WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3044 E.  ,  2024/1162 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3046 Esas, 2023/443 Karar
Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen markaya tecavüzün tespiti, men ve refi ile maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010/50980 sayılı "Deli Oğlan Çiftliği Anadolu Süt+Şekil" markasının sahibi olduğunu, bunun yanında “Anadolu Süt” ibaresinin müvekkilinin ticari unvanının da asıl unsurunu teşkil ettiğini, davalı şirketin “Anadolu Süt” ibaresini müvekkilinin tescilli marka ve ticaret unvanına tecavüz teşkil eder şekilde markasal olarak kullandığını, gönderilen ihtarnameye rağmen markaya tecavüz eylemlerine bir son vermediğini ileri sürerek marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Anadolu Süt” ibaresini içeren çeşitli markaları adına tescil ettirmek için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvurduğunu ancak başvurularının reddedildiğini, başvuru sürecinde “Anadolu Süt” ibaresini kullandığını ancak başvurunun reddi üzerine bu ibareyi kullanmayı bıraktığını, davacı markasının esas unsurunun “Delioğlan Çifliği” ibaresi ve markada yer alan şekil unsuru olduğunu, “Anadolu Süt “ibaresi davacı markasının tali unsuru niteliğinde olduğundan bu ibarenin kullanımı sebebiyle marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli ve 2016/65 E., 2019/213 K. sayılı kararıyla; davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli ve 2020/112 E., 2021/275 K., sayılı kararıyla; davalının tüm, davacının ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak İlk Derece Mahkemesince, davalı eylemlerinin haksız fiil ve tarafların tacir olduğu gözetilerek, hükmedilen maddi ve manevi tazminata temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerekirken, faizin türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın 03.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 25.10.2022 tarih, 2021/3648 E., 2022/7365 K. sayılı kararıyla davanın açıldığı tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesi uyarınca, marka koruması markanın tescil edilmesi koşuluyla başvuru tarihinden itibaren başlayacağı, Mahkemece, davalının "www.anadolusuturunleri.com" isimli internet sitesinde “Anadolu Süt” ibaresi altında kendisince üretilen çeşitli süt ürünlerini tanıttığı, bu durumun davacının 2010/50980 sayılı "Delioğlan Çifliği Anadolu Süt+Şekil” ibareli markasına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ancak davalı davanın açıldığı 21.05.2013 tarihinden önce 31.01.2011 tarihinde 2011/08049 sayılı, “Anadolum Süt” ibareli markayı ve keza 16.12.2011 tarihinde, 2011/111821 sayılı, “Tarım Kredi Anadolu Süt+Şekil” ibareli markayı süt ve süt ürünlerini de kapsayacak şekilde tescil için başvurduğu, ilk marka 04.06.2014 tarihinde, ikinci marka ise 20.08.2014 tarihinde tescil edildiği, bu hale göre, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının kullanımlarının tescilli markaya dayalı bir kullanım olduğu ve davacının markasına tecavüz teşkil etmeyeceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesi uyarınca, marka koruması markanın tescil edilmesi koşuluyla başvuru tarihinden itibaren başlayacağı, davalının, davanın açıldığı 21.05.2013 tarihinden önce 31.01.2011 tarihinde 2011/08049 sayılı, “Anadolum Süt” ibareli markayı ve keza 16.12.2011 tarihinde, 2011/111821 sayılı, “Tarım Kredi Anadolu Süt+Şekil” ibareli markayı süt ve süt ürünlerini de kapsayacak şekilde tescil için başvurduğu, ilk markanın 04.06.2014 tarihinde, ikinci markanın ise 20.08.2014 tarihinde tescil edildiği, sonradan tescilin iptal edilmesinin aleyhe sonuç doğurmayacağı, bu nedenle dava tarihi itibariyle davalının kullanımlarının tescilli markaya dayalı bir kullanım olduğu ve davacının markasına tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin 24.08.2010 tarihli markasına tecavüz edildiği ihtarından sonra davalının kötü niyetli olarak marka tescil başvurusunda bulunması ve bu tescilin arkasına sığınması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, müvekkilinin marka tecil tarihi olan 04.08.2010 ve ihtar tarihi olan 24.08.2010 ile davalının marka tescil başvuru tarihi olan 16.12.2011 tarihi arasındaki dönemde davalının herhangi marka başvurusu bulunmadığını, dolayısıyla en azından bu dönemde davalının eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının tecavüz niteliğindeki eylemleri müvekkilin anayasal bir hakkı olan mülkiyet hakkını da ihlal ettiğini, ayrıca dava konusu olaya 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu yerine yürürlükten kaldırılan 556 sayılı KHK hükümlerine göre karar vermiş olması müvekkilinin hem mülkiyet hakkına hem de adil yargılanma hakkını ihlal anlamına geldiğini, 556 sayılı KHK hükümlerinde de tescil başvurusu yapılan markanın önceki tescilli marka karşısında korunacağına dair bir hüküm bulunmadığını, müvekkilin marka ve ticaret unvanına tecavüz eylemleri nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini edilmemesi de mülkiyet hakkının ihlali olduğunu, tazminat hesabı amacıyla alınan ve hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun karara esas alınamayacağını, davalının müvekkilinin markasını kullanarak zarar ettiği iddiasının gerçek olmadığını, davalı açısından bir zarar söz konusu ise müvekkilin markasına tecavüze bir son vermesi, müvekkilin markasını tescil etmeye çalışmaması gerekeceğini, tüm bu davranışlar davalının beyanlarının çelişkili olduğunu ve hakkın kötüye kullanıldığını açıkça gösterdiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti, men ve refi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.