WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/293 E.  ,  2024/2356 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1864 Esas, 2022/1302 Karar

HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2013/386 E., 2019/110 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların dava dışı Onur Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50'şer hisse sahibi ortakları olduklarını, ortaklar arasında çıkan anlaşmazlık sonucu ayrılmaya karar verdiklerini, tarafların ortaklıktan ayrılmadan önce dava dışı şirketin Efes Pilsen, Mey İçki ve Coca-Cola bayiliği olmak üzere üç farklı alanda faaliyet gösterdiğini, ortaklığın sonlandırılması kararından sonra müvekkilinin Avanos Anadolu Meşrubat Turizm Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanıyla yeni bir şirket kurduğunu, ortakların ortaklığın sona erdirilmesine ilişkin olarak protokol imzaladıklarını, protokolün imzalanmasının ardından müvekkilinin dava dışı şirketteki hissesini noterde akdedilen devir sözleşmesi ile davalının eşine devrettiğini, yapılan protokol gereğince Coca-Cola bayiliğinin müvekkiline, Mey İçki bayiliğinin ise davalıya kaldığını, Coca-Cola ve Mey İçki'ye ait bilançoların çıkarılarak denkleştirme yapıldığını, ortaklığın fiilen sona erdirildiğini, protokolün 4. maddesi uyarınca dava dışı şirket adına kayıtlı bulunan ve müvekkilinin yeni kurmuş olduğu Anadolu Avanos Meşrubat Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne satışı yapılması kararlaştırılan beş adet araçtan birinin satışının halen yapılmadığını, protokole göre Coca-Cola ve Mey İçki Bayiliği paylaşımı nedeniyle müvekkilinin davalıdan 45.000,00 TL alacaklı olduğunu, bu alacak için icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, Efes Pilsen Bayiliğine ilişkin denkleştirmenin halen yapılmadığını, noter sözleşmesinin sadece hisse devriyle ilgili olduğunu, prosedürün yerine getirilmesi için yapıldığının protokol hükümleri ve devirden sonra gerçekleşen vakıalar ile sabit bulunduğunu, protokol gereğince Efes Pilsen A.Ş. tarafından bölge paylaşımının 15.05.2013 tarihinde yapıldığını, bu tarih itibarıyla Efes Pilsen'e ait bilançonun çıkarılması ve denkleştirilmesi gerektiğini, davalının hiçbir bilgi ve belge vermediğini, yapılması gereken denkleştirmeye yanaşmadığını, denkleştirme yapılırken 2010 yılında Nevşehir'de faaliyet gösteren Mutlu Tekel Bayisi'nin dava dışı şirkete olan 125.000,00 TL borcuna karşılık verilen taşınmazın 1/2 hissesinin dava dışı şirket adına alınması gerekirken davalı tarafından kendi adına alındığı hususuna dikkat edilmesi gerektiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 350.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hisse devir sözleşmesi ile dava dışı şirketteki tüm hisselerini müvekkilinin eşine devrettiğini, bu işlemin rızaya dayalı bir hisse devri sözleşmesi olduğunu, yapılan protokole göre dava dışı şirket bünyesindeki iş alanlarının üçüncü şahıs Anadolu Endüstri Holding bünyesindeki Coca Cola ürünlerinin dağıtımını davacının üstlendiğini ve ana şirket ile ilişkisine devam ettiğini, Mey İçki A.Ş.'ye ait alkollü içkiler grubunun dağıtımı ve pazarlamasının da müvekkili uhdesinde kaldığını, ana şirket olan Mey İçki A.Ş. ile hukuki ilişkinin devam ettiğini, üçüncü şahıs Anadolu Endüstri Holding bünyesindeki Efes Pilsen bira grubuna ait bölge ve mal paylaşımının da fiilen yapıldığını, iki eski ortak tarafından tüm malların 16.05.2013 tarihinde paylaşıldığını, depodaki malların alacak ve borçlar, banka kredi ve ödemelerinin 1/2 oranında bölüşüldüğünü, tarafların Anadolu Endüstri Holding ile arasındaki hukuki ilişkinin devam ettiğini, davacının talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının 2010 yılındaki Nevşehir'de faaliyet gösteren Mutlu Tekel Bayisi'nin dava dışı şirkete olan 125.000,00 TL borcuna karşılık verilen tapunun 1/2 hissesinin şirket adına olması gerekirken davalı adına tescil edildiği iddiasının da maddi ve hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, davacının adi ortaklık döneminde de davalıya karşı iyi niyete aykırı iş ve işlemler yaptığını, takas ve mahsup talepleri olduğunu, davacı ile düzenlenen 22.02.2013 tarihli protokole göre davacının alacaklı olarak gösterildiğini, protokol gereği davacıya devredilen vasıtaların davacı ayrıldıktan sonra kurduğu şirket olan Avanos Anadolu Meşrubat Tur. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'ne kesilen devirden doğan KDV'lerin müvekkili tarafından ödendiğini, Coca-Cola'ya devredilen vasıtaların kalan borçlarının büyük bir kısmının müvekkili tarafından ödendiğini, işbu davada herhangi bir alacağın tespit edilmesi halinde hesaplanacak bedellerin davacının alacağı ile takas ve mahsup edilmesini talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında bilirkişi heyetinden alınan rapora göre, davacının 87.000,00 TL alacaklı olduğu, devre konu araca ilişkin MTV'yi ödemede davacının mükellef olması nedeniyle talep edemeyeceği, 3.830,00 TL'nin mahsubu ile davacının 83.170,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 83.170,00 TL'nin dava tarihi olan 30.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, Mahkemenin 23.10.2019 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin karara karşı istinaf talebinde bulunduğu, istinaf harçlarının eksik yatırıldığı, davalı vekiline çıkarılan muhtıranın tebliğ edilmesine rağmen davalı vekilince süresi içerisinde eksik istinaf harcını yatırmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinde bulunmamış sayılmasına karar verilmiş, iş bu ek karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların dava dışı şirkette Mey İçki, Coca Cola ve Efes Pilsen şirketlerinin bayiliğini yapmakta iken 2012 yılı içinde ayrılmaya karar verdiklerini, ana şirketlerin bilgisi ve onayı ile 31.12.2012 tarihinde Coca Cola ve Mey İçki bayiliğine ilişkin fiili durum üzerinden bilanço çıkarılarak şirket paylaşımları yapıldığını, Coca Cola bayiliğinin müvekkiline, Mey İçki bayiliğinin ise davalıya bırakıldığını, daha sonra taraflar arasında 22.02.2013 tarihli protokol düzenlendiğini, protokol ile Efes Pilsen bayiliğinin bölge paylaşımı yapılıncaya kadar taraflar arasında ortak olarak devam edeceğini, Coca Cola ve Mey İçki bayiliğinin taraflara düşen alacak ve borç miktarlarıyla bayiliklere ilişkin yükümlülüklerin belirlendiğini, Coca Cola bayiliğinde kullanılan araçların müvekkiline devri, şirkette çalışan işçilerin tazminatı ve ne şekilde ödeneceği, ortak kullanılan deponun devri ile davalının ortak olunan dava dışı şirkete vermiş olduğu borç paraların faizlerinin ödenmesi gibi konuların kararlaştırıldığını, Efes Pilsen bayiliğine ilişkin ortaklığın devam etmesine rağmen henüz paylaşım yapılmadan müvekkilinin 25.02.2013 tarihinde dava dışı şirketteki hissesini davalının eşine devrettiğini, tarafların mutabık oldukları üzere Efes Pilsen bayiliğine ilişkin müvekkilinin ortaklığının fiili paylaşım tarihi olan 15.05.2013 tarihine kadar devam ettiğini, bu süreçte taraflar arasındaki ortaklığın adi ortaklığa dönüştüğünü, tüm hesap ve kontrolleri elinde bulunduran davalının baskın ortak konumuna geldiğini, bilirkişi heyetinin dava dışı şirketin kayıtlarının sağlıksız olduğunu, delil teşkil etmeyeceğini belirtmesine rağmen sadece davalının sunduğu kayıt ve belgeleri dikkate aldığını, kendileri tarafından sunulan delillerle tanık beyanlarının değerlendirilmediğini, davalının fiili durum ile resmi belgelerin ilgisi bulunmadığını bildiği halde bu belgeleri Mahkemeye sunduğunu, bilirkişi tarafından davalı tarafından sunulan ve usulüne uygun tutulmayan belgelerin dikkate alınarak hataya düşüldüğünü, banka hesap ekstreleri ve tanık beyanlarına yoğunlaşılmadığını, davalının baskın ortak olduğunu, ispat külfetinin yer değiştiği dikkate alınarak fiili durum üzerinden illiyet bağı kurulup buna göre karar verilmesi gerektiğini, davalının Efes Pilsen bayiliğine ilişkin paylaşımın adil yapıldığını, şirketteki ödemelerin borç ve alacakların bayiliğe ait iş araçlarının ve nakit durumun hesabını vermek durumunda bulunduğunu, adil paylaşım yapıldığını iddia eden davalının ispat külfeti altında olduğunu, Efes Pilsen bayiliğinin fiili paylaşımı için taraflar arasında mutabakat bulunmadığını, bilirkişinin ispat külfeti müvekkili üzerindeymiş gibi değerlendirme yaptığını, bu durumun hatalı olduğunu, davalının baskın yönetici olması nedeniyle tasfiye aşamasında hesap verme yükümlülüğü bulunduğunu, davalının Efes Pilsen bayiliğine ilişkin hangi usul ve şartlarda tasfiyenin gerçekleştiğine dair hiçbir belge sunmadığını, gerekçeli kararda iddialarının değerlendirilmediğini, ispat külfetinin dikkate alınmadığını, 5 adet aracın Efes Pilsen bayiliğine ait olduğu ve paylaşımının yapılmadığı iddiasının ileri sürüldüğünü, bilirkişi tarafından araçların değerinin 128.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalının ise bu araçların mutabakat dahilinde kendilerine bırakıldığını iddia ettiğini, davalının bu durumu ispat etmesi gerektiğini, davalının bu durumu ispat edememesi halinde bilirkişi raporuyla belirlenen 128.000,00 TL'nin 1/2'si olan 64.000,00 TL'nin davalıdan tahsili gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazın tarafların şirket ortakları döneminde Mutlu Tekel Bayi isimli işletmenin dava dışı şirkete olan borcuna karşılık taşınmazın şirkete verilmesi gerekirken davalı tarafından taşınmaz kaydının üzerine alındığını, şirketin alacağına karşılık alınan taşınmazın 1/2'sinin müvekkiline ait olduğunu, davalının ise limited şirkete geçiş sürecinde taşınmazdaki müvekkili hissesinin şirkete sermaye olarak konulduğunu ileri sürdüğünü, davalının bu iddiasını ispatlamakla yükümlü bulunduğunu, taşınmazın şirket mizanında bulunmadığını, taşınmazın tapu kaydının adi ortaklığın tasfiyesinden sonra davalı adına devralındığını, davalının iddiasını ispat edememesi halinde taşınmaza ilişkin müvekkilinin hissesine düşen 35.880,00 TL'nin davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, Efes Pilsen bayilik ortaklığının taraflar arasında 15.05.2013 tarihinde fiilen sona erdiğini, bankalarda toplam 225.870,70 TL para bulunduğunu, davalının bu paraların tek hesapta toplanarak şirketin davalının eşine olan borcuna karşılık kendisine ödendiğini, bu hususun protokolde kararlaştırıldığını ileri sürdüğünü, tarafların ortak olduğu Efes Pilsen bayiliğinin müvekkiline, davalıya ve davalının eşine hiçbir borcu bulunmadığını, davalının Efes Pilsen bayiliğine borç bulunduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğunu, banka dekontunda hiçbir ibarenin bulunmadığını, dekontun paylaşılması gereken paranın davalının eşine eft yapıldığını gösterdiğini, davalının ortak olunan hesaplarda bulunan paranın 1/2'si olan 112.935,35 TL'yi müvekkiline ödemesi gerektiğini, ortak hesapta bulunan paralardan davalının kendisine düşen bayilikte kullanılan hesaplara virman yaptığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairece davacı vekilinin karara karşı istinaf başvurusu kapsamında inceleme yapıldığı, davacının limited şirketteki fiili ortaklığının 15.05.2013 tarihi itibarıyla sona erdiği, davacının Efes Pilsen bayiliği yönünden davalıdan alacağı bulunduğunu ve alacağın miktarını usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlü olduğu, istinaf aşamasında alınan bilirkişi raporunda, Efes Pazarlama A.Ş.'den gelen belgeler incelenmek suretiyle dava dışı Onur Gıda Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Efes Pazarlama A.Ş.'den 01.01.2013-15.05.2013 tarihleri arasında iskonto yoluyla kazanılan paranın 263.260,14 TL olduğu, bu bedelden davacının payına düşecek tutarın %50 hisseye isabet eden 131.630,07 TL olacağının belirlendiği, davacı vekilinin Efes Pilsen bayilik hesabının denkleştirilmesi yönünden talebinin 112.935,35 TL olduğunun kabulü gerektiği, bilirkişi tarafından dava dışı şirketin Efes Pilsen bayiliği yönünden kazandığı paradan davacının hissesine düşen miktar 131.630,07 TL olarak belirlenmiş ise de, davacı vekili istinaf dilekçesinde açıkça Efes Pilsen bayilik hesabı nedeniyle talebini 112.935,35 TL ile sınırlandırdığından davacı vekilinin bu beyanının kendisini bağlayacağı, bu durumda Mahkemece Efes Pilsen bayiliğinin fiilen sona erdiği 15.05.2013 tarihi itibarıyla dava dışı Efes Pazarlama A.Ş.'nin dava dışı Onur Gıda Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne gönderdiği mallar, iskonto yoluyla kazanılan para miktarı tespit edilmek suretiyle Efes Pilsen bayiliğinin fiilen sona erdiği tarihte taraflar arasında akdedilen protokol kapsamında davacının davalıdan talep edebileceği bir alacak bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarının tespit edilerek hüküm kurulması gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile sadece davacının protokolde yer alan 45.000,00 TL alacak ile devredilmeyen 1 adet araç değeri olan 42.000,00 TL'nin toplamı 87.000,00 TL'den davacının da ödemekle yükümlü bulunduğu 3.830,00 TL MTV bedelinin mahsubuyla 83.170,00 TL alacağın tahsiline yönelik yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği, istinaf aşamasında yapılan inceleme sonucunda davacının Efes Pilsen bayiliği nedeniyle davalıdan 112.935,35 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, yeniden kurulan hüküm sırasında anılan miktar ile İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan ve davalı vekilince incelenebilecek herhangi bir istinaf başvurusu bulunmadığından İlk Derece Mahkemesi kararındaki 83.170,00 TL alacağın toplamı olan 196.105,35 TL alacağı bulunduğu kabul edilerek anılan miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı yan Efes Pilsen bayiliği için kullanılan araçlar bulunduğunu, bu araçların da gözetilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dava dışı şirket kayıtlarında Efes Pilsen bayiliği için kullanılan bir araç bulunduğuna dair bir kayıt bulunmadığı gibi davacı yanca bu yönde sunulan yazılı bir bilgi ve belge de bulunmadığı, Mahkemece, Efes Pilsen bayiliği için kullanılan araçlara yönelik davacı alacak talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin davalı adına 1/2 kaydı bulunan taşınmazın dava dışı şirkete ait olması nedeniyle davalının hissesine düşen değerin yarısının kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürdüğü, ispat külfetinin davacı üzerinde bulunduğu, tapu kaydının davalı adına olduğu, taşınmazın tarafların ortak olduğu şirkete ait olması gerekirken davalı adına tapu kaydının bulunduğuna ilişkin dosyada yazılı herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, Mahkemece taşınmaz hisse değerinin tahsili yönünden açılan davada davacının iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gözetilerek anılan husus yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davacı vekilinin hüküm altına alınan faiz türüne yönelik bir istinaf itirazı bulunmadığından yeniden kurulan hüküm sırasında bu husus gözetilerek hüküm altına alınan alacağa yasal faiz işletilmesine hükmedildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 196.105,35 TL'nin dava tarihi olan 30.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın baskın ortak olmasından yararlanarak hesap görmeye yanaşmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilmiş olmasına rağmen Efes Pilsen bayiliğine ait olan ve paylaşımı yapılmayan araçların dikkate alınmadığını, davalı tarafın araçların Efes Pilsen bayiliğine ait olduğunu inkar etmediğini ve ancak kendilerine bırakıldığını savunduğunu, ispat yükünün davalıda olduğunu, araçların değerinin yarısının (64.000,00 TL) davacıya ödenmesi gerektiğini, taşınmazın 1/2 hissesinin davacıya ait olduğunu, davalının bu taşınmazla ilgili iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davalı hesabına yapılan virman ödemelerinin borç ödemesi olduğunu davalının ispatlaması gerektiğini, yapılan bu para transferinin yarısının davacıya ait olduğunu, istinaf dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde ticari faiz istendiğinin açık olduğunu, bu sebeple yasal faiz işletilmesinin isabetsiz olduğunu, ispat külfetinin davalıya ait olduğunu, bağlantısız bileşik ikrar durumunun söz konusu olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında alınan raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, takas mahsup taleplerinin değerlendirilmediğini, iskonto hesabından giderlerin düşülmemiş olmasının doğru olmadığını, 22.02.2013 tarihli protokol çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini, davanın ispat edilmediğini, davacının paylaşım esnasında herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, müvekkili tarafından ödenen kalemlerin dikkate alınmadığını, bu hususta ek rapor tanzimi talepleri bulunduğunu, davacı talebinin hukuki dayanağı bulunmadığını, ıslaha konu edilen alacağın talep tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı, takas mahsup talepleri ve esas bakımından reddi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket ortaklığından ayrılmaya ilişkin protokolden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı vekilinin temyizi bakımından; davacı vekilinin istinaf dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde, alacak kalemlerinin işleyecek ticari faizi ile birlikte hüküm altına alınması istenilmiş olup bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Davalı vekilinin temyizi bakımından; davacı vekili ıslah dilekçesinde, 50.000,00 TL'nin dava tarihi itibari ile 300.000,00 TL'nin ıslah tarihi itibari ile işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiş olup Bölge Adliye Mahkemesince istinaf aşamasında ek olarak kabulüne karar verilen 112.935,35 TL bakımından da 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesine aykırı şekilde dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Taraf vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (A) 3-) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine (A) 3-) numaralı bent olarak "Davanın kısmen kabulüne, 83.170,00 TL'nin dava tarihi olan 30.12.2013 tarihinden itibaren, 112.935,35 TL'nin ıslah tarihi olan 20.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.