11. Hukuk Dairesi 2023/2893 E. , 2024/5742 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1164 Esas, 2023/352 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/414 E., 2020/227 K.
Taraflar arasındaki ayıba dayalı misliyle değişim veya terditli olarak bedel iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından 28.11.2013 tarih 763779 nolu fatura bedeli olan 228.063,12 euro karşılığında ... plaka sayılı 2013 model Land Rover marka siyah renkli otomobilin ... Oto Servis ve Ticaret A.Ş. Balgat Şubesinden satın alındığını, söz konusu araca 07.12.2013 tarihli fatura ile 1.429,80 euro, 09.12.2013 tarihli fatura ile 1.535,84 euro, 16.12.2013 tarihli fatura ile 1.850,58 euro, 19.12.2013 tarihli fatura ile 3.825,32 euro bedelli aksesuarlar takıldığını, aracın satın alındığı tarihten bu yana fren balatalarından gelen ötme sesi kesilmediği gibi "Touchscreen" ekranın kararıp hiç bir verinin gözükmediğini, bu arızaların giderilmesi için aracın defalarca servise götürüldüğü halde herhangi bir sonuç alınamadığını, arızaların nedeninin bulunamadığını, bunun üzerine ihtarname keşide edilerek malın ayıplı olması nedeniyle sözlemeden dönüldüğünü, 30 gün içinde aracın ayıpsız aynı aksesuarlara sahip misli ile değiştirilmesi mümkün olmadığı takdirde araç ve aksesuar bedelinin iadesinin talep edildiğini, ancak herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, davalı tarafından dava konusu aracın gizli ayıplı olarak davacıya satıldığını ileri sürerek ayıplı olarak satışı yapılan ... plakalı 2013 model aracın ayıpsız aynı aksesuarlara sahip misli ile değiştirilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde araç ve aksesuar bedeli olan 236.704,66 euronun 21.01.2017 temerrüt tarihinden itibaren dövize uygulanacak faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın yasanın ön gördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını, ihtilafın ticari satım ilişkisinden kaynaklanmakta olup 2 yıllık garanti süresinin geçtiğini, davacının birden çok seçimlilik hak talebine birlikte yer verdiğini, davaya konu araçta üretimden kaynaklanan ve hukuken ayıp olarak nitelendirilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının onarım hakkını kullandığını, söz konusu hakkın değiştirebilmesine olanak sağlayan yasal koşulların oluşmadığını, iddianın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının araç kullanımından elde ettiği faydalar ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, talep edilen faizin sebepsiz zenginleşmeye neden olacak düzeyde olduğunu, davanın yetki, zamanaşımı, ayıp bildirimi yükümlülüğüne uymama nedenleriyle reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 01.04.2014 tarihi ile 18.11.2016 tarihleri arasında aracın müteaddit defa davaya konu şikayetlerle servise götürüldüğünün anlaşıldığı, iki yıllık garanti süresinin bulunması ve serviste geçen sürenin garanti süresine eklenmesi gerektiğinden davalı yanın zamanaşımı definin yerinde olmadığı, keza gizli ayıbın ortaya çıkması ile birlikte araç servise götürülmekle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği, davacı tarafından davalıdan satın alınan aracın freninde balata sesi gelmesi üzerine servise başvurulduğu ve garanti kapsamında aracın fren balatalarının değişiminin yapıldığı, makine mühendisliği fakültesi otomotiv kürsüsü öğretim üyeleri tarafından yapılan incelemede araçta fren balata sesinin duyulmadığının, yapılan fren testinde de fren performansının yeterli olduğunun tespit edildiği, bu suretle araçtaki fren arızasının garanti kapsamında onarım yoluyla giderilmiş olduğu, aracın multimedya ekranında kararma olduğuna ilişkin ayıp iddiası kapsamında elektrik elektronik mühendisinin katılımı ile yapılan inceleme sonucu bilirkişi heyeti tarafından sunulan ek raporda araç üzerinde yapılan incelemede multimedya ekranında herhangi bir arıza olmadığının görüldüğünün bildirildiği, davacının orta ekranda kararma şikayeti ile servise yaptığı 30.09.2015 tarihli başvuru üzerine ön multimedya ekranının, 17.06.2016 tarihinde ise orta konsol ekranının değiştirildiğinin anlaşıldığı, inceleme tarihi itibariyle multimedya ekranında herhangi bir arıza tespit edilmediğinin alınan raporda ifade edildiği, buna göre davacı yanın ayıp iddiasına esas olan arızaların servis hizmeti ile onarımının yapılarak giderildiği, bu kapsamda dava tarihi itibariyle satıma konu aracın imalattan kaynaklanan davacının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan ve misli ile değiştirilmesini gerektirecek nitelikte bir ayıbın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık dinletme talebinin yerine getirilmediğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, incelenmek üzere verilen videoların 22.03.2017 tarihli olduğunu, davanın 16.03.2017 tarihinde açıldığını, dava açıldıktan sonra da ekranın karardığının anlaşıldığını, daha önce servis tarafından orta konsol ekranının değişim yapıldıktan sonra dahi bu problemin devam ettiğini, aracın dokunmatik ekranının ayıplı olduğu, fakat ayıbın kaynağının uzmanlık alanları içinde olmadığı gerekçesiyle tespit edilemediğini, davaya konu aracın frenlerinde balata sesine sebep olan sorunun bir ayıp olduğunu, davaya konu araçtaki arızaların oluşumunda kullanıcı hatası bulunmadığını, garanti süresi kapsamında araçta imalat hatası nedeniyle fren balatalarından sürekli ses gelmesi nedeniyle defalarca servise girmesinin aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, o dönemde aracın sık sık servise gitmesi nedeniyle araçtan yararlanamamanın süreklilik arz ettiğini, ekran kararma sorununun halen devam ettiğini, davacının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklenen faydayı sağlayamadığını, anılan sorunlar için 21 kez aracın servise götürüldüğünü, Mahkemece bedel iadesi talepleri gözetilerek en azından ayıp oranında bedel indirimine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut servis kayıtlarına göre aracın 28.11.2013 tarihinde satın alındığı, 28.02.2014 tarihli servis emrinde navigasyon ekranında karıncalanma şikayetiyle ilk defa servise götürüldüğü; en son 18.11.2016 tarihinde seyir halinde gidildiğinde ön tekerden metal sürtme sesi şikayetiyle servise gidildiği, eldeki davanın ise 16.03.2017 tarihinde açıldığı, alınan bilirkişi raporları ve servis kayıtlarındaki şikayetlerin incelenmesinde 13 kez fren/ses/sağa çekme ile ilgili, 6 kez de orta konsol ekranı ile ilgili şikayetin bulunduğu, şikayetlerle ilgili servis hizmeti garanti kapsamında alınmış olmakla birlikte araçtaki şikayetlerin devam ettiğinin belirlendiği, yapılan onarımlar sonucu arızaların giderilmesi amacıyla parçalar değiştirilmiş ise de şikayetlerin devam ettiği, ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunun yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile tespit edildiği, araçtaki arızaların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığının tespit edildiği ve mevcut durumun davacının aracına duyduğu güvenin sarsılması ve araçtan beklemiş olduğu faydayı sağlayamamasına neden olduğu, davacının aracı bu hali ile kabule zorlanamayacağı ve sonuç olarak dava konusu aracın ayıpsız misli ile değişimi talebinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüyle dava konusu 28.11.2013 tarih 763779 nolu faturalı ... plaka sayılı 2013 model Land Rover marka siyah renkli aracın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde davalıya iadesine ve dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporlarında araçta fren sesi ve fren performans kaybı olmadığının, ayıbın giderildiğinin, bu durumun değer kaybına neden olmayacağının, multimedya sisteminde de bir anormallik tespit edilmediğinin belirtildiğini, buna göre araçta ayıp olmamasına rağmen verilen kararın hatalı olduğunu, davacının servise başvurarak onarım hakkını kullandığını, şayet aksi kanaatte olunursa bedel indiriminin misliyle değişimden daha hakkaniyete uygun olacağını, davacı tarafın ayıp iddiasına konu arızaların davacının aracı kullanımını etkileyen ve beklediği faydayı sağlamayan arızalar olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olup olmadığı ve buna bağlı olarak misliyle değişim veya terditli şekilde bedel iadesi talebinin yerindeliğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesi ve devam hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!