WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/29 E.  ,  2024/3674 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/18 Esas, 2022/1217 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/763 E., 2020/416 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduklarını, müvekkili ...'in annesi olan ...'e herhangi bir toplantı daveti yapılmadığını, müvekkillerinin buna rağmen 25.10.2017 tarihli toplantıya katıldığını, toplantı öncesinde müvekkillerine davalı şirket faaliyeti, bilanço, kâr ve zarar hesaplarıyla ilgili hiçbir bilgi verilmediğini, toplantı sırasında gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmesinden sonra faaliyet raporu ve bilançoların müvekkillerine verildiğini, verilen bilançoların kapsamlı olduğunu, bu belgeleri incelemedikçe görüş bildiremeyeceklerini belirterek müvekkillerinin gündemin 4 üncü ve 5 inci maddelerinin görüşülmesinin ertelenmesini talep ettiğini, müvekkillerinin talebinin reddedildiğini, şirket bilanço ve gelir tablolarının okunmasına geçildiğini, müvekkillerinin somut duruma uygun olarak bilgilendirilmek istediklerini, şirketin resmi muhasebecisinden bilgi alınabileceği belirtilerek tutanağa muhasebecinin adı ve telefonunun yazıldığını, raporların okunmasından vazgeçildiğini, 6 ncı maddenin görüşülmesine başlandığını, şirketin durumu, faaliyetleri, kar zarar durumu hakkında bilgi verilmeden müvekkillerinin red oyları ile oy çokluğuyla kabul edildiğini, gündemin 7 nci maddesi kapsamında geçmiş yıllara ait işlemler ve hesaplar konusunda bilgilendirme yapılması istenilmesine rağmen bu bilgi verilmeden açılan davalar ve Cumhuriyet Savcılığına yapılan şikayete rağmen şirket müdürünün oy çokluğu ile ibra edildiğini, gündemin 10 uncu maddesinin görüşülmesi sırasında müvekkili ...in söz alma talebinin divan başkanı tarafından kabul edilmediğini, doğrudan oylamaya geçildiğini, oy çokluğu ile kabul edildiğini, gündemin 11 inci maddesi kapsamında müvekkili ....'in söz alma talebinin kısıtlandığını, müvekkilinin açıklamalarının ve gerekçelerinin tutanağa geçirilmeyerek müvekkilinin teklifi özetlenerek, müvekkillerinin muhalefetine rağmen oy çokluğu ile kabul edildiğini, müvekkilinin bilgi alma, inceleme ve denetim haklarının yasal sınırlar aşılarak sınırlandırıldığını belirterek davalı şirketin 25.10.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 6, 7, 10 ve 11 inci maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında dava konusu olağan genel kurul toplantısının 25.10.2017 tarihli genel kurul olduğunu yazılı olarak beyan etmiştir.

II. CEVAP
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya süresinde cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirketler hakkında da uygulanması gereken, azınlık hisse sahiplerine tanınmış hakkı düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesindeki emredici nitelikteki düzenlemeye göre genel kurulun erteleme konusunda takdir hakkı bulunmadığı, genel kurul kararları ile pay sahiplerinin bilgi alma hakkını engelleyecek nedensellik bağının bulunma şartı ve azınlığın da erteleme istemine gerekçe gösterme zorunluluğu olmadığı, davacıların %35 pay oranı ile şirket azlık hakkına sahip ortak sıfatı ile genel kurulda oylamalara katıldığı, finansal tablolar görüşülmeye başlanmadan önce genel kurulun ertelenmesini talep ettiği ve genel kurulda alınan dava konusu kararlara olumsuz oy kullanarak muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırdığı, emredici yasal düzenlemeye rağmen genel kurulda davacının genel kurulun ertelenmesi istemi reddedilerek, finansal tabloların, faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablolarının ve buna bağlı yönetim kurulunun ibrası, şirket müdürünün ibrası, şirket müdürlerinin seçimi ve müdürlerin ücretinin belirlenmesine ilişkin gündem maddeleri görüşülerek oylanmasının doğru olmadığı, şirket müdürünün ibraya ilişkin 6 ve 7 nci maddelerin oylamalarına katılarak, 6102 sayılı Kanun'un 619 uncu maddesine aykırı davrandığı, davalı şirketin 25.10.2017 tarihli genel kurulunda alınan faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablolarının ve buna bağlı yönetim kurulunun ibrası, şirket müdürünün ibrası, şirket müdürlerinin seçimi ve müdürlerin ücretinin belirlenmesine ilişkin dava konusu 6,7,10 ve 11 numaralı kararların açıkça kanuna ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 25.10.2017 tarihli genel kurulunda alınan dava konusu 6,7,10 ve 11 numaralı kararların iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olağan genel kurul toplantısının Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil edilmediği, yürürlüğe girmediğini, geçerli bir toplantı olmadığını, bilirkişi tarafından da bu durumun tespit edildiğini, sadece bu nedenle dahi davanın reddi gerektiğini, şirket müdürünün ibrada oy kullanmasının tek başına verilen karar açısından bir değişiklik yaratacak konumda olmadığını, bu kişinin oyunun nisaba bir etkisi bulunmadığını, divan başkanının söz hakkı vermediğine ilişkin davacı iddiasının da mahkeme gerekçesinde yer aldığını, böyle bir durum söz konusu olmadığını, davacının şirketin bilanço, gelir tablolarını teslim aldığını, toplantıya katıldığını, toplantıda söz hakkı dahil tüm haklarını kullandığını, mahkemenin kararını gerekçelendirmediğini, dosyada alınan bilirkişi raporunda mali müşavir bilirkişinin de belirttiği üzere belirlenen müdür ücretlerinin normal olup, iptali gerektirecek bir husus bulunmadığını, bu maddenin de iptal edildiğini, davacının TMK'nun 2 nci maddesine aykırı hareket ettiğini, toplantıda alınan kararların Ticaret Sicil Memurluğu tarafından onaylanmadığını, yürürlüğe girmediğini bildiği halde dava açtığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi gereğince sermayenin 1/10'una sahip ortaklar tarafından finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesi talep edildiğinde genel kurul başkanının başkaca hiçbir işlem yapmaksızın bu konuların görüşmesini bir ay sonraya bırakması gerekmektedir. Şirket müdürünün ibrası, yeni müdür seçilmesi finansal tabloların müzakeresi maddesiyle ilgili sayılmalıdır. Dolayısıyla finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi talep edildiğinde, 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin amir hükmü karşısında genel kurul başkanı tarafından başka hiçbir işlem yapılmadan finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi gerektiği gibi, buna bağlı gündem maddelerinin görüşülmesinin de ertelenmesi gerekir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.06.2018 tarih 2016/11091 E. 2018/4259 K. sayılı ilamı). Hal böyle olunca, mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesindeki emredici nitelikteki düzenlemeye aykırı olarak davacıların genel kurulun ertelenmesi talebi reddedilerek finansal tabloların, faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablolarının ve buna bağlı yönetim kurulunun ibrası, şirket müdürünün ibrası, şirket müdürlerinin seçimi ve müdürlerin ücretinin belirlenmesine ilişkin gündem maddeleri görüşülerek oylanmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan, dava konusu genel kurul toplantısında alınan ve tescile tabi olan hususlarda ticaret sicil müdürlüğünce tescil işleminin yapılmamış olması iptal davasının reddi sonucunu doğurmayacaktır. Tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6102 sayılı Kanun'un 419 uncu, 420 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.