11. Hukuk Dairesi 2023/2938 E. , 2024/5124 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/218 Esas, 2023/109 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/140 E., 2020/109 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/11431 sayılı ve “Türkiye İş Bankası Maximum Tema Kart” ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin 2016/65390 sayılı markasına dayalı olarak gerçekleştirdiği itiraz sonucunda, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 09. sınıf emtia bakımından kısmen reddedildiğini, bu karara karşı müvekkili tarafından yapılan itirazın da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin ülkemizin en çok tanınan “iş”, “Türkiye iş bankası” ve “maximum” markalarının sahibi olduğunu, müvekkili ile Tema Vakfı arasında akdedilen protokol gereğinde 02294 sayılı “maximum” tanınmış markası ile vakıf adına tescilli “tema” markasının 22.07.2010 tarihi itibariyle birlikte kullanılmaya başlandığını, dolayısıyla müvekkilinin dava konusu ibare üzerinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öncelik hakkı bulunduğunu, müvekkilinin “tema” unsurlu 2007/38295, 2007/38294, 2007/38293 sayılı markalarının da olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet davalı markası arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek YİDK'ın 2019-M-1150 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait mesnet marka ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, işbu dava bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı iddiaların dinlenemez olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/11431 sayılı başvuru kapsamında reddine karar verilen 09. sınıf emtiaların tamamının, ret gerekçesi 2016/65390 sayılı marka kapsamında yer alan emtialar ile aynı, aynı tür ya da yüksek düzeyde benzer emtialar olduğu, bununla birlikte başvuru ile ret gerekçesi marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal açısından var olan benzerliklerin bütünsel anlamda işaretlerin özellikle iktisadi kaynakları bakımından tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalini doğurabileceği, davacı yanın önceye dayalı hak sahipliği iddiasının, davacı lehine nispi ret engelinin aşması adına bir hak sağlamasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını, dava konusu ibarenin müvekkilinin tanınmış "Türkiye İş Bankası" ve "Maximum" markalarından oluştuğunu, bu ibarelerin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağladığını, müvekkilinin "tema" ibaresi üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı öncelik hakkı bulunduğunu, ayrıca "Tema" ibareli tescilli markalarının da bulunduğunu, dava konusu başvrunun bu markalarının serisi mahiyetinde olduğunu, "Tema" ibareli önceki markalarının hiç incelenmediğini, diğer yandan uyuşmazlık konusu 9. sınıf malların tüketicisinin bilinçli olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının farklı bulunduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,“Türkiye İş Bankası Maximum Tema Kart” ibareli dava konusu başvuru ile davalı şirkete ait 2016/65390 sayılı ve "Tema Kart" ibareli markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 9. sınıf mallar yönünden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu, zira her iki markanın asli unsuru "Tema Kart" ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuruda yer alan "Türkiye İş Bankası" ve "Maximum" ibarelerinin davacının çatı markaları olması nedeniyle iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, uyuşmazlık konusu 9. sınıf malların redde mesnet marka kapsamında yer alan mallarla aynı/aynı tür ve benzer olduğu, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, diğer taraftan davacının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada dinlenilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, ancak dava konusu başvuru sahibi davacı, davalı kurum nezdindeki itirazında 2007 tarihli markaları nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu da ileri sürmesine rağmen ilk derece mahkemesince bu hususta olumlu-olumsuz bir karar verilmediği, oysa davacının bu iddiasının doğru olması halinde, redde mesnet markanın davacının marka tesciline engel olmayacağının açık olduğu, davacının müktesep hak teşkil ettiğini ileri sürdüğü ve 2008 yılında tescil edildiği anlaşılan 2007/38293, 2007/38294, 2007/38295 sayılı markaları 36. sınıfta yer alan hizmetlerde tescilli olup uyuşmazlık konusu 9. sınıf mallarda tescilli olmadıkları, dolayısıyla somut olay bakımından, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartının gerçekleşmemesi karşısında müktesep hak koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği, bu durum karşısında mahkemece, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, uyuşmazlık konusu 9. sınıf mallar yönünden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas bulunduğu gerekçesinin yanında, davacının işbu dava konusu başvuru yönünden müktesep hakkının bulunmadığına dair yukarıda açıklanan gerekçe ile de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının müktesep hak iddiasının incelenip değerlendirilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu müvekkili banka marka başvurusunun tanınmış markaları olan ''Türkiye İş Bankası'' ve ''Maximum'' kelimelerinden oluştuğunu, marka başvurusunun, davalı şirket markasına karşı işbu tanınmış markaları ile birlikte yeterince ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, markalar arasında istinaf mahkeme kararının aksine karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili ile Tema Vakfı arasında akdedilen protokol gereğince 02294 sayılı ''Maximum'' tanınmış markası ile vakıf adına tescilli tanınmış ''Tema'' markasının 22.07.2010 tarihi itibariyle birlikte kullanılmaya başlandığını, ''Tema Kart'' ibaresinin kullanımı davalı şirketin mesnet markasının koruma tarihi olan 12.08.2016 başvuru tarihinden çok daha öncesine dayandığını, önceye dayalı kullanımın varlığı davaya konu markaların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, istinaf mahkemesi tarafından davaya konu kelime markasının kıyaslanmasında hataya düşüldüğünü, kararın aksine davalı şirket tarafından mesnet gösterilen ''Temakart'' marka ile müvekkili şirket marka başvurusuna konu ''Türkiye İş Bankası Maximum Tema Kart'' markasının benzer olmadığını, halk arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davaya konu marka başvurusunun müvekkili bankanın seri markalarından biri olduğunu, taraf şirketlerin ticari faaliyet alanları birbirinden tamamen farklı olup uyuşmazlık konusu markanın davalı şirketten farklı müşteri kitlelerine hitap ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!