WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3009 E.  ,  2024/5749 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/508 Esas, 2023/200 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/377 E., 2020/730 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.07.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... Center...Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerini diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, hesabın 16.01.2019 tarihinde kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2019/1872 E. sayılı dosyası ile ilamsız, Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2019/1873 E. sayılı dosyasıyla tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, davalıların borca ve ferilerine itirazının haksız olduğunu ileri sürerek ilamsız takip bakımından davalı ... Center...Ltd, Şti.'nin taşınmazları üzerinde toplam 860.000,00 TL bedelli ipotek limitinin düşülmesinden sonra kalan takip tarihi itibarıyla 1.962,063,18 TL üzerindeki itirazının iptaline ve takibin devamına, diğer borçluların tüm itirazlarının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; takibin ve davanın mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... Center...Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı kefiller açısından kat ihtarnamesi tebliğ edilemediğinden temerrütün takip tarihi itibarıyla oluştuğu, davalı asıl borçlu şirketin 23.01.2019 tarihinde temerrüte düştüğü, davacı Bankaca temerrüt faizinin % 48 olarak uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de davacının TCMB'na dava konusu kredi türündeki kredilere fiilen uygulanan faiz oranının kredinin temerrüde düştüğü dönemde yıllık % 24,37 olarak bildirildiği, taraflar arasındaki sözleşme uyannca temerrüt faizinin TCMB'na fiilen uygulandığı bildirilen % 24,37 faiz oranının % 50 fazlası olan % 36,56 olarak dikkate alınması gerektiği, davacı Banka ile davalılar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklanan davacı alacağına teminat olarak verilen toplam 860.000,00 TL bedelli davacı banka lehine ipotek tesis edildiği, ipotek resmi senetlerinin tetkikinde 340.000,00 TL bedelli ve 160.000,00 TL bedelli ipoteklerin asıl borçlu ... Center... Ltd. Şti. lehine düzenlenirken, 360.000,00 TL tutarlı ipoteğin ise asıl borçlu Şirket yanında müteselsil kefil ....TEL Telekomünikasyon...Ltd Şti.'nin borçlu ya da kefil sıfatı ile imzalandığı sözleşmelerden kaynaklanan davacı Banka alacağı için düzenlendiği anlaşılmakla asıl borçlu ... Center...Ltd. Şti. yönünden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci maddesi uyarınca 860.000,00 TL toplam ipotek tutarının ilamsız takibe konu edilen birinci sıradaki krediye ilişkin davacı alacağından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100 üncü maddesi uyarınca öncelikle faiz ve BSMV'den düşülmek suretiyle bakiye asıl alacak tutarının hükme esas alınması gerektiği, davalı kefil ....TEL Telekomünikasyon... Ltd. Şti. yönünden 360.000,00 TL tutarındaki ipoteğin adı geçen şirketin kefaletinin teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiğinden bu tutarın ilamsız takibe konu birinci sıradaki krediye ilişkin davacı alacağından öncelikle faiz ve BSMV'den düşülmek suretiyle bakiye asıl alacağın hesaplandığı, gayri nakit alacak yönünden genel kredi sözleşmesinin müşterinin temerrüdü başlıklı VI. bölümünün "depo talep hakkı" başlıklı 5 inci maddesi kapsamında asıl borçlu yönünden davacı bankanın gayri nakit alacağın depo edilmesini talep hakkı bulunduğu ancak sözleşmenin kefaleti düzenleyen hükümlerinde davalı müteselsil kefiller yönünden gayri nakit alacaklara ilişkin depo talebini öngören açık bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmakla müteselsil kefil davalılardan gayri nakit alacağın depo edilmesi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kat ihtarının kefillerin sözleşmede belirtilen adreslerine tebliğe çıkartıldığını, tebligatlar bila dönmüş olsa da sözleşmeye göre bu adrese çıkartılan tebligatların geçerli olacağını, kefiller yönünde temerrüt başlangıcının hatalı belirlendiğini, genel kredi sözleşmesinin 10 uncu maddesinde temerrüte ilişkin düzenleme yapıldığını, sözleşmeye göre bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak temerrüt faizinin belirlenmesi gerekeceğini, Mahkemeye sunulan en yüksek faiz oranının %32 olduğunu, %50 fazlasının %48 olacağını, bu oranın esas alınması gerektiğini, gayri nakdi risklerden kefillerin de sorumlu olması gerektiğini, genel kredi sözleşmesinin "Müşterinin Temerrütü" başlıklı bölümünün 5 inci maddesinde bankanın depo talep hakkının düzenlendiğini, sözleşmenin XI bölümünde de yine bu yönde düzenleme bulunduğunu, kefillerin de gayri nakdi riskten sorumlu olmaları gerektiğini, sözleşmenin 51 inci maddesinde müşteri ve kefiller için 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin bütün maddeleri bakımından bağlayıcı kılındığını, sözleşmenin 50 inci maddesinde dava dışı şirketin doğmuş olan alacaklarını kefilden talep edebileceğinin düzenlendiğini, asıl borçlu şirket yönünden ipotek limitinin düşülmediğini ve bundan dolayı aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece, borçlular lehine tesis edilen ipotek bedellerinin borçtan düşülmesi gerektiği belirtilerek, ipotek limiti üzerinden Banka aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, ipotekler nazara alınarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip de yapıldığını, dava dilekçesinde asıl borçlu ... Center...Ltd. Şti. bakımından ipotek limitlerinin düşülmesinden sonra kalan takip tarihi itibarıyla 1.962.063,18 TL üzerindeki itirazın iptalinin talep edildiğini, dava dilekçesinde talebin zaten ipotek limitinin düşülmesi yönünde olduğunu, ipotek limiti düşülmediğinden bahisle davacı Banka aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yine .... Tel Telekomünikasyon...Ltd. Şti. yönünden de ipotek limiti düşüldüğünü, bu limit kadar davacı Banka aleyhine nisbi vekalet ücretine hükmedildiğini, takip tarihinde borcun teminat altında bulunan ipotekler ile karşılanmayacağının açık olduğunu, bu nedenle bankaca tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile takip başlatıldığını, Mahkemece verilen karara göre kefil şirketin sanki ipotek limiti kadar borcu yokmuş gibi bir sonuca ulaşılacağını, halbuki borçlu şirket ve kefilin tüm borçtan sorumlu olduğunu, işbu dava bakımından ipotek limitinin dikkate alınması gerektiğini, Mahkemenin yapması gerekenin, ipotek limiti kadar borçtan sorumlu olmadığına karar vermek değil, ipotek limiti kadar borçtan davanın konusuz kaldığına karar vermek olduğunu, buna göre de ipotek limiti kadar Banka aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili Banka lehine hükmedilen vekalet ücretinin “Hazineye gelir kaydına” karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka lehine davalı asıl borçlunun kullandığı kredilerin teminatı olarak asıl borçlu ve .... Tel Telekomünikasyon...Ltd. Şti. lehine verilen ipoteklerin takip yapılırken 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi gereğince düşülmesi gerektiği, davacı tarafça takip yapılırken ve dava açılma aşamasında asıl borçlu şirket yönünden verilen ipotek yönünden takipte ve dava açılırken ipotek bedelinin düşülerek davanın kabulüne karar verilmesinin talep edildiği, genel kredi sözleşmesinin kefili olan .... Tel Telekomünikasyon...Ltd, Şirketi lehine verilen ipotek yönünden herhangi bir talepte bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince genel kredi sözleşmesinin kefili olan davalı .... Tel Telekomünikasyon...Ltd. Şt. yönünden verilen ipotek bedelinin düşülerek bu davalı yönünden davanın kısmen kabulüne ve davalıların da davada aynı vekille temsil edildiğinden davalılar yararına reddedilen nakdi alacak yönünden takdir edilen vekalet ücreti reddedilen nakdi alacak kalemi dikkate alındığında daha yüksek olmasına rağmen istinafa gelen tarafın sıfatı da gözetilerek davacı vekilinin reddedilen kısım yönünden davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin yüksek olduğuna yönelik istinaf başvurusunun yerinde görülmediği, kabul edilen kısım yönünden davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesi gerekirken Hazineye gelir kaydedilmesinin hatalı olduğu, sair hususlar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı, kefillerin temerrüt tarihi, gayri nakdi risklerden kefillerin sorumlu olup olmayacağı, asıl borçlu şirket yönünden ipotek limitinin düşülmesi ve buna bağlı vekalet ücreti, yine kefiller bakımından hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 45 inci ve 67 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.