11. Hukuk Dairesi 2023/3050 E. , 2024/5805 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/475 Esas, 2023/442 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/325 E., 2022/754 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ile Karşılıklı Alım Satım ve Kiralama Sözleşmesi imzaladığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin faaliyet göstermiş olduğu fabrika sahasında yer alan ve sözleşme eki listede ayrıntılı olarak listelenen makinaların ve tescili müvekkiline ait olan Asroyal ürün markasının ve fabrika binasının davalı tarafından kiralandığını ve karşılığında imzalanan sözleşmeler kapsamında taraflar arasında liste halinde belirlenen 84 adet sıralı çekin müvekkiline verilmesinin kararlaştırıldığını, söz konusu çeklerden ilk 42 adetinin müvekkili tarafından marka devrinin ve tapuya davalı adına şerh işleminin tamamlanması üzerine verileceğinin, kalan 42 adet çekin davalının gayrimenkule taşındıktan sonra verileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği marka devrini ve tapuya şerh işlemini tamamlayıp sözleşme ekinde bulunan makineleri teslim etmesi üzerine davalının fabrika binasına taşındığını davalının teslim etmesi geren çeklerden 31.01.2015 tarih ve 111.500,00 TL tutarlı, 28.02.2015 tarih ve 111.500,00 TL tutarlı iki adet çeki müvekkiline vermediğini, davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine hakkında Kayseri 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3861 Esas sayılı icra dosyası üzerinden alacak takibi başlattığını, davalının takibe itirazı neticesinde takibin durması nedeniyle işbu davayı açtıklarını beyanla Kayseri 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3861 Esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeye göre taahhüt edilen her bir çek miktarının bir kısmının kiralama, bir kısmımn da makinelerin alımı için sayılmak üzere birbirlerinden ayrılmaz edimler içerdiğini, çek edimlerine karşılık davacı tarafın makine teslimini sözleşmedeki şartlarda sağlaması gerektiğini, ancak davacı şirketin bunu yapmadığını, icra takibine konu edilen çek bedellerinin sözleşmenin ilk çekleri olduğunu, bu iki çekten sonraki tüm çeklerin davacı tarafından ihtirazı kayıt konulmadan teslim alındığını, kira sözleşmesinden sonraki ayların ihtirazi kayıt olmaksızın kabul edilmesinin önceki ayların ödendiği veya ödenmemesi hususunda anlaşıldığına karine teşkil ettiğini, davacı tarafin sözleşmeye ve ticari teamüllere aykırı davrandığını, sözleşmede belirtilen şekilde makine teslimi yapılmadığı gibi makine faturalarının belli bir kısmının da teslim edilmediğini, teslim edildiği iddia edilen faturaların bir kısmının da teslim edilen makineler ile alakalı olmadığını, davacı beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu savunarak davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili 04.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile savunmalarına ek olarak ve kabul anlamına gelmemek üzere kaydı ile takas def'i ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında atipik bir sözleşme bulunduğu, davalının husumet itirazının dosya ile uyarlığı bulunmadığı, davalının dava konusu çekler nedeniyle borçlu olduğunu tespit eden kök raporun benimsendiği, cevap dilekçesinin ıslahı ile takas mahsup def'inin ileri sürülmesinin mümkün olduğu, bunun için karşı tarafın muvafakatine ihtiyaç bulunmadığı, davalının bu def'i nedeniyle taraf defterlerinin incelendiği, davacı şirketin ticari defterinde davalı adına açılan 340.01.10 Formet Çelik Kapı San, Tic. Ltd. Şti. isimli hesap üzerinden takip tarihi (28.03.2019) itibarıyla 310.828,05 TL davalı alacağından, takibe konu edilen ve davalı tarafından sözleşme kapsamında davacıya verilmeyen 31.01.2015 keşide tarihli 111.500,00 TL ve 28.02.2015 keşide tarihli 111.500,00 TL tutarlı iki adet toplam 233.000,00 TL tutarındaki çek borcunun takas mahsup edilmesi nedeniyle davalının davacıya borcunun kalmadığı, çeklerin keşide tarihinde de davacı defterlerinde davalı alacağının 4.906.000,60 TL olduğu ve bu meblağın çeklerin toplam bedeli olan 233.000,00 TL'nin ve davacı tarafından icra takip talebine konu edilen toplam alacağın üzerinde olduğu, böylelikle borç alacak takası nedeniyle davalının davacıya borcunun kalmadığı, dosya kapsamına göre davacının takipte kötü niyetli olduğunun ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davalı tarafın ıslah dilekçesinde belirttiği alacak ve bedel yönünden değil farklı bir alacak ve bedel yönünden takasa karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada her iki tarafça varlığı kabul edilen bir sözleşmenin mevcut iken ticari defter ve kayıt incelemesi yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalının takas mahsuba konu alacağın neye ilişkin olduğunu dahi bilmediğini, tarafların kabul ettiği sözleşme ilişkisi kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken defter incelemesine gidilmesinin hatalı olduğunu, iki tarafın defterlerinin birbirini tutmaması halinde ticari defter ve kayıtlarının delil vasfı kazanamayacağını, buna karşın yerel mahkemece ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde takas defi'nin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, muavin defterlerin yardımcı defter niteliğinde olduğunu, davalı tarafça cevap dilekçesinde açıkça bu delile dayanılmadığını, sonradan gösterilen delile muvafakat etmediklerini, sözleşme kapsamında dava konusu edilen ve davacı müvekkiline verilmesi gereken 2 adet çekin davacıya verilmediğini, bedelinin de ödenmediğini dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporları ile sabit olmasına karşın yerel mahkemece takas def'inin kabulü ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle katılma yolu ile istinaf başvuru taleplerinin kabulünü, yapılacak istinaf incelmesi neticesinde verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın davacının bedelini talep ettiği çeklere dayalı hiç bir alacağının olmaması gerekçesiyle reddi gerekirken takas - mahsup çerçevesinde reddedilmesinin hatalı olduğunu, davacının alacaklı olduğu varsayımında ise tahkikat aşamasında saptanan alacağın kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini, dava konusu edilen çeklerin ödeme planındaki ilk iki çek olduğunu, diğer çeklerin ihtirazi kayıtsız kabul edildiğini, bu nedenle ilk ikisinin teslim edilmemesinin bir sebebi bulunduğunu, ayrıca dava konusu çek bedellerinin bir kısmının kiraya ilişkin olduğu, dönemsel edime ilişkin kuralın uygulanması gerektiğini, sözleşme kapsamındaki temerrüt hükmü değerlendirilerek faiz hesabı yapılması gerektiğini, sonuç itibariyle takasa girişilen tutarın da hatalı olduğunu, kendi defterlerinde dahi müvekkiline borçlu gözüken davacının kötü niyetli olduğunun aşikar olduğunu ve tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarına ek olarak Blge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca verilmesi kararlaştırlan 2 adet çek bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!