WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3035 E.  ,  2024/5818 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1647 Esas, 2023/326 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/187 E., 2019/271 K.

Taraflar arasındaki patente tecavüz olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2014/09084 sayılı “Katlanabilir Koruyucu Tente Çatı” başlıklı patenti Türk Patent ve Marka Kurumu (Türkpatent) nezdinde tescil ettirdiğini, vekili aracılığıyla müvekkillerinin bir kısım müşterilerine ihtarnameler gönderip müvekkilinin patent ihlali yaptığını belirterek satın almamalarını, kullanmamalarını, imhalarını istediğini, müşterilerin durumu müvekkile bildirmeleri üzerine yapılan araştırmada bir ihlalin bulunmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin davalı ile vekilinden 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (551 sayılı KHK) 149 uncu maddesi uyarınca ayrı ayrı görüş bildirmelerini istediğini, aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki süre geçtiği halde cevap verilmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, öte yandan müvekkilinin ürünlerini adına tescilli 2016/01009 sayılı faydalı model kapsamında imal ettiğini, bu kullanımın sınai hak belgesi iptal edilmediği ya da hükümsüz kılınmadığı müddetçe bir başkasının sınai hak ihlali olarak kabul edilemeyeceğini, kabul etmemekle birlikte bir an için müvekkilinin ürünlerinin davalıya ait patentin koruma kapsamında kaldığı benimsense bile tescilli faydalı modele dayalı üretim sebebiyle patent ihlalinin oluşmayacağını ileri sürerek müvekkilinin davalıya ait 2014/09084 sayılı patentten kaynaklı haklara tecavüz etmediğinin 551 sayılı KHK’nın 149 uncu maddesi uyarınca tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 551 sayılı KHK’nın 149 uncu maddesindeki koşul yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının müvekkilinin patentine tecavüz ettiğini, patent konusu ürünün kısmen ya da tamamen üretilip taklit edilmesinin patent hakkının ihlaline yeteceğini, 551 sayılı KHK’nın 78 inci maddesi uyarınca davacının adına tescilli belgeye dayalı olarak 2016 yılında aldığı faydalı modeli savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda davacı ürünlerinin davalıya ait patent belgesi kapsamında kalmadığını, davacı adına tescilli 2016/010009 sayılı faydalı model belgesi uyarınca yapılacak bir üretimin dava konusu davalının 2014/09084 sayılı patentin koruma kapsamına girmediğini bildirdikleri, bilirkişi heyetinin yerinde incelemesi ile davalı patentindeki özelliklerin davalı ürününde bulunmadığı hususunun denetime uygun tartışıldığı gerekçesiyle davalıya ait 2014/09084 tescil numaralı patentten kaynaklanan haklara davacı ürünü yoluyla tecavüz edilmediğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit dosyasına rapor veren bilirkişinin işbu dosyada da görevlendirildiğini, bir ön yargıya sahip olduğunu, aynı bilirkişinin tespit dosyasına sunulan raporda eksik inceleme yapıldığını Mahkemeye bildirdiğini, yerinde inceleme saatinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bilirkişilerin eşdeğer kavramını yanlış yorumladığını, sırf malzeme farkının eşdeğerliği gidermeyeceğini, müvekkili ürününün fiziken incelenmediğini, patent konusu ürünün kısmen veya tamamen üretilerek taklidinin patent hakkının ihlali için yeterli olduğunu, davacının patenti taklit ettiğini, sırf farklı görünmek için detay denebilecek kısımları eşdeğer malzemelerle değiştirdiğini, itirazlara rağmen yeni ya da ek rapor alınmadığını, davacının 551 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesindeki koşulu yerine getirmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerinde inceleme sonucu düzenlenen bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı ürünlerinin dava konusu 2014/09084 sayılı patent belgesi koruma kapsamında kalmadığı sonucuna varılmakla davanın kabulü kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tek bilirkişi raporu ile karar verildiğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, kararın eksik incelemeye dayandığını, tespit dosyasına rapor veren bilirkişinin işbu dosyada da heyette bulunduğunu, sahip olduğu ön yargının tüm rapora sirayet ettiğini, aynı bilirkişinin tespit dosyasına sunulan raporda eksik inceleme yapıldığını Mahkemeye bildirdiğini, bilirkişinin unsurların bir kısmını yerinde incelemediğini, tespit dosyasındaki rapora itiraz ettiklerini, yerinde inceleme saatinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bilirkişilerin eşdeğer kavramını yanlış yorumladığını, sırf malzeme farkının eşdeğerliği gidermeyeceğini, doktrine göre iki unsur arasında şekil, boyut, kullanılan malzeme farklılıklarının aynı işlevi yerine getirdiklerinin, birbirlerinin ikamesi olduklarının anlaşılması halinde eşdeğer kabul edildiklerini, istemde yazılı sunta ile üründeki alüminyumun şekil ve işlevlerinin aynılık taşıdığını, istemdeki mafsallı montaj çubuğu ile çelik parçanın da aynı işleve sahip olduğunu, müvekkili ürününün fiziken incelenmesi halinde sunta yerine alüminyumdan yapıldığının fark edileceğini, patent konusu ürünün kısmen veya tamamen üretilerek taklidinin patent hakkının ihlali için yeterli olduğunu, davacının patenti taklit ettiğini, sırf farklı görünmek için detay denebilecek kısımları eşdeğer malzemelerle değiştirdiğini, benzer dosyaların değerlendirilmediğini, davacının 551 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesindeki koşulu yerine getirmediğini, davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, patente tecavüz olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 551 sayılı KHK'nın 73 üncü, 83 üncü, 136 ncı, 149 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.