 sayılı Kanun uyarınca, tasarımı kullanma hak ve yetkisi münhasıran tasarım hakkı sahibine ait olduğu, üçüncü kişilerin tasarım sahibinin izni olmaksızın tasarım konusu ürünü üretip satışa arz edemeyecekleri, tasarım tesciline konu olan ürünün izinsiz aynısının veya belirgin şekilde benzerinin üretilip satışa arz edilmesi tasarım hakkına tecavüz oluşturacağı, tasarım hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüzün durdurulması, ref'i ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği, tecavüz eylemminin ayrıca haksız rekabet oluşturduğu, "Davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-44 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2763 Ürün Kodlu, tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-5 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın 15.03.2017 tarih ve 2017/T-311 sayılı YİDK kararıyla iptal edilen 2016/04520-45 sıra sayılı ve Liparis Carpet Haliç Collection Kataloğu 2762 Ürün Kodlu tasarımların aynı olduğu, davalı tasarımının davacı tarafa ait 2016/01069-6 sıra numaralı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı tarafın, davacı taraf adına 2016/01069-5, 6 sıra sıra numaralı “Halı Deseni” konulu tasarım tescilinin haklarını ihlal ettiği, davalı ile davacının tasarımları arasında zorunluluk arz etmeyen bir benzerlik bulunduğu, yapılan hesaplamaya göre sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı davacının elde edebileceği muhtemel gelirin 93.080,28 TL. olarak hesaplanabileceği" alınan 12.11.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporundan anlaşıldığı, davalı tarafın davacı tasarım hakkına tecavüz ettiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalının dava konusu eylemlerinin davacının TÜRKPATENT tescilli 2016/01069 tescil numaralı 05 ve 06 numaralı halı desenlerine tecavüz ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüze konu ürünlere el konulmasına, 93.080,28 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 88.080,28 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına yapılan itirazların dikkate alınmadığını, çelişkili raporlara dayanarak sonuca varıldığını, söz konusu desenleri müvekkilinin üretim yapmadığı, ticarete konu etmediği, ortada bir rekabet olgusunun bulunmadığı yönündeki beyanları dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, müvekkili şirketin ilgili tasarımların kağıt üzerindeki çizimlerin renkli iplik ve dokuma üzerinde nasıl görüneceğini test etme, göre amacı ile numune, deneme olarak dokuduğunu, bu desenlere ait hiç ticaret yapmadığını, kazanç elde etmediğini, bu hususun şirket kayıtları ile de sabit olduğunu, müvekkilinin gerek fabrikasında gerekse depolarında dava konusu olan iki halıya dair stok veya ürüne rastlanılmadığını, müvekkilinin bu ürünü ticari maksatla ürettiğini her türlü şüpheden uzak ispat edecek bir delilin dosyada mevcut olmadığını, davacının gelir kaybının söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerle ilgili olarak davacı ile bir rekabetinin bulunmadığını, bu durum karşısında maddi tazminat hesaplamasının son derece hatalı olup, hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunduğunu, 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 12.11.2018 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişkiler mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı ile rekabet olgusunun hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinin duruşmalı olarak talep edilmesine rağmen bu konuda görüş bildirilmediğini, Mahkemelerin karalarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorunda olduklarını, yerel mahkemece eksik inceleme ile mantık hatalarını barındırın bilirkişi raporlarını esas alarak hüküm tesis edildiğini, rapora itirazların dikkate alınmadığını, çelişkili raporlara dayanılarak sonuca varıldığını, müvekkiline ait tasarımlar ile davacıya ait tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayniyet veya benzerlik ihtiva etmediğini, husumet konusu tasarımların benzer olmadığı kaldı ki söz konusu desenleri müvekkilinin üretim yapmadığı ticarete konu etmediği dolayısıyla ortada rekabet olgusunun bulunmadığı beyanlarının dikkate alınmadığını, numune deneme olarak dokunduğunu, müvekkilinin bu desenlere ait ticaret yapmadığını kazanç elde etmediğini, ,davacının gelir kaybının söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünlerle ilgili davacı ile bir rekabeti bulunmadığını, ürünlerin müvekkili tarafından satışa arz edilmediğini üretilmediğini, dolayısıyla gelir elde edilmediğini, bu durum karşısında maddi tazminat hesaplamasının son derece hatalı olup hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplamalar husunda çelişkiler olduğunu, iki rapor arasında çelişki bulunduğunu, somut olayda davalı ile davacı arasında rekabet bulunmadığını, bunun aksini ispata yarayacak delil ve karine bulunmadığını, yerel mahkemece beyan ve itirazların dikkate alınmadığını, savunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarıma tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!