11. Hukuk Dairesi 2023/3040 E. , 2024/5776 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/252 Esas, 2023/268 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/578 Esas-2022/314 Karar
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının faturadan kaynaklı borcun tahsili amacıyla 24.11.2017 tarihinde Nevşehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/6453 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin borçluya 03.12.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının borcun tamamına itiraz ettiği için icra takibinin durduğunu, borçlunun itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu karşılıklı tarafların defter kayıtları incelendiğinde alacaklı olduklarının ortaya çıkacağını tüm bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama gideri, vekalet ücreti ile % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı kooperatifin kesinlikle alacağı olmadığını tam tersine davacı kooperatiften alacaklı olduklarını, Nevşehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/6249 ve 2017/6766 Esas sayılı dosyaları nedeniyle davacı kooperatiften alacakları olduklarını, davacının kötü niyetli olarak davalının alacağını sürüncemede bırakmak kastıyla alacak iddiasında bulunduğunu yine tamamen kötü niyetli olarak mevcut itirazın iptali davası açtığı, ticari kayıtlar, ödeme belgeleri ve teyit edilen mutabakatlarla davacının alacağının olmadığının açık olduğunu; buna rağmen başlatılan takip ve mevcut davanın haksız ve hukuki dayanağının olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilerek, davalı lehine 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrası davacı kooperatif aleyhine kötü niyet tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, yargılama giderivle avukatlık ücretlerinin davacıya yükletilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, 733.864,81 TL alacağına karşılık, davalının ödemiş olduğu 169.890,00 TL düşüldükten sonra bakiye 563.974,81 TL alacağı için takip konusu icra takibini başlattığı, davalı şirketin ortağı ... Karakoç tarafından, davacı kooperatifin başkanı ... ...'nun hesabına 14.08.2017 tarihinde 10.000,00 TL, davacı kooperatifle ticari ilişkilerinden dolayı kooperatiften alacaklı oldukları anlaşılan ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... adlı kişilere farklı tarihlerde toplamda 49.829,30 TL havale yapıldığı, bu ödemelerin davalı şirket tarafından davacı kooperatife yapılan ödemeler olduğunun kabul edildiği, bununla birlikte davacı şirket tarafından, davalı kooperatife 145.360,00 TL ödendiğine dair "Davacı kooperatifin, davalı ... Ltd. Şti'ye düzenlediği, 25.05.2017/061457 ve 30.05.2017/061486 faturalar karşılığında, Kooperatif Başkanı ... ...'ya 145.360,00 TL elden ödenmiştir." yazılı tutanakta teslim eden olarak davalı şirket yetkilisi ... ... ...'ın şirket kaşesi üzerinde ve teslim alan olarak davacı kooperatifin başkanı ... ...'nun kooperatif kaşesi üzerinde imzalarının bulunması sebebiyle 145.360,00 TL'nin de davalı şirket tarafından davacı kooperatife yapıldığı kabul edildiği, ayrıca davalı şirketin muhasebecisi tarafından davacı kooperatifin davalı şirketten yaptığı satın almalar ile yapılan ödemeler karşılaştırılarak ve muavin defter kayıtları ile cari hesap kayıtları incelenerek düzenlenen ve davacı kooperatifin kaşesi üzeri imzalı, davacı kooperatifin davalı şirkete 198.593,44 TL tutarında borçlu olduğu konusunda mutabık kalınan mutabakatname de dikkate alınarak bu tutar da davalı şirket tarafından davacı kooperatife yapılan ödeme olarak kabul edildiği ve böylece ödemeler toplamı olan 573.672,74 TLnin davacı kooperatifin toplam alacağı olan 733.864,81 TLden mahsubu ile bakiye 160.192,07 TL üzerinden takibin devamına dair davanın kısmen kabulüne, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında dosya kapsamında mevcut belgedeki ifadelerin değiştirilerek belgede yazılı 145.360,00 TL nin faturaya/cari hesaba dayalı ödeme olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararında ... Karakoç tarafından açıklamasız olarak gönderilen 10.000,00 TL nin faturaya/cari hesaba dayalı ödeme olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ... Karakoç'un davalı şirketin ortağı olmakla birlikte aynı zamanda ödeme tarihinde müvekkili kooperatifin de çalışanı olduğunu, ödemenin cari hesap kapsamında değerlendirilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin temsile yetkisi bulunmayan, müvekkil tarafından tevdi mahalli olarak gösterilmeyen üçüncü kişilere yapıldığı iddia edilen ödemelerin alacaktan mahsubunun mesnetsiz olduğunu, mahkeme kararında belirtilen mutabakat metninin geçerli sayılmasının mümkün olmadığını, kararda esas alınan bilirkişi raporunun dosyada mevcut raporlar arasındaki en gerekçesiz, hukuki temelden uzak ve hükme esas alınmayacak nitelikte rapor olduğunu, alacağın likit olmasına rağmen yerel mahkeme kararında takibe haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz eden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen gerekçeli kararının harç yönüyle yazılmış olması ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 304 üncü maddesi gereği kararın yazım ve hesap hataları yönüyle yeniden düzenlenmesinin talep edildiğini, talepleri üzerine açılan celsede taleplerinin reddedildiğini, davacı tarafça 733.864,81 TL üzerinden itirazın iptali için dava açıldığını, davacının davasının kısmen kabulü ile 160.192,07 TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini, davacının 573.672,74 TL lik talebinin ise reddedildiğini, mahkemece harçların yanlış hesaplandığını, kararın harçlar yönüyle düzeltilmesi/tahsis edilmesi gerekirken aksine hükmün hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle ek kararın ortadan kaldırılmasını, yeniden hüküm kurulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece somut olayda davalıdan alınması gereken karar ve ilam harcını 10.942,72 TL'den fazla hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin ek karar yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.12.022 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verildiği, dosya içerisindeki delillere,davacı tarafın iddialarına, davalı şirketin cevap dilekçesindeki savunmalarına, mahkemece dava konusu olaya ilişkin dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri gidermek maksadıyla konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden alınıp hükme esas alınan 14.04.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporuna ve mahkemenin raporları ve delilleri takdirinde, vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı taraf vekilince yapılan istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı, davalı şirket vekilinin istinaf itirazları ise somut olayda eldeki davanın niteliğine göre ve yargılama sonunda verilen nihai karar yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken nispi karar ve ilam harcının kabul edilen miktar olan 160.192,07 TL üzerinden binde 68,31'i=10.942,72 TL olarak hesaplanıp davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı şekilde 38.525,06 TL olarak fazla hesaplanan karar ve ilam harcı üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı şirket vekilinin istinaf talebi bu yönüyle yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı kooperatifin alacağı bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden kooperatiften Nevşehir İcra Müdürlüğü'nün 2019/17421 Esas sayılı dosyası nedeniyle alacaklı bulunduğunu, ticari kayıtlar, ödeme belgeleri ve teyit edilen mutabakatlarla davacının alacağının olmadığının açık olduğunu, inkar tazminatına hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu, davalıya yapmış olduğu ödemeler hususunda da maddi hata yapıldığını, maddi hatanın istinaf mahkemesince değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan faturaya dayalı olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!