WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3053 E.  ,  2024/1148 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/124 Esas, 2023/44 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava konusu meblağ 133.657,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 ... maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya işyeri poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait işyerinden ekonomik değere sahip mallarının çalınmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek şimdilik 500,00 TL'nin 13.04.2003’ten işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; 60.000,00 TL'nin temerrüt faizi ile tahsilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince yapılan incelemede hırsızlık olayının gerçekleşmediğinin ve tazminat taleplerine ilişkin ibraz edilen faturaların mal karşılığı verilmediğinin tespit edildiğini, davacının düzmece faturalar ile müvekkili şirketi dolandırmaya kalkışması ile ilgili hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 15.11.2018 tarih, 2014/380 E., 2018/821 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.11.2021 tarih, 2021/2597 E., 2021/6551 K. sayılı kararıyla Mahkemece, davacı şirketin davanın devamı sırasında terkin edilmekle dava ehliyetini kaybetmesi sebebiyle davacı şirketin ihya edilerek yeniden sicile kaydının sağlanması ve usulünce taraf teşkili sağlanarak davaya devamla esas hakkında karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmemiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait iş yerinin, hırsızlık rizikosunu da kapsar şekilde davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, anılan iş yerinde 13.04.2003 tarihinde hırsızlık meydana geldiğinin bildirildiği, davacının kolluğa müracaat ettiği, tespitler yapıldığı, durumun davalıya ihbar edildiği, davalının rizikonun ihbar edildiği şekilde gerçekleşmediği hakkında suç duyurusunda bulunduğu, davacı yetkilisi ile dava dışı fatura düzenlediği iddia edilen kişi hakkında davacı şirket yetkilileri aleyhine davalı ... şirketini dolandırmak amacıyla yetkilisi oldukları şirkette hırsızlık yapıldığı süsü vererek hırsızlık ihbarında bulundukları gerekçesiyle suç tasnii, vasıflı dolandırıcılık suçuna eksik teşebbüs suçundan cezalandırılmaları amacıyla kamu davası açıldığı, anılan davada 09.10.2008 tarihinde anılan suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin ... olduğu gerekçesiyle 09.10.2008 tarihinde verilen beraat kararının temyiz olunmaksızın 14.10.2008 tarihinde kesinleştiği, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda 26.03.2009 tarihinde verilen raporda, çalınan malzemelerin bir kısmının 2002 yılı, bir kısmının ise 2003 yılı içerisinde emtia alışlarının oluştuğu, ticari defterlere giriş kaydının yapıldığının tespit edildiği, alınan bilirkişi raporunda hırsızlandığı iddia olunan 60.854,13 TL tutarındaki emtianın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, çalınan emtianın bir kısmının 2002 yılında geriye kalanın ise 2003 yılında satın alındığını, davacı şirkete ait muavin defter kayıtlarıyla ... olduğu söz konusu malzemeler tablo halinde de gösterildiği, sigorta teminatının 210.000,00 TL olduğu, önceki kararlar, ceza dosyası, bozma kararının içeriğinden hırsızlığın ... bir hırsızlık olduğunun ... hale geldiği, davacının hırsızlıktan bir gün önce mal varlığı ve diğer değerleri itibariyle ... zararını ispatlaması gerektiği, salt kendi defter ve kayıtlarının ... başına ispata yetmediği, davacının alışlarının ... bir alış olup olmadığı, faturaların sıhhati ve ticari ilişkide bulunduğu kişilerin kayıtlarıyla da bu iddianın ispatlanacağı, dava dışı satıcı firmaların defter ve kayıtlarının incelenebilmesi için yazılan müzekkereler sonucunda bu şirketlerin faal olmadığının anlaşıldığı, vergi dairelerinden davacının ve ticari ilişkide bulunduğu kişilerin beyannamelerinin soruşturulup varlıklarının araştırıldığı, bozma ilamında açıklanan şekilde zararın belirlenmesinin yapılamadığı, davacının gerek salt defter ve kayıtlarıyla gerekse bozma ilamında açıklandığı şekilde ticari ilişkide bulunan dava dışı kişilere hukuken ve fiilen ulaşılamaması, defter ve kayıtları ile vergi kayıtlarına yine mevzuat gereği nüfuz edilememesi nedeniyle zararının tutarını ispat edemediği, ancak, ticari faaliyette bulunduğu ve hırsızlığın ... olduğu anlaşıldığından, zararının gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanabileceği, hakimin zararın miktarını hakkaniyete uygun şekilde belirleyeceği, davacının faaliyet alanı, defter ve kayıtları, ceza dosyası içeriği, bu dosyada yargılanan ve ticari ilişkisi olduğunu bildiren dava dışı kişi beyanları, davacının defter ve kayıtlarında ticari ilişkide bulunduğu firmaların varlığı, sonradan hukuken ve fiilen ortadan kalkmaları, ticari iş hacmi ve tüm dosya kapsamından davacı zararının taktiren 45.000,00 TL tutarında olabileceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 45.000,00 TL’nin 500,00 TL’lik kısmına 12.04.2004, 44.500,00 TL’lik kısmına ise 08.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporlarla tespit edildiği üzere 60.854,13 TL zararın doğduğunu, davalının poliçe düzenlemeden önce iş yerinde malları tespit ettiğini, bugün itibariyle yapılamayan tetkik ve incelemelerin ceza dosyasında yapıldığını, gerekçeden ve delilden yoksun olarak kısmen ret kararı verildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği hasar tespitinde ... kıymetler için demirbaş kayıtlarının emtia için stok kayıtlarının hasar tespitinde esas alınacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece zararın belirlenemediğini, davacının davasını ispatlayamadığı, bozma ilamına aykırı karar verildiğini, davacının dükkanında belirtilen tutarda mal bulunamayacağını, eksikliklerin giderilmediğini, bozma ilamında işaret edilen bir çok hususun tartışılmadığını, naylon faturaların sunulduğunu, üç yıllık satış rakamları gözetildiğinde 2003 yılında beyan edilen tutarın anormalliğinin fark edildiğini, delillerinin toplanmadığını, faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 42 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.