WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2988 E.  ,  2024/5719 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/761 Esas, 2023/290 Karar
HÜKÜM :Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2018/754 E., 2021/187 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı Galata Akaryakıt Oto Taah. San. Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 18.09.2012 tarihli genel kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, söz konusu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kredi sözleşmesinde kefalet tarihinin el yazısı ile yazılması şartı yerine getirilmediği için kefaletin geçerli olmadığını, kefalet imzasını atan ...'nun davalı şirketi temsilen imza atma yetkisi bulunmadığını, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ilkesi kapsamında ...'nun asıl borçlu olduğunun kabul edilerek takibin bu şahsa yöneltilmesi gerektiğini, icra takibinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında 18.09.2012 tarihli, 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı şirket adına yetkili temsilci tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalanan sözleşmede, kefalet limitinin ve müteselsil kefil olma hususunun el yazısı ile yazıldığı ancak kefalet tarihinin el yazısı ile yazılmamış olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda kefaletin müteselsil kefalet, sözleşme tarihinin 26.12.2012, kefalet limitinin 10.000.000,00 TL olduğu ve bu miktarın el yazısı ile yazılıp imzalandığının görüldüğünü, davalının kefalet tarihinin şirket yetkilisinin el yazısı ile yazılmadığı yönündeki iddiasının haksız ve kötü niyetli bir itiraz olduğunu, yüklü miktarda kredi teminine yönelik bir sözleşmede, kefalet beyanının elle yazılıp tarihin elle yazılmadığını iddia etmenin basiretli tacir gibi hareket etmekle yükümlü olan davalının iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, hakkın açıkça kötüye kullanılmasınn hukuk düzenince korunmayacağını, kefaletin geçerliliğine yönelik davalı itirazlarına itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında 18.09.2012 tarih 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı şirket adına yetkili temsilci tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalanan sözleşmede, kefalet limitinin ve müteselsil kefil olma hususunun el yazısı ile yazıldığı ancak kefalet tarihinin el yazısı ile yazılmamış olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi geçersiz olduğundan davalı kefilin borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, Mahkemece davanın reddine karar verildiği ancak davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamasında isabet görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine, davacı banka davalı aleyhine icra takibi başlatmakta haksız ise de, kötü niyetli olduğu iddia edilmediği gibi bu yönde herhangi bir delil de sunulmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilerek onanmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.