11. Hukuk Dairesi 2023/291 E. , 2024/5058 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/799 Esas, 2022/1724 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2018/459 E., 2021/112 K.
BİRLEŞEN DAVA Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/354 E. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen faydalı modele tecavüzün önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ve maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2016/06221 başvuru, tescil numarası ve 2015/05784 rüçhan numarası ile "Yenilikçi Kapı Kanadı ve Cumba Kapaması" buluş başlıklı modelin buluşunun ve sınai mülkiyet hakkının sahibi olduğunu, davalı şirketin bu ürünü teşhir ve reklam ederek 3 üncü kişilere satıp haksız kazanç elde ettiğini, bu buluşu kullandığını ve halen kullanmaya devam ettiğini, şirketin sadece 2018 yılı içerisinde 80.000 adet kapı üreterek sattığını, haksız yere ciddi gelirler elde ettiğini, Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/98 D. İş sayılı dosyası ile tecavüzün tespit edildiğini, davalının internet sitesinde davacının faydalı modeline ait tekniğin kullanıldığının anlaşıldığını, yapılan bu fiil/fillerin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 141 inci maddesi kapsamında tecavüz sayıldığını, ileri sürerek tecavüzün önlenmesini, durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, müvekkilinin maddi yönden uğramış olduğu fiili kaybının ve maddi zararının tespit edilmesini, tespit edilecek fiili kaybın ve maddi zararın davalıdan belirsiz alacak davası hükümlerine göre davalıdan tahsilini, lisans bedelinin tespiti ile tespit edilen alacağın belirsiz alacak davası hükümlerine göre davalıdan tahsilini, tecavüzü oluşturan ürünlere el konulmasını ve hükmün ilanını talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalının asıl davanın davalısı ile aynı adreste üretim yaptığını, asıl davada belirttiği iddiaları ileri sürerek, tecavüzün önlenmesini, durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, müvekkilinin maddi yönden uğramış olduğu fiili kaybının ve maddi zararının tespit edilmesini, tespit edilecek fiili kaybın ve maddi zararın davalıdan belirsiz alacak davası hükümlerine göre davalıdan tahsilini, lisans bedelinin tespiti ile tespit edilen alacağın belirsiz alacak davası hükümlerine göre davalıdan tahsilini, tecavüzü oluşturan ürünlere el konulmasını ve hükmün ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kapı üretimi yapan şirket olmadığını, husumet yokluğu nedeni ile davanın reddi ile belirsiz alacak şeklinde açılan davanın dava şartı yokluğu ile reddinin gerektiğini, davaya konu "Yenilikçi Kapı Kanadı Cumba Kapamasının" tüm piyasa tarafından uzun zamandır kullanılagelen bir model olduğunu, ürünün faydalı model olabilmesi için yeni bir buluş özelliğini taşımasının gerektiğini, tescil hakkının kötüye kullanıldığını, müvekkili şirketin bu modeli 2011-2012 ve 2013 yılları arasında Netmak şirketinden temin ettiğini, tescilin 2016 yılında yapıldığını, tekniği daha önceden bilinen bir tekniğin tescilinin yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının taleplerini belirsiz alacak davası olarak ileri süremeyeceğini, Mahkemece 17.04.2019 tarihinde yapılan tespit üzerine yine Mahkemece refakate alınan bilirkişi marifeti ile yapılan inceleme neticesinde müvekkili şirketin davacı tarafın iddia ettiğinin aksini Mahkemenin 2018/459 E. sayılı dosyasında belirtilen faydalı model tasarımından tamamıyla farklı bir üretim tekniği geliştirildiğinin tespit edildiğini, bu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunun bir diğer somut göstergesinin ise Mahkemece verilen tedbir kararına istinaden yapılan haciz aşamasında refakete alınan patent uzmanı bilirkişisinin de raporunda izah ettiği üzere davacı tarafın iddia ettiği tekniğin kesinlikle kullanılmadığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi alınan raporlar ile asıl ve birleşen davada davalıların ürettikleri kapıda davacının faydalı modelini kullanmadıkları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarının teknik ve bilimsellik incelemesi yönünden denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporlarda müvekkili adına tescilli faydalı model ile davalının ürettiği ürünler arasında sadece tasarımsal ve şekli yönden kıyaslama ile inceleme yapıldığını, ancak üretim tekniği ve bu tekniğin sağladığı yenilik ve fayda yönünden teknik inceleme ve bilimsellik değerlendirmesinin yapılmadığını, ürünün üretim tekniği ve çalışma prensibiyle alakalı hiçbir incelemenin ve değerlendirmenin yapılmadığını, bu durumda davalının ürünün tasarım ve şekli yapısında değişikler yaparak aynı üretim tekniği ile müvekkili adına tescilli faydalı model hakkına tecavüz edece üretim yapmasının önü açıldığını, Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/98 D. İş sayılı dosyası üzerinden keşfen yaptırdıkları bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan bilirkişi raporunda davalı şirketin fabrikasında ürettiği, satış için teşhire sunduğu ve ticari olarak iç ve dış piyasaya arz etmiş olduğu tüm iç kapıların üretim tekniğinde, sınai mülkiyeti müvekkiline ait bulunan faydalı modelin tekniğinin birebir uygulanmak suretiyle kullanıldığının ve bu suretle davalı şirketin müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüzde bulunduğunun kesin olarak tespit edildiğini, müvekkiline ait faydalı modelin istemler bölümünde bakıldığında 8 tane istemin hepsinin de davalının ürettiği tüm ürünlerde mevcut olduğu ve müvekkiline ait faydalı model ile birebir örtüştüğünün anlaşıldığını, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bu hususlarda hiçbir teknik inceleme dahi yapılmaksızın işin kolayına kaçılarak sadece şekilsel inceleme ile eksik araştırma ile rapor tesis edildiğini, davalı tarafça üretilen ve satılan ürünleri üretim tekniği ve sağladığı fayda ile müvekkiline ait faydalı modelin üretim tekniğinin ve sağladığı faydanın tamamen aynı olduğunu, teknik detaylardan da anlaşılacağı üzere müvekkiline ait faydalı modelin davalılarca üretim tekniği ve sağladığı fayda bakımından ve hatta şekil bakımından dahi yüzde 99 oranında taklit edildiğinin tartışmasız olduğunu, davalı Ayka Kapının müvekkiline ait faydalı modelde çok küçük şekilsel değişiklikler yaparak üretimini yaptığını, haksız ticari kazanç sağladığını, davalıların Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/98 değişik iş sayılı dosya kapsamındaki mahallinde keşif icrasına kadar ürettikleri tüm ürünlerde müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz ettiklerinin sabit olduğunu, bu yönden önceki tecavüz eylemleri nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın tespit edilerek davalılardan tazmin edilmesine karar verilmesinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların ürettiği ürünlerin davacıya ait TR 2016 06221 Y no.lu faydalı model hakkına 6769 sayılı Kanun'un 141 inci madde ve devamı maddeleri uyarınca ihlal bulunmadığının dosyada alınan üç ayrı bilirkişi raporunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ve ayrıca birleşen davanın davalısı tarafından müvekkiline karşı açılmış olan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talepli davanın yargılamasının devam ettiğini, bilirkişi heyeti raporunda, davalıların halen üretim ve satışına devam ettiği kapı modeli, 5 istemin 4'ü yönünden, müvekkil adına tescilli bulunan faydalı modelden birebir kopyalanarak üretilmekte oldu kesin surette tespit edilmiş olup, bu bakımdan %80 oranında benzerlik bulunduğu hususunda tereddüt olmadığını, Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/341 E. dosyası kapsamında davaya konu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talepli dava açıldığını, hükümsüzlük davası kapsamında verilecek kararın bu dava kapsamında verilecek kararı doğrudan etkileme ihtimali bulunduğunu, bu nedenle bu dava bakımından bekletici mesele yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava faydalı modele tecavüzün önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ve maddi tazminat istemine ilişkinidir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!