WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2989 E.  ,  2024/5280 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/959 Esas, 2023/388 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/296 E., 2021/140 K.

Taraflar arasındaki markanın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)'nde turizm sektöründe “... Hotel ve Resort & SPA" adı ve ünvanı altında işletmekte olduğu otel ile tanındığını,“ ... Hotel” ibaresinin 21.04.2015 tarihinde KKTC Kollektif ve Komandit Şirketler ve Ticari Unvanlar Yasası Fasıl 116 uyarınca ticari unvan olarak kaydettirdiğini, müvekkilinin Türkiye’de marka koruması elde etme amacı ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TürkPatent) nezdinde başvuru gerçekleştirdiğini, davalı şirketin bu marka başvurusuna “FLEKSUS" ibareli markayı gerekçe göstererek itiraz ettiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun)'nun 6 ncı maddesi uyarınca marka başvurusunun reddine karar verildiğini, markanın davalı tarafından kullanılmadığını ileri sürerek davalı adına tescil edilen 2013/23488 sayılı "FLEKSUS" ibareli markanın 6769 sayılı Kanun'une 26 ncı ve devamı maddeleri hükümleri gereğince 21.02.2019 tarihi itibariyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait "FLEXUS" markasının 12.02.2015 tarihinde tescil edildiğini, iptal için öngörülen 5 yıllık sürenin dolmadığını, ayrıca müvekkilinin tescil tarihinden bu yana markasını da kullandığını, iptal davasının süre dolmadan açıldığını, kötüniyet iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın iptal müeyyidesinden kurtulabilmesi için tescil edildiği her bir hizmet sınıf için bağımsız olarak ayrı ayrı kullanılması gerektiği, yargılama konusu markanın tescilli olduğu sınıflar yönünden kullanıldığını ispat yükü davalıda olduğu, ancak davalının kullanıma ilişkin kanıtları açık ve anlaşılabilir biçimde mahkemeye sunmadığı, dolayısıyla davalı adına 2013/23488 sayı ile tescilli FLEKSUS ibareli tescil tarihinden itibaren beş yıllık sürede ciddi olarak kullanılmadığı gerekçesiyle kullanmama nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 26 ncı ve devamı maddeleri gözetilerek iptaline, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TÜRKPATENT'e gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu markanın müvekkili tarafından ciddi ve pazar payı oluşturacak şekilde kullanıldığını, müvekkiline ait 2014 faaliyet raporunda FLEKSUS ibaresi altında verilen hizmetlerin ...'nın mobil finansal hizmetler alanında faaliyetler üreten fleksus, ödeme hizmetleri için özelleşmiş insan kaynağı ve bilgi birikiminin tesis edilmesini, Türk Telekom Grubu tarafından verilen ödeme hizmeti faaliyetlerinin desteklenmesini ve BDDK nezdinde gerekli lisanslamaların gerçekleştirilmesini hedeflendiğini, Fleksus uyumluluk çalışmalarının 2015'in ilk çeyreği itibariyle tamamlaması ile Elektronik Para Kuruluşu lisansı almaya hak kazanmış ilk kuruluşlardan biri olmayı hedeflendiğini, aynı rapora göre 2014 yılı itibariyle 2000'i aşkın üye işyerinde ... mobil ödeme servisini kullandığını, Fleksus Ödeme Hizmetleri A.Ş'nin bu amaçla ... A.Ş.'nin iştiraki olarak kurulduğunu ve 2015 yılındaki hisse devri yolu ile Türk Telekomünikasyon A.Ş'nin kontrolüne geçtiğini, müvekkilinin ticari defterlerini ibraz etmemesinin haklı bir mazerete dayandığını, müvekkilinin ..., TTnet ve Türk Telekom şirketlerinin birleşmesi yolu ile teşekkül ettiğini, birleşen şirketlerin her birinin kendi bünyesinde tuttuğu defterlerin bulunduğunu, bu süreçte iş yoğunluğu da dikkate alınarak ticari defterlerin hazır edilmesinin beklenmesi gerektiğini, ayrıca mahkeme tarafından defterlerin süresinde ibraz edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun)'nun 220 ve 222 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca işlem yapılacağının ihtar edilmediğini, usule aykırı bir tebligat çıkarıp hüküm kurduğunu bildirerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi bir biçimde kullandığı hususunun davalı bakımından ispat edilmesi gerektiği, ancak davalının bu hususu ispatlayamadığı, ayrıca her ne kadar davalı tarafça ticari defter ve kayıtlarının incelenmediği ileri sürülmüş ise de, mahkemece 10.03.2020 tarihinde yapılan duruşmada taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesine ve bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verildiği, bilirkişi raporunun içeriğinde ise davalı vekillerinden evrak istenmesine rağmen davalı tarafça herhangi bir belge sunulmadığının belirtildiği, raporun sunulduğu, 25.11.2021 tarihine kadar geçen süreçte davalı vekilince defterlerin hemen sunulamayacağını veyahut defterlerin bulunduğu yere dair herhangi bir bildirim yapılmadığı, kaldı ki davalı tarafça ticari defterlerin dışında kullanıma ilişkin fatura, broşür, ticari evrak ve sair belgenin de sunulmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait FLEKSUS markası 12.02.2015 tarihinde tescil edilmiş olup iptal için öngörülen beş yıllık sürenin işbu davanın açıldığı tarihte (17.09.2019) henüz dolmadığını, FLEKSUS markasının tescil tarihinden itibaren müvekkili şirket tarafından kullanılmakta olduğunu, müvekkil şirketin kötü niyetli hareket ederek davacı tarafın markasının tesciline engel olduğu iddiasının asılsız olduğunu, müvekkili şirketin ..., TTNET ve Türk Telekom şirketlerinin birleşmesi yoluyla teşekkül ettiğinden şirket birleşmeleri nedeniyle defterlerin toparlanmasının zaman aldığını, bu haklı mazeretlerinin mahkemeye bildirilmesine rağmen dikkate alınmadığını, mahkemece bu hususa ilişkin usulünce ihtar çıkartılarak tebliğ edilmediğini, defter sunmamanın hukuki sonuçları hatırlatılmadan, sadece ticari defterlerin ibraz edilmemesi gerekçesiyle hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek dilekçelerindeki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına 2013/23488 sayı ile tescilli FLEKSUS ibareli markanın tescil tarihinden itibaren beş yıllık sürede tescilli olduğu sınıflarda ayrı ayrı ciddi olarak kullanılıp kullanılmadığı ve buna bağlı olarak 6769 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi kapsamında kullanmama nedeniyle markanın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.

2. 6769 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.