11. Hukuk Dairesi 2023/2986 E. , 2024/5586 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/743 Esas, 2023/327 Karar
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2018/35 E., 2021/153 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... ... arasında akdedilen 23.02.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca adı geçene kredi açılıp kullandırıldığını, davalının sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2017/1680 E. sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin kredi sözleşmesinin asıl borçlusu ...'ın 25.02.2015 tarihinde imzalamış olduğu kredi sözleşmesine kefil sıfatıyla imza attığını, söz konusu kredinin ödeme nedeni ile kapatıldığını, asıl borçlunun alacaklı bankadan çekmiş olduğu başka kredi sözleşmelerine kefaleti bulunmadığı gibi yokluğunda yapılan limit arttırım işlemlerine de herhangi bir kabulünün olmadığını, takibe konu kredi alacağında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, asıl borçlunun alacaklı bankadan kullanmış olduğu kredi sözleşmelerine ilişkin olduğunu, kredi ilişkisinin yeni bir kredi olup müvekkilinin ilk kredi sözleşmesi ile verdikleri kefalet taahhüdünün kefil aleyhine genişletilemeyeceğini, kefalet şerhinin geçerli olmadığını, kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefaletinin geçerli sayılabilmesi için eşinin rızasının gerektiğini, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, icra takibinden sonra ancak davadan önce gerçekleştirilen 300.000,00 TL'lik ödeme nedeniyle dava tarihi itibariyle tespit edilen alacak dikkate alınarak Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2017/1680 E. sayılı icra takip dosyasına vaki davalı itirazının 1.236.534,68 TL asıl alacak, 388.291,34 TL işlemiş faiz, 34.277,05 TL %5 BSMV, 544,89 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.659.647,96 TL üzerinden ve asıl alacağın kredili mevduat hesabına ve ticari kredi kartından kaynaklanan 9.171,31 TL'lik kısmına dava tarihinden itibaren %30,24 oranında, 1.227.363,37 TL'lik kısmına dava tarihinden itibaren %39 oranında işlemiş faiz uygulanmak suretiyle iptali ile takibin devamına, itiraz edilen 1.518.002,87 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının sözleşmedeki kefaletinin geçerli olmadığını, eş rızası belgesinde müvekkilinin kefaletinin müteselsil kefalet olduğuna ilişkin bir kaydın bulunmadığını, bu nedenle eş rızasından bahsedilemeyeceğini, kefaletin geçersiz olduğunu, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda iki farklı hesap yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin bu borçtan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, yeni araçların satışı yapılmadan müvekkiline başvurulamayacağını, rehinli araçların satılması suretiyle 300.000,00 TL tahsilat yapıldığını, bilirkişi tarafından dava tarihi baz alınarak hesaplama yapıldığını ve mahkemece de bu doğrultuda karar verildiğini, bu şekildeki hesaplamayı kabul etmediklerini, davanın icra takibinden sonra davadan önce yapılan ödemeler düşülerek dava açılması gerekirken, yapılan tahsilatın ana paradan düşülmesini talep ettiklerini, ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişinin kök ve ek raporlarda da belirtildiği üzere davacı banka ile dava dışı ... ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve kredi kullandırıldığı, davalının da bu genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla eş rızası alınmak suretiyle kefaletinin bulunduğu, davalı asıl borçluya kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından alacağın tahsili için Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2017/1680 E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde açıkça takip tarihinden sonra asıl alacak yönünden işleyecek temerrüt faizinin talep edildiği, takip tarihinden sonra dava açılmadan önce 31.10.2017 tarihinde dosya kapsamında 300.000,00 TL'lik kısmi tahsilat yapıldığı, bu tutarın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 100 üncü maddesine göre öncelikle faiz ve fer'ilerinden mahsup edilerek dava tarihine göre alacağın tespit edilebileceği belirtilmek suretiyle yapılan hesaplama sonucu davacının davalıdan 1.236.534,68 TL asıl alacak, 388.291,34 TL işlemiş faiz, 34.277,05 TL %5 BSMV, 544,89 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.659.647.96 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davaya konu genel kredi sözleşmesinin 23.02.2015 tarihinde imzalandığı, davalı ...'ün 2.500.000,00 TL limitle sözleşmenin müteselsil kefili olduğu, aynı tarihte davalının eşi olan ... ...'ün de eş rızasının alındığı, eş rızası belgesinde açıkça kefalet türünün müteselsil, kefalet tutarının da 2.500.000,00 TL olduğu belirtildiğinden eş rızasının ve kefaletin geçerli olduğu, alacağın likit olması nedeni ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de doğru olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
113.190,65 TL temyiz ilam harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!