11. Hukuk Dairesi 2023/2964 E. , 2024/5402 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/448 Esas, 2023/371 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/1014 E., 2022/1054 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Almanya'da mukim ... şirketinden sporcu içeceği satın aldığını, ürünlerin dava dışı ... şirketi tarafından davalı ... şirketinden temin edildiğini, müvekkilinin bu ticaret sebebi ile mal bedeli ve navlun dışında muhtelif ödeme yapmak zorunda kaldığını, yanlış bilgi akışı, yanlış evrak düzenleme sonucunda ürünlerin Türkiye’ye girişinin sağlanamadığını, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkilinin taraf ehliyetinin olmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, 02.07.2021 tarihli ara kararı ile davacı vekiline davalı ... yönünden arabuluculuk tutanağı aslını sunmak üzere süre verildiği, aksi halde davalı ... yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilinin 19.10.2022 tarihli duruşmadaki beyanında "Davalı ...'nın Almanya'da kurulu bir şirket olup, Türkiye'de kurulu yabancı şirket olmadığından arabuluculuk şartı yerine getirilememiştir, yabancı şirket yönünden arabuluculuk dava şartı yoktur" şeklinde beyanı olduğu, davalı ... yönünden arabuluculuk tutanağı aslının sunulmadığı, bu hali ile dava tarihinden önce sonuçlanmış arabuluculuk tutanağı bulunmadığı ve eldeki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sundukları 16.07.2021 tarihli beyan dilekçesinin dikkate alınmadığını, davalı şirket hakkında fiili imkansızlık nedeniyle arabuluculuk başvurusunda bulunulamadığını, yabancı şirketler hakkında arabuluculuk kanununda arabuluculuk başvurusunun zorunlu olduğuna dair bir madde bulunmadığını, yabancı şirketler hakkında açılan davalarda arabuluculuk başvurusu yapılmasının zorunlu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 5/A maddesine göre Kanun'un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, somut olayda mahkemece 02.07.2021 tarihli ara kararı ile arabuluculuk tutanağının aslının sunulması için süre verilmişse de, davacı vekilinin müvekkili şirketin Almanya'da kurulu bir şirket olduğunu, Türkiye'de kurulu bir şirket olmadığından arabuluculuk dava şartının yerine getirilemediğini beyan ettiği, arabulucuya başvurmadan dava açıldığının davacı tarafın da kabulünde olup istinaf dilekçesinde de yabancı şirketler hakkında açılacak davalarda arabuluculuk başvurusu yapılmasının zorunlu olmadığını ileri sürülmüşse de, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "6325 sayılı Kanun yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır." şeklinde düzenlenmiş olup yabancı uyruklu şirketlerin de kanun kapsamında olduğu, eldeki davanın arabuluculuğa tabi davalardan olup, dava öncesi arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; taşıma sözleşmesinde kaynaklı zararın tazmini talebine ilişkin olup uyuşmazlık bir tarafı yabancı olan şirketin arabuluculuk ile ilgili mevzuat hükümlerine tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 4, 5/A maddeleri,
3. 6325 sayılı Kanun'un 1, 18/A maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!