WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2909 E.  ,  2024/5692 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/247 Esas, 2023/429 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/778 E., 2021/1110 K.

Taraflar arasındaki tanıma ve tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında karşılıksız çek sebebi ile Ürdün Haşimi Krallığında görülen 2015/10764 numaralı davanın sonucunda Mahkemece, davalının toplam 107.200,00 Dinarı müvekkiline ödemesine hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini ileri sürerek dava dilekçesinde bilgilerine yer verilen yabancı mahkeme kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hukuki yararı bulunmadığını, tenfizi talep edilen kararın ihtiyati haciz mahiyetinde bir karar olup ilam niteliğinde kabul edilemeyeceğini, tenfizi talep edilen kararın müvekkilinin savunma hakkı kısıtlanarak verildiğinden kamu düzenine aykırı olduğunu, kararın tenfiz için aranan konsolosluk onayından da yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tenfızi istenen kararın verildiği ülke usul hukukuna göre verilmiş ve usulünce kesinleşterilmiş bir ilam olduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun
'nun (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinde belirtilen tenfız şartlarını taşıdığı, davalıya tebligat yapılmasına rağmen kararın verildiği ülkedeki mahkemeye katılmadığı, Konsolosluk ve resmi makamlarca kararın kesinleştiğinin tasdik edildiği, tercüme evraklarının ve karar aslının dosyaya sunulduğu, şeklen şartları haiz iş bu yabancı mahkeme kararının uygulanmasının Türk kamu düzenine aykırı sonuçlar doğurmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalının alacağı karşılamaya yeter tutarda mal varlığına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu dava bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, Mahkemece dosyadan el çekildikten sonra ihtiyati haciz kararı verilmesinin doğru olmadığını, tanıma ve tenfiz kararları tespit niteliğinde kararlar olduğu halde nispi harç alındığını ve davacı yararına nispi vekalet ücreti takdir edildiğini, davacı tarafından mahkeme tarafından belirlenen harcın dosyaya yatırılmadığını, harcın müvekkil tarafından yatırıldığı dosyada mevcut olmasına rağmen aynı harcın müvekkilinden tahsilinin istenmesinin de eksik inceleme ile karar verildiğini gösterdiğini, mahkeme kararının aslının ve kesinleştiğine dair kararın dosyada mevcut olmadığını, tercüme belgeler incelendiğinde bu konuda sorumluluk kabul edilmediği yönünde beyanların olduğunu, davacının hukuki yararı bulunmadığını, tenfizi talep edilen kararın ihtiyati haciz mahiyetinde bir karar olup ilam niteliğinde kabul edilemeyeceğini, tenfizi talep edilen kararın müvekkilinin savunma hakkı kısıtlanarak verildiğinden kamu düzenine aykırı olduğunu, kararın tenfiz için aranan konsolosluk onayından da yoksun olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tanıma ve tenfiz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5718 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 52 inci maddeleri aynı Kanun'un 53 ve 54 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkin olup, tenfiz davalarının eda davası değil tespit davası niteliğinde olması nedeniyle, İlk Derece Mahkemesince maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde nispi harca ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin tümüyle hükümden çıkarılarak yerine " Davacı tarafça peşin yatırılan 22.804,95 TL'den maktu karar ve ilam harcı 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 22.745,65 TL'nin istek halinde davacıya iadesine, davacının yaptığı 80,70 TL harç masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılması ve hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan, "79.538,29 TL"nin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "4.080,00 TL" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.