11. Hukuk Dairesi 2023/2995 E. , 2024/5828 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/828 Esas, 2023/179 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.07.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 19.02.2009 tarihli satış sözleşmesi ile 26.02.2009 tarihli ek sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin sözleşme ekinde yer alan demirbaşları ve sabit kıymetleri tam ve eksiksiz olarak 19.03.2009 tarihinde Harvey Nichols mağazasında hazır bulundurduğunu ve davalı tarafa teslim edildiğini, demirbaş ve sabit kıymetlerin satış bedelinin ödendiğini, satış sözleşmesinin 6.2. maddesi çerçevesinde müvekkilinin madde hükmünde belirtilen özellikleri taşır stokları hazır bulundurduğunu, ancak davalı yanın iş bu stokları satın almaktan imtina ettiğini, davalı yanın ayrıca satış sözleşmesi çerçevesinde satın aldığı malların üzerinde bulunan ve sarf malzemesi olan alarm takozları ve iğnelerinin bedellerini de müvekkiline ödemediğini, bu konuda yaptıkları tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalı yanın satış sözleşmesi çerçevesinde satın almakla yükümlü olduğu dilekçe ekinde listesi yer alan stoklar için şimdilik 19.000,00 TL, davalının satın aldığı mallar üzerinde bulunan ve dilekçe ekinde listesi bulunan sarf malzemesi alarmlar için şimdilik 1.000,00 TL, stoklara ilişkin muhafaza ve nakliye masrafları için şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 21.000,00 TL’nin 21.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 22.02.2012 havale tarihli ıslah dilekçesiyle stoklarla ilgili alacak talebini 398.566,96 TL’ye, sarf malzemesi alarmlarla ilgili olarak alacak talebini 35.442,96 TL’ye, muhafaza masraflarına ilişkin alacak talebini de 3.965,40 TL’ye yükseltmiştir
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının kabul edilemeyeceğini, sözleşme ve ek sözleşme uyarınca satın alınmasında mutabık kalınan ürünlerin 19.03.2009 tarihinde teslim alındığını, bunların faturalarının kesilerek ödemelerin yapıldığını, ödemesi yapılmayan fatura kalmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, öte yandan Boby Brown ürünlerinin tutanağın son cümlesindeki yetkiye istinaden muhataba iade edildiğini, John Lob ve Kozmetik ürünlerin satış sözleşmesi kapsamına girmediğinden hem 05.02.2009 tarihli sayıma girmediğini hem de 21.03.2009 tarihli tutanakta yer almadığını, müvekkilinin, muhatabın elindeki tüm stokların tamamını kayıtsız şartsız almakla yükümlü olmadığını, böyle bir taahhüdünün hiç olmadığını, teslim tutanağında herhangi bir ihtirazi kayıt dermeyan edilmediğini, davacının sözleşme ifa edildikten sonra kendi elinde kalan ve satamadığı diğer stoklarını müvekkiline yüklemeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 16.01.2020 tarih, 2018/661 E. ve 2020/27 K. sayılı kararı ile taraflar arasında yapılmış 19.03.2009 tarihli tutanağa ekli listelerde yer alan 109 sayfanın kapsamı dışında, davacının deposunda bulunan mallar bakımından sözleşmenin 6. madde koşullarının gerçekleştiği ve davalının malları satın alma yükümlüğünde olduğu, davacı tarafça satışı yapılan, ancak davalı tarafça teslim alınmayan ürünlerden dolayı davacının davalıdan taleple bağlı kalınarak 437.975,32 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 02.03.2022 tarih, 2020/5235 E. ve 2022/1401 K. sayılı kararı ile "... Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen 26.04.2012 tarihli ilk karar, yeniden keşif ve inceleme yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğinden bahisle bozulmuş, ancak mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, bozmadan sonra yapılan keşif üzerine alınan bilirkişi raporu oluşa ve dosya içeriğine uygun görülmemiş, tarafların imzasını taşıyan 19.03.2009 tarihli 2. tutanakta tutanağa ekli listelerde yer alan 109 sayfanın kapsamı dışında davacının deposunda bulunan mallar bakımından sözleşmenin 6. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde davalının belirtilen şartları taşıyan malları satın alma yükümlülüğünün sözleşme ile kararlaştırıldığı ve ortada bu sözleşme hükmünü değiştiren başka bir sözleşme de bulunmadığı gözetilerek mahkemece araştırma ve incelemenin bu doğrultuda yapılıp gerektiğinde yeni bir keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hüküm yeniden bozulmuştur. Bu kez mahkemece bozma ilamına uyularak devam olunan yargılamada yeniden bilirkişi raporu alınmış ise de, söz konusu rapor denetime elverişli sağlıklı tespitler içermediği gibi yargılama sürecindeki sair raporlara atıf yapılmıştır. Ancak önceki tarihli bozma ilamlarında da ifade edildiği üzere yargılma sürecinde alınan önceki raporlar dahi yeterli tespit içermemektedir. Bu durumda yargılamada gelinen bu aşamada, davacının iddialarını ispat edemediği, ancak alarm, takoz ve iğne bedelleri yönünden 35.442,96TL üzerinden davanın kısmen kabulüne dair verilen 01.12.2015 tarihli mahkeme kararına karşı davalı tarafça temyiz yoluna başvurulmamış olup, 2016/3233 esas 2016/10891 karar sayılı bozma ilamı ile davacı lehine kazanılmış hakkın doğduğu gözetilerek davacı yanın sair taleplerinin reddi gerektiğinden, yazılı şekilde kurulan hükmün bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükmüne uyulan bozma ilamında dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı açıklandığı üzere davacı tarafın dava konusu iddialarını ispatlayamadığı, ancak alarm, takoz ve iğne bedelleri yönünden 35.442,96 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne dair Mahkemece verilen 01.12.2015 tarih, 2013/277 E. ve 2015/869 K. sayılı karara karşı davalı tarafça temyiz yoluna başvurulmadığı, bu yönden davacı lehine kazanılmış hakkın doğduğu, bunun dışındaki davacının diğer taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35.442,96 TL'nin 26.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşme hükümlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bidayet mahkemesi konumunda bulunan İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin değerlendirmeden ve gerekçelendirmeden uyduğu Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararının, yargılama safahatında ihdas edilen önceki tarihli bozma kararları ile kesinleşen olgularla ve dosyada mübrez haklılıklarının ispat eden bilirkişi raporları ile çeliştiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından ihdas edilen 16.06.2016 tarihli bozma ilamında gösterilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde dosya kapsamındaki deliller ile müvekkilinin haklı olduğunun ortaya konulduğunu, davalının belirtilen malları satın alma yükümlüğününün mevcut olduğunu ve bu yükümlülüğü ortadan kaldıran herhangi bir düzenlemenin olmadığını, kısaca davalının bu malları alma zorunluluğuna ilişkin tespitin kesinleştiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma kararının gerekçelendirmediğini, 03.10.2009 tarihli bilirkişi heyet raporunda, sözleşmenin feshi tarihinde davacı şirketin deposunda bulunan tüm ürünlerin faturaları, mali kayıtlar ile depoda bulunan ürünler incelenmek suretiyle bahsi geçen tüm ürünlerin, 05.02.2009 tarihinden önce satın alınmış olduğunun, defosuz olduğunun, sözleşme tarihi itibariyle son kullanma tarihinin dolmasına 3 aydan fazla kalmış olduğunun, sezonsuz ürün bulunmadığının titiz bir çalışma ile saptanmış olduğunu, satın alma şartlarının da mevcut olduğunun ortada olduğunu, bu itibarla davacının davasında haklılığını ortaya koyan somut delillere rağmen davacının davasını ispat edemediği şeklindeki soyut bir gerekçeye dayanan bozma ilamı esas alınarak ihdas edilen yerel Mahkeme kararının bozulması gerektiğini, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, davalı şirket sözleşme ile taahhüt ettiği yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi bahsi geçen sözleşme hükümlerinin de tanzim edilen tutanaklar ile değiştirilmediğini, gerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin gerekse Daire kararına gözü kapalı uyan İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyada mübrez, davacının davasındaki haklılığını kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya koyan bilirkişi raporlarını görmezden gelmesinin kararı hukuka aykırı kıldığını, tüm bu gerekçeler dikkate alınarak 03.10.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sabit hale gelen davanın kabulü ile hukuka uygun olarak tanzim edilen raporun dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken red edilen hususlar bakımından yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!