WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3018 E.  ,  2024/1061 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/879 Esas, 2021/938 Karar
vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında 24.07.2012 tarihli el telsizi satışına ilişkin 19.06.2010 tarihli sözleşme akdedildiğini, davalının bu sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, taahhüt ettiği edimleri yerine getirmediğini, bu nedenle verilen siparişleri yetiştiremediklerini, başka firmalardan mal almak zorunda kaldıklarını belirterek uğranılan zarara ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili, 01.07.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 32.831,72 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının sözleşme gereği vermesi gereken teminat mektubunu tevdi etmediğini, herhangi bir zararının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 22.10.2015 tarih, 2013/44 E. ve 2015/704 K. sayılı kararı ile yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, davacının uğradığı maddi zararlarının tazmini ile yükümlü olduğu, gerek kâr kaybı gerekse sözleşme konusu malların daha fazla bir bedel ile başka bir yerden temini sebebi ile davacının uğradığı zararın 32.381,72 TL olduğu, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 32.381,72 TL maddi tazminat alacağının fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 17.01.2018 tarih, 2016/13827 E. ve 2018/80 K. sayılı kararıyla;
"1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacı, ancak fesih nedeniyle uğradığı zararı talep edebilir. Somut olayda menfi zararın, davacının davalıdan alacağı malın 3 üncü kişilerden alınmasından kaynaklanan bedel farkına karşılık gelmesi gerekir. Mahkemece iki mal arasındaki fiyat farkına ilişkin bedelin göz önüne alınarak tespit edilecek menfi zarara hükmedilmesi gerekirken ayrıca müspet zarara hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından taraflar arasında imzalanan sözleşmenin haksız olarak feshedildiği; alınan bilirkişi raporuna göre haksız fesih nedeni ile davacının dava tarihi itibariyle 25.285,56 TL menfi ve 6.308,26 TL müspet zararının olduğunun tespit edildiği; her iki zarar kalemi yönünden davanın kabulüne ilişkin ilk hükmün Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi tarafından davacının sadece menfi zararı talep edebileceği gerekçesi ile bozulduğu; bozma ilamı doğrultusunda davacının sadece menfi zarar talep edebileceğinin kabulü ile oluşa ve denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının 25.285,56 TL menfi zararı ve dava öncesi işlemiş faiz talebinin kabulünün bozma konusu yapılmamasından dolayı dava tarihine kadar işlemiş 630,58 TL faizi ile birlikte toplam 25.916,14 TL yönünden davanın kabulünün gerektiği, yine Mahkemenin ilk kararından sonra davalı tarafından davacıya ifa amacıyla 53.166,17 TL ödendiği bildirilmişse de yargılama devam ederken yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.916,14 TL'nin fesih tarihi olan 19.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından 02.11.2015 tarihinde İlk Mahkeme kararı uyarınca ifa amacıyla ödenen 53.166,17 TL'nin infaz aşamasında mahsup edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taleplerinin menfi değil müspet zarara ilişkin olduğunu, Mahkemece müspet zarara hükmedilmesi gerekirken menfi zarara hükmedilmesinin hatalı olduğunu, sözleşme feshedildiğinden menfi zarara hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Mahkemece uyulan Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin anılan bozma ilamı sonrasında davacının fesih nedeniyle uğradığı menfi zararının miktarı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 112 ve devam hükümleri

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.