11. Hukuk Dairesi 2023/3037 E. , 2024/5419 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/452 Esas, 2023/460 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ:Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI :2022/474 E., 2023/22 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirkete iki adet faturadan kaynaklanan borcu bulunduğunu, davalının bu borca istinaden 100.000,00 TL kısmi ödeme yaptığını ancak bakiye borcun bu zamana kadar ödenmediğini, davalının borcunu ödemekten imtina etmesi üzerine davalı aleyhinde söz konusu borcun kaynağı olan faturalara dayanılarak ilamsız icra takibine girişildiğini fakat davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu anlamda davalı itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça düzenlenen 46.710,00 TL'lik faturaya konu ürünlerin müvekkiline teslim edildiğini ancak davacı şirketin anlaşılan fiyatın çok üzerinde bir fiyat üzerinden fatura kestiğini, bu nedenle müvekkilince de iade faturası düzenlendiğini, takibe konu diğer 385.846,68 TL bedelli faturaya konu ürünlerin ise müvekkiline teslim edilmediğini, yine bu fatura için de müvekkilince iade faturası düzenlendiğini fakat davacı tarafça müvekkilince düzenlenen iade faturalarının kötü niyetli olarak dikkate alınmadığını ve takibe geçildiğini, mevcut halde takibin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin ticari defterlerinin yasaya ve usule uygun düzenlendiği ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, alanında uzman mali müşavir bilirkişice tanzim edilen hüküm kurmaya, taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporunda davalının davacı şirkete toplamda 240.096,69 TL borçlu olduğu mütalâ edilmekle davacı iddialarının sübuta erdiği, davacının alacaklı olduğu iddiasını ispat ettiği vicdani kanaatine varıldığı, alacak alım satım ilişkisine dayanan alacağın basiretli olma yükümlülüğü bulunan davalı tarafından belirlenebilir ve likit olduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Sivas İcra Dairesinin 2022/14104 E. sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 240.096,69 TL asıl alacak yönüyle aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesine, takibin devamına karar verilen 240.096,69 TL asıl alacağın %20'si oranındaki 48.019,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme gerekçesi ve kararının yerinde olmadığını, mahkeme tarafından defterlerinin istemleri olmasına rağmen bilirkişiye tevdi edilmeksizin hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan bu cihetle yapılan inceleme eksik yapıldığını, müvekkili aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, gerekçeli kararda sadece tarafların basiretli tacir olmasına dayanılarak alacağın likit alacak olduğu vurgusu yapılmışsa da alacağın likit alacak olmadığının açıkladıkları hususlar dahilinde sabit ve yerel mahkemenin gerekçesi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirketin müvekkili firma ile anlaşmış olduğu ürünleri teslim etmediği gibi ürün başına çok yüksek tutarlar yazarak müvekkili firmadan alacak talep ettiğini, ürünlere yansıtılan fiyatların, piyasa rayicinin çok üstünde olduğu bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağını, ortalama fiyatlarının tespiti ile faturalardaki fiyatlar arasındaki farkın taraflarının haklılığını da ispatlayacağını, taraflarınca söz konusu ürünlerin niteliği, piyasa bedelleri, faturalarda belirtilen kalite ve nitelikte olup olmadığı ile ilgili keşif yapılması talebi olmuşsa da yerel mahkeme tarafından bu istemlerinin hiç birisinin kabul görmediğini, müvekkili şirketin davacı firmadan alacaklı konumdayken davacı tarafça kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını ve akabinde huzurdaki davanın açıldığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takip dosyası, form BA belgeleri, davalının beyanları, davalının ticari defter ve kayıtları ve denetime ve hüküm vermeye elverişli bulunan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacının takip talebine dayanak gösterdiği hesap ekstresindeki tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ödeme yaptığına dair yazılı kesin delil sunmadığı, yemin deliline dayanmadığı, verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iki adet faturaya dayalı yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!