WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2905 E.  ,  2024/5809 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1156 Esas, 2022/1269 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2027/726 E., 2019/810 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %15,37 oranında hisseye sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 29.03.2017 tarihli genel kurul toplantısında finansal tabloların görüşülmesine ilişkin 2 no.lu gündem maddesinin müvekkilinin talebi üzerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi kapsamında 1 ay ertelendiğini, ertelenen genel kurul toplantısının 08.05.2017 tarihinde yapıldığını ve müvekkilinin 2 ve 3 no.lu gündem maddelerine muhalefet şerhini yazdırmak suretiyle muhalif kaldığını, ertelenen toplantıda finansal tabloların müzakeresinin ikinci defa ertelenmesinin talep edildiğini ancak bu talebin reddedildiğini, ... ...'ın sahip olduğu hisseler hukuksuz şekilde mirasçılarına pay edildiğini, bu konuda dava açıldığını, müvekkilinin 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca finansal tabloların müzakeresinin tekrar geri bırakılması hakkının gasp edildiğini, finansal tabloların kabulüne ilişkin gündemin 2 numaralı kararın ve buna bağlı olarak yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 3 nolu kararın yasaya ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ayrıca yönetim kurulu başkanının, ibra oylamasında kullandığı olumlu oyların geçersiz olduğunu ileri sürerek 08.05.2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2 ve 3 no.lu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 29.03.2017 tarihli genel kurul toplantısının davacının talebi üzerine 08.05.2017 tarihinde yapıldığını, bu kez davacının ikinci kez erteleme talebinin reddedildiğini, toplantıda faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablosunun oyçokluğu ile kabul edildiğini, davacının bu karara karşı muhalefet şerhi bulunmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında finansal toplantıları ikinci kez erteleme hakkı şartlarının oluşmadığını, ibra oylamasının 6102 sayılı Kanun'a uygun olarak yapıldığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket kayıtlarında usulsüzlük yapıldığına ilişkin herhangi bir somut delil ibraz edilmediği gibi iddia ve ispat edilmediği, davalı şirket kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, diğer yandan finansal tablo ve faaliyet raporlarının genel kuruldan onbeş gün önce şirket merkez veya şubelerinde hazır edilmediğine ilişkin somut delil ibraz edilmediği anlaşıldığından faaliyet raporu ile finansal tabloların onaylanmasına ilişkin gündemin 2 nci maddesiyle alınan kararın kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılığından bahsedilemeyeceği, 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi şirket yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisine haiz kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamayacağı düzenlendiği, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin gündemin 3 üncü maddesiyle alınan kararın davalı şirketin 08.05.2017 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu başkanı olan ...'ın, diğer yönetim kurulu üyeleri olan ... ... ve ... ... ...'ın ibrasına ilişkin kararda oylamaya katıldığı ve verdiği olumlu oylarla nisap sağlandığı, bu haliyle adı geçenin oylamaya katılmak suretiyle 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi kapsamındaki yasağa aykırı karar alındığı, diğer yandan yönetim kurulu başkanı ...'ın ibrasına ilişkin kararda, annesi ...ın kullandığı olumsuz oyun, yapılan itiraz üzerine dikkate alınmamak suretiyle olumlu yönde karar aldırıldığı, kaldı ki davalı şirketin son 3 yıldır sürekli zarar etmesi nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin başarılı olarak görev yaptıklarından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 08.05.2017 tarihli genel kurul toplantısında 3 numaralı gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında sadece bilgi alma ve inceleme hakkının davalı şirket tarafından kullandırılmadığına ilişkin iptal sebeplerinin inceleme ve değerlendirme konusu yapıldığının, oysa ki 08.05.2017 tarihli genel kurul toplantısına esas hazirun cetvelinin gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin gerçek ortaklık durumu dikkate alınmadan gerçekleştirilen genel kurul toplantısında alınan tüm kararların hükümsüz sayılması gerektiğini, çünkü iptali talep edilen kararların emredici hükümlere aykırı olduğunu, toplantı ve karar nisabının sağlanmamış olduğuna dair itirazlarının bile değerlendirilmediğini, müvekkillerinin finansal tablo ve faaliyet raporlarını incelemek istediklerini ancak çeşitli bahanelerle evrakları müvekkillerinin incelemesine sunmadığını, dikkate alınan hazirun cetvelinin şirketin gerçek ortaklık yapısını yansıtmadığını, 07.02.2016 tarihli yönetim kurulu kararıyla ... ... ...'ın davalı şirkette sahip olduğu payların haksız şekilde mirasçılarına dağıtıldığını ve yapılan pay taksimi sonucu oluşan yeni ortaklık yapısını pay defterine kaydedildiğini, ancak bu şekilde yapılan pay taksiminin murisin veraset ilamındaki pay dağılımına aykırı olduğunu söz konusu pay dağılımının murisin tenfizi kabil olmayan vasiyetnamesi uyarınca yapıldığını, bahsi geçen vasiyetnamenin iptali talepli davanın hala derdest olduğunu, şirket yönetim kurulunun tenfiz edilmemiş vasiyetname uyarınca murisin sahip olduğu şirket paylarını mirasçılara pay ettiğini ve pay defterine kaydettiğini, taraflarınca yönetim kurulu kararlarının tespitine yönelik açılan davanın da İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/2013 E. sayılı dosyasında görüldüğünü ve yargılama neticesinde kararın hükümsüzlüğünün tespitine ve paydaşlık yapısının eski hale iadesine karar verildiğini, somut olayda murisin paylarından doğan oy haklarının aralarında husumet bulunan davalı şirket ortaklarınca (mirasçılar) oy birliğiyle verilecek kararlarla kullanılmasının mümkün olmadığını, dava konusu genel kurul toplantısına ... ... ...'ın şirket hisselerini temsilen kimsenin katılmadığı bu durumda genel kurul toplantı nisabının ... ... sağ imiş gibi esas sermaye tutarının tamamı üzerinden hesaplanması gerektiğini, karar nisabının ise ... ...'ın hissesine ilişkin olumlu veya olumsuz oy kullanmadığının dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini bu şekilde yapılan hesaplamada dava dışı ortak ...'ın ve müvekkillerinin olumsuz oyları hesaba katıldığında bütün kararların salt nisap yokluğu nedeniyle geçersiz olduğunun görüleceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin hatalı olduğunu, şirketin zarar etmesini nedeni yönetim kurulu faaliyetlerinden kaynaklanmadığını, davacının ihbarları yüzünden şirketin bir ceza ödemek zorunda kaldığını 2014 yılı karının 4.619,02 TL 2015 yılı zararının 18.179,59 TL olduğunu 2016 yılında ise zararın 31.712,43 TL şeklinde hesaplandığını, 2016 yılındaki hesaplanan zararın Beşiktaş Belediyesine ödenen imar para cezası olduğunu, davacının müvekkili firmayı sürekli şikayet ettiğini ve esasen davacının kendisi tarafından kanuna aykırı olarak yapılan inşaatlar nedeniyle müvekkili firmaya belediye tarafından cezalar kesildiğini, davacının yönetim kurulu başkanı ...'a karşı husumet beslediğini ve ...'ı tehdit ettiğini bu sebeple görülmekte olan ceza davası bulunduğunu, alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin finansal tablolarını gerçeği yansıttığını bu konuda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı hususlarının tespit edildiğini, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/213 E., 2018/686 K. sayılı dosyasında verilen kararla miras yoluyla elde edilen payların paylaşımını iptal edildiğini, iptal kararıyla birlikte eldeki dava dosyasına konu genel kurul kararına muhalif davacı ve dava dışı ...'in oy oranlarının olumlu oy veren diğer hissedarların oy oranlarınından daha azınlıkta kaldığını, davalının finansal tablo ve raporları en az 15 gün önceden şirket merkezinde hazır bulundurmamış olduğuna ilişkin herhangi bir somut delile rastlanmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket ortaklarından sadece ... yönetim kurulu üyesi olup, diğer yönetim kurulu üyeleri ... ve ... şirket ortağı olmamasına göre, dava konusu genel kurulda, yönetim kurulu üyesi ...'ın ibrasında, sadece kendisi oy kullanamayacak olup, pay sahibi annesi ...ın oy kullanmasına engel bir hal bulunmadığı, diğer yönetim kurulu üyeleri ... ve ... bakımından yapılan oylamalarda da, bu kişiler şirkette pay sahibi olmadıklarından yine oylamada sadece pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi ... oy kullanamayacağı, somut olayda paydaş ve pay oranlarını belirleyen 07.03.2016 tarihli yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin verilen karar kesinleştiği, dava tarihi itibarıyla murisin şirketteki hissesi üzerinde elbirliği mülkiyeti kuralları geçerli olduğundan muristen intikal eden pay genel kurulda usulüne uygun temsil edilmediği, bu hale göre eldeki davaya esas genel kurul kararındaki toplantı ve karar nisapları oluştuğu da söylenemeyeceği, bu durumda İlk Derece Mahkemesince hazirun cetvelindeki pay durumuna göre dahi karar nisabı sağlanamayan 3 no.lu ibra kararının iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 2 no.lu genel kurul kararı yönünden toplantı ve karar nisabı sağlanamadığından iptali gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 08.05.2017 tarihli genel kurul toplantısında 2 ve 3 numaralı gündem maddesi ile alınan kararların iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 08.05.2017 tarihli genel kuruldaki mevcut hazirun cetveli genel kurulun yapıldığı tarihteki paydaşlık yapısına göre düzenlendiğini, Yargıtay tarafından verilen onama kararı ise dava tarihinden sonra verilen yeni bir karar olduğunu, dolayısı ile Yargıtay tarafından verilen onama hükmünün geçmişe etkili olarak yürütülemeyeceğini, yönetim kurulunca alınan kararın hükümsüzlüğünün tespiti talepli davada verilen karar kesinleşmiş olsa dahi mirasın müvekkil şirket ortaklarına geçme anı değişmediğini, temyiz incelemesine konu genel kurulda esas alınan hazirun cetveli, toplantı ve karar yeter sayılarının gerçeğe uygun olduğunu, dava konusu 08.05.2017 tarihli genel kurul tarihi itibari ile tereke memurunun ... ... ...'ın müvekkil nezdinde bulunan hisse ve paylarını temsil etme yetkisi bulunmadığını, temsile yetkili olmayan tereke memurunun da genel kurula davet edilmesi usulen mümkün olmadığından ve müteveffanın tüm mirasçıları temyiz incelemesine konu genel kurulda bulunduğundan toplantı ve karar nisabının sağlandığını, temyiz incelemesine konu genel kurulda murise ait hisse ve payların temsil edilmemiş olması halinde dahi toplantı ve karar nisabı bakımından söz konusu şartlar sağlandığından davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı anonim şirketi 08.05.2017 tarihli genel kurulunda alınan 2 ve 3 no.lu genel kurul kararların iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.