WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2930 E.  ,  2024/5394 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/219 Esas, 2023/196 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/322 E., 2019/598 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "CEP" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin "cepte pos" ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu “cepte pos” ibareli başvuru ile müvekkilinin tanınmış “cep” ibareli markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu ve bu benzerliğin iltibasa neden olacağını, başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, dava konusu başvurunun tescili halinde davalı şirketin müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, müvekkilinin markalarının itibarının ve ayıt edici karakterinin zedeleneceğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018-M-5424 sayılı kararının iptalini, dava konusu markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olmadığını, "cep" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, iltibas bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/49755 sayılı ve “cepte pos” ibareli marka başvurusu ile davacı yanın önceki tarihli “cep-cepte” ibareli markaları, başvuru kapsamında kalan emtialar bakımından benzerlik göstermekte iseler de markaları oluşturan işaretler görsel, kavramsal ve işitsel olarak bütün olarak incelendiğinde, markalardaki ortak unsur olan “cep” ibaresinin günümüz şartlarındaki kavramsal niteliği itibariyle son derece zayıf ayırt edici vasfı nedeniyle, markaların ilgili tüketici nezdinde iltibasa yol açacak bir ilişki içerisinde olmadıkları, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki şartların oluşmadığı, davacı yan markalarının tanınmış olduğu kanaatine varılabilecek düzeyde delillerin dosyada mevcut olmadığı, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrasındaki şartların oluştuğundan bahsedilemeyeceği, başvuru konusu markanın kötü niyetli olarak tescil başvurusuna konu edildiğine dair herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, Ankara 4. FSHHM'nin 2017/178-2018/353 E/K sayılı ilamında dava konusu başvuru ile benzer nitelikteki "ceppos" ibareli markanın müvekkilinin markalarıyla benzer kabul edildiğini, "cep" ibaresinin zayıf bir ibare olmadığını, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını, bu markalar aynı zamanda tanınmış olduklarından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Cepte Pos" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "CEP" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEP" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrasındaki koşulların da somut olayda bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, ayrıca davacı vekilinin istinaf itirazında ileri sürdüğü "ceppos" ibareli başvuruyu davacının "Cep" ibareli markaları ile benzer gören Ankara 4. FSHHM'nin 2017/178-2018/353 E/K sayılı kararının, Dairemizin 2019/42 -2020/438 E/K sayılı ilamında belirtilen, markaların 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer olmadığı gerekçesiyle kaldırılarak davanın reddine karar verildiği ve Dairelerinin anılan kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/7029 -2022/1579 E/K sayılı ilamı ile onandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; “cep” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu tespiti, müvekkil markasının kullanımla ayırt edici hale gelmiş olması ve seri marka niteliği taşıması nedeni ile dayanaktan yoksun olduğunu, kararın aksine, müvekkile ait markalar seri marka niteliği taşıyan ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu, dolayısı ile yoğun kullanım sonucu ayırt edicilik kazanan ve uzun zaman süren tanıtım ve reklam faaliyetleri ile müvekkille özdeşleşen markanın ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu ileri sürmenin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, zaman içerisinde “cep” ibareli markalar müvekkil ile özdeşleşmiş olup, cep ibareli marka ile karşılaşan tüketiciler söz konusu markayı müvekkil markası olarak algılayabileceğini,“Cep” ibaresinin zayıf marka olma iddiası dayanaktan yoksun olduğu gibi, “cep” markalarının seri marka olması nedeni ile davalı markası müvekkil markalarının devamı ve yeni bir versiyonu olarak algılanabileceğini, müvekkil markasının tanınmış marka olması nedeni ile davalı tarafından haksız bir kazanım elde edilmesi kaçınılmaz olacağını ve müvekkil “cep” seri markalarının itibarının da olumsuz etkilenebileceğini, davalı markasının asli unsurunun “cep” olması nedeni ile tüketicilerin markayı müvekkil ile ilişkilendirmesi ve müvekkil markalarının devamı olarak algılamasının kaçınılmaz olduğunu, davalı markanın ayırt edicilik kazandırma vasfını haiz olmadığını, dolayısı ile davalı şirket vekilinin iltibas tehlikesinin bulunmadığı ve davalı markasının tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığı şeklindeki görüşüne katılma olanağı bulunmadığını, iltibas değerlendirmesinde ortalama tüketicinin dikkat ve özeninin esas alınacağı belirtilmişse de günümüzde teknolojinin çok hızlı şekilde gelişmesi ile gerek mobil gerekse internet ortamında sunulan her türlü hizmetin alıcısı toplumun her kesiminden tüketiciler haline geldiğini, dolayısı ile taraf markalarının hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinçli olmayan tüketiciler olduğunun kabulünün zorunlu olduğunu, kararda başvuru konusu markanın müvekkil markalarının seri markası olarak algılanma ihtimalinin göz ardı edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.