11. Hukuk Dairesi 2023/2983 E. , 2024/5279 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/881 Esas, 2023/424 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/517 E., 2020/450 K.
Taraflar arasındaki eser sahipliğinden kaynaklı tecavüzün tespiti, men'i, ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinin çekimini yaptığı fotoğrafları müvekkilinin rızası ve muvafakati dışında, aralarında daha önce gerçekleşen anlaşmaların hilafına olacak şekilde Türkiye'de ve dünyada da ticari amaçla kullandığını, müvekkilinin söz konusu fotoğrafları ilk olarak 2013 yılında davalı ...'nin talebi üzerine çektiğini ve davalıya bir yıl yurt içinde kullanma izni verdiğini, fakat bu çekimin üzerinden üç yıla yakın bir zaman dilimi geçtikten sonra davalının, aralarındaki anlaşmaya aykırı bir şekilde hem yurt içi hem de yurt dışı ticari faaliyet ve tanıtımlarında işbu fotoğraf çekiminden müvekkiline ait eserleri kullandığını, bunun üzerine ihtarname ile müvekkilinin haklarına tecavüz oluşturacak şekilde yurt içi ve yurt dışını kapsayan global çapta izinsiz kullanıma son verilmesi ve kullanılan dönem için tazminat ödenmesinin talep edildiğini, sonrasında davalı şirket tarafından söz konusu üç yıllık kullanıma ilişkin ücretin ödendiğini, akabinde Simit Sarayı'nın talebi üzerine yine aynı çekimlere ilişkin eserlerin davalı tarafından ücreti ödenmek sureti ile kullanımına devam edildiğini, son olarak, Simit Sarayı'nın menülerinde ve reklam panolarında Türkiye çapında ve global çapta kullanılabilmeleri için mali hakları 01.04.2017-01.04.2018 tarihleri ile sınırlı kalmak kaydı ile Simit Sarayı'na devredildiğini, söz konusu sürenin dolmasından önce müvekkili tarafından hatırlatma yapıldığını ve devam eden yazışmalarda davalının görselleri artık kullanmayacağını ve yurt çapında ve dünyada kullanımına son verildiğini ifade ettiğini ancak gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında kullanımlarına devam ettiğini, davalıya müvekkilinin maddi ve manevi haklarına tecavüzüne son vermesi için, yaptıkları eylemlerin hukuka aykırı olduğunu belirten, işbu eylemlere son vermemeleri halinde dava yoluna başvurulacağını bildiren ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin tebliği akabinde müvekkiline ait dava konusu edilen eserlerin, New York eyaletinde bulunan Simit Sarayı’nın menülerinde yer aldığının tespit edildiğini, davalı şirketin tecavüz eylemlerine, bütün ihtarlara rağmen devam ettiğini, müvekkilinin eserlerinin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) uyarınca güzel sanat eseri vasfına sahip olduklarını ileri sürerek öncelikle tecavüze konu eserlerin ve bu eserlerin kadrajlanmış hallerinin kullanımının durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, davalı Simit Sarayı’nın müvekkilinin 01.04.2018 tarihi itibariyle mali ve manevi haklarını ihlal ettiği sabit olduğundan, Türkiye ve global kullanımı için eserlerin telif bedeli için sözleşme yapılması durumunda elde edilecek sözleşme bedeli tutarının, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile, üç katı kadar tazminata istinaden müvekkili lehine şimdilik 1.000,00 TL ile birlikte tecavüzün ref'ine ve tecavüzün men’ine aynı zamanda müvekkilinin ihlal edilen manevi hakları bakımından 15.000,00 TL tutarında manevi tazminata hükmedilmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiş, 10.11.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca üç katı oranda maddi tazminat talebini 56.904,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmadığını bu nedenle müvekkili aleyhine dava açılmasının usule aykırı olduğunu, dava konusu fotoğrafların müvekkili ile dava dışı ... Reklam Tasarım Yapım A.Ş. arasında 01.02.2013 tarihinde imzalanan reklam ajansı sözleşmesi kapsamında çekildiğini, süre, sayı, yer ve her türlü kısıtlanmadan muaf olarak kullanım haklarından kaynaklı tüm bedellerin de ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının çektiği fotoğrafların müvekkili tarafından tarafların arasındaki anlaşma hilafına kullanıldığı iddiasının gerçek olmadığını, davalı ile davacı arasında imzalanmış, anılan fotoğraflarla ilgili "bir yıl yurt içinde kullanım izni" verildiği iddiasının da tamamıyla gerçeğe aykırı olduğunu, fotoğrafların 01.02.2013 tarihli sözleşme kapsamında çekildiğini, dolayısıyla dava konusu fotoğrafların müvekkili ile davacı arasındaki bir anlaşmanın değil müvekkili ile dava dışı ... Reklam Tasarım Yapım A.Ş. unvanlı şirket arasında akdedilmiş eserin tüm haklarını sınırsız olarak davalı şirkete veren iki tarafı da tacir olan taraflar arasında akdedilmiş ticari sözleşmenin ürünü olduğunu, davanın dava dışı ...'ya ihbar edilmesi haklarının saklı olduğunu, fotoğrafların kullanımı için ne sözleşmede ne de teklifte süre öngörülmediğini, aksine kullanımın süresiz olacağının açıkça düzenlendiğini, davacının müvekkiline noter aracılığı ile gönderdiği ihtarnamelerden sonra marka itibarının zarar görmesinden endişe eden müvekkilinin kullanımlarını herhangi bir davaya sebebiyet vermeden sonlandırdığını ve akabinde marka tanıtımına yeni fotoğraflarla devam etme kararı aldığını, 2017 yılı ikinci yarısında yeni bir fotoğrafçı ile anlaşarak yeni fotoğraflar çektirerek tüm mağazalarda dağıtıma çıkardığını, müvekkilinin kendisine bağlı tüm mağazalara ve sözleşme ilişkisi içinde bulunduğu Franchise ilişkisi dahilinde markasını kullandırdığı üçüncü kişilere davacıya ait görsellerin kullanımının sonlandırılması gerektiğini defalarca bildirdiğini, gerekli yazışmaları yaptığını, kabul anlamına gelmemekle, davalının iddia olunan ihlalde bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca dava konusu fotoğrafların 5846 sayılı Kanun kapsamında fikir ve sanat eseri olmadığını, herkes tarafından çekilebilecek nitelikte olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için dava konusu fotoğrafların kullanıldığı düşünülse dahi bu kullanımın müvekkilinin kastından değil ancak personelinin veya Franchise ilişkisi dahilinde markasını kullanan üçüncü kişilerin hatalarından kaynaklanabileceğini beyanla öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davada ileri sürülen talep ve iddialar mesnetsiz olduğundan davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu fotoğrafların 5846 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin beşinci fıkrası çerçevesinde güzel sanat eseri olduğu, davacının delil olarak sunduğu fotoğraflar, e-mail yazışmaları, davalı firmaya kesilen fatura, fotoğraf çekim formu dikkate alındığında davacının davaya konu fotoğraflar yönünden 5846 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki karine çerçevesinde eser sahibi sayılacağı, davalı ile ihbar olunan arasında akdedilen sözleşmede üçüncü kişi olarak geçen davacıyla, reklam ajansı ve reklamveren arasında davacının mali ve kullanım haklarını diğer kişilere devrettiğine dair bir sözleşmeye rastlanmadığı, aksine fotoğrafların izinsiz kullanımına dair yapılan yazışmalarda aracılar vasıtasıyla görüşüldüğü ve üç yıllık telif bedelinin ödendiği daha sonrada tekrar anlaşma yapılarak fotoğrafların bir yıl daha kullanılmak kaydıyla kullanım bedelinin davalı firmaya faturalandırıldığı, dolayısıyla fotoğrafların mali hakları yazılı sözleşmeyle devredilmediğinden sektörel değerlendirme de dikkate alındığında her bir yıllık kullanım halinde davacıya kullanım bedelinin ödenmesinin gerektiği, süre bittikten sonra fotoğrafların kullanımının devam ettiği davacının sahibi olduğu fotoğrafın kendisinden izin alınmaksızın bu şekilde kullanılması 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi çerçevesinde çoğaltma hakkı ve aynı Kanun'un 23 üncü maddesi çerçevesinde ise yayma hakkının ihlali olduğunu, davalı her ne kadar ... şirketi ile yaptığı sözleşme çerçevesinde kullanımı gerçekleştirdiğini ve pasif husumet ehliyetinin olmadığını iddia etmiş ise de 5846 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi hükmüne göre “Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmayan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez." denilmekle bu savunmaya itibar edilmediği, tazminat hesabına ya da emsal bedele ilişkin baz alınabilecek 16.05.2017 tarihinde davalı firmaya kesilen ve fotoğrafların bir yıllık kullanım bedeline ilişkin 18.968,00 TL bedelli bir fatura bulunduğu, belirlenen bedel üzerinden üç kata kadar tazminat takdirinin somut olaya uygulanabileceği, her ne kadar taraflar arasında belirli süreli sözlü bir anlaşma kurulmuş ise de sonraki yıllara ilişkin ihlallerin varlığı karşısında davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca kullanmış olduğu seçimlik hak gözetilerek üç katı bedel tazminatı talebi yerinde olduğu, ayrıca davacının fotoğraflarının kullanımında davacının eser sahibi olarak ismine yer verilmemesinin davacının 5846 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi çerçevesinde manevi hakkının ihlali sayılabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait eserleri 5846 sayılı Kanun'un 22 ve 23 üncü maddeleri uyarınca izinsiz kullanması ve yayınlanması nedeniyle eser sahipliğinden doğan mali ve manevi haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün men'ine ve ref'ine, aynı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca rayiç bedel 18.968,00 TL kabul edilerek, takdiren rayiç bedelin üç katı hesabı ile 56.904,00 TL telif tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazetede ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu fotoğrafların eser niteliğinde olmadığından mahkemenin görevli olmadığı, davanın pasif husumetten reddi gerektiği, davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemeyeceğini, dava dilekçesinde yer alan miktar yönünden zamanaşımı dava ile durmakla birlikte ıslah edilen kısım yönünden talebin zamanaşımına uğradığını, ıslaha karşı itiraz dilekçesinde zamanaşımı definde bulunulmuş ise de değerlendirilmediğini, ıslah talebinin reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının delil olarak dayandığı sözleşmede davacının yer almadığı, davacının davasını tecavüzü gerçekleştirdiğini iddia ettiği davalıya yöneltmesinin yerinde olduğu, dosyada yansıyan e-mail yazışmaları, bilgi ve belgeler ve davalının beyanı da dikkate alındığında davalının pasif husumeti bulunduğundan bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerektiği, ayrıca dava belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığından hukuki yarar yokluğuna yönelik istinaf isteminin de reddi gerektiği, ilgili sözleşmede davacı taraf olmadığı gibi taraflar arasında yapılmış mali hak devir sözleşmesi de olmadığı, 04.02.2016 tarihli muvafakatnamenin eserlerin 04.04.2016'ya kadar kullanımına ilişkin olduğu, davalı yanca 01.04.2018 tarihine değinki kullanımlar yönünden bedelin davacıya ödendiği, sonraki süreçte ise taraflar arasındaki e-mail yazışmaları ve ihtarnameye rağmen davalının kullanımını sona erdirmediği de dikkate alındığında davalının kullanımın hukuka uygun olduğundan söz edilemeyeceği, işbu davanın 01.04.2018 tarihinden sonraki kullanımlara yönelik açıldığı, taraflar arasında varsayımsal sözleşme ilişkisi kurulacağından davanın on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin iş yerlerinde kullanılan ve davacıya ait olduğu iddia edilen fotoğrafların 5846 sayılı Kanun kapsamında güzel sanat eseri olup olmadığı, davacının eser sahibi olup olmadığı, davalı kullanımlarının eserden kaynaklanan haklara tecavüz teşkil edip etmediği, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.
2. 5846 sayılı Kanun'un 4, 11, 15, 22, 23, 54 ve 68 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!