WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2879 E.  ,  2024/5774 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. HukukDairesi
SAYISI :2020/2020 Esas, 2022/2419 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Diyarbakır 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2018/120 Esas, 2020/215 Karar

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine 10.07.2014 tarihli fatura, bayiilik sözleşmesine istinaden icra takibi başlatıldığını, her ne kadar ödeme emrinin müvekkillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılıyor ise de, müvekkillerinin bu ödeme emrinden, takibe itiraz edebilecekleri bir zaman diliminde haberdar olamadıklarını, söz konusu faturanın müvekkillerinden ... adına kesilmediğini, davacı ...'in herhangi bir tacir vasfının bulunmadığı gibi vergi dairesinde de kaydının bulunmadığını ve davalı tarafla herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, ayrıca bu fatura her ne kadar müvekkili ... adına kesilmiş ise de, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında bu faturaya ilişkin herhangi bir işlemin yapılmadığını, müvekkili Firyeset'in davalı ile en son 2014 yılının Haziran ayında bir ticari alışverişinin bulunduğunu, Temmuz ayında herhangi bir mal alışverişinin bulunmadığını, dava konusu faturaya ilişkin müvekkili Firyeset'e herhangi bir mal teslimatı yapılmadığı gibi buna ilişkin teslim tutanağı veya irsaliye fişinin de bulunmadığını, fatura tarihi ile takip tarihinin aynı tarihte olduğunu, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkilleri aleyhine açılan icra takibi nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar ile müvekkili arasında yapılan Vodafone Bayilik Sözleşmesi gereğince borç ilişkisinin doğduğunu, bunun üzerine müvekkilinin davacılar aleyhine icra takibi başlattığını ve takibin kesinleştiğini, müvekkili tarafından davacılar adına kesilen faturanın usulüne uygun olarak düzenlenmiş gerçek bir fatura olduğunu, davacıların faturayı aldıktan sonra uzun bir süre boyunca faturaya itiraz etmediklerini, davacı ...'in 2011 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında kontör yüklemeleri yapıldığını, buna ilişkin olarak müvekkilinin faturalar kestiğini, ancak davacı tarafından müvekkiline bu kapsamda hiç bir ödeme yapılmadığını ve davacının dükkanı kapatarak kayıplara karıştığını, davacılardan ...'in eşi Firyeset adına fiili olarak hareket eden ticari mümessil/vekil konumunda olduğunu, bayilik sözleşmesi kapsamında başından beri müvekkilinin davacı ... ile muhatap olduğunu, dolayısıyla bu faturalardan davacı ...'in de sorumlu olduğunu, davacıların açmış olduğu bu davada haksız ve kötü niyetli olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı vekili 30.06.2020 tarihli dilekçesinde takip dayanağı faturanın 05.07.2014 tarih, 24286 sayılı fatura olduğunu yönünde cevap dilekçesini ıslah ettiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu edilen ve davalı vekili tarafından bir örneği sunulan 41 adet faturanın 17.06.2014-23.06.2014 tarihleri arasında düzenlendiği, toplam tutarın 293.767,97 TL olduğu, icra takibine ise 10.07.2014 tarihli tek bir faturanın dayanak gösterildiği, Vodafon AŞ'den gelen yazı cevabına göre ise Haziran 2014 tarihindeki fatura tutarının 14.000,00 TL, Temmuz 2014 tarihinde ise 8.000,00 TL'lik fatura kesildiği, dinlenilen tanık beyanları davacı tarafın beyanları dikkate alındığında bir günde 283.600,00 TL'lik bir kontör yüklemesinin mümkün olamayacağı, günlük kontör yükleme limitinin 2.000,00 TL olduğu, alınan bilirkişi raporunda da davalının yevmiye defterinde 41 adet faturanın total bir şekilde nakit tahsilat olarak kayıtlara alındığının tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının takipte kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması nedeniyle tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ıslah taleplerinin dikkate alınmadığını, alacaklarının asıl nedeni olan 05.07.2014 tarih ve 24286 sayılı faturayı bulmaları nedeniyle davayı ıslah etmek istediklerini, ancak mahkemece ıslah beyanlarının duruşmada tutanağa geçirildiğini ve aynı duruşmada ıslah hakkında bir karar verilmeden davanın kabulüne karar verildiğini, mahkeme gerekçesinde belirtildiği gibi ticari defterlerini zamanında ibraz edilmediği ve ibraz etmekten kaçınma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin ticari defterlerinden faydalanılarak hazırlanan bilirkişi ek raporunda davacı ...'in N375388 kodu ile başka bir bayi koduna 17.06.2014-30.06.2014 tarihleri arasında kesilen 41 fatura ile 293.767,97 TL tutarında kontör yüklemesinin yapıldığının tespit edildiğini, ayrıca 05.07.2014 tarihli faturaya göre de davacılar tarafından 97 ve 011 hesap kodu ile 283.360,000 TL satış yapıldığına dair bilirkişi kök raporunda tespitlerin yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Diyarbakır 6. İcra Dairesinin 2014/7300 E. sayılı genel haciz yoluyla yapılan takip dosyasında alacaklının Bereket ... Ltd. Şti., borçluların ... ve ... olduğu, alacak miktarının 283.000,00 TL, alacağın dayanağının 10.07.2014 tarihli fatura ve bayilik sözleşmesi olarak belirtildiği, mali müşavir bilirkişi tarafından tarafların ticari defterleri incelenerek rapor tanzim edildiği, 30.06.2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davalı vekili takip dayanağı belgenin 05.07.2014 tarihli fatura olduğunu beyan ederek ıslah talebinde bulunduğu, takip dayanağı belgenin icra dosyasındaki belgeden farklı bir belge olduğunu ileri süren alacaklı taraf bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176 ncı maddesi gereği ıslah yoluna başvurabilmesi için daha önce yapmış olduğu bir usul işleminin bulunması gerektiği, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takip dayanağı belgenin ıslah yolu ile değiştirilmesinin bu ilkeler doğrultusunda ıslah ile mümkün olmadığını, davalı tarafça takip dayanağı olarak gösterilen 10.07.2014 tarihli faturanın dosyaya sunulmadığı, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacı ...'in ticari defterlerinde davalının belirtmiş olduğu 05.07.2014 tarihli faturanın değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olmadığı, alınan bilirkişi raporunun bu hali ile hüküm kurmaya elverişli olduğu ve davacının, davalıya borcunun olmadığı tespitini içerdiği, davacı ... yönünden davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davalı ... yönünden ise davalının bayiiliğinin pasif durumda olduğunun Vodafone A.Ş.'den alınan müzekkere cevabından anlaşıldığı, davacının bu nedenle ticari defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığı, ayrıca davalının sunmuş olduğu ve hükme esas alınmayan faturada dahi davalı ...'in isminin yer almadığı, bu hali ile davalı tarafın davacı ... yönünden de davayı ispat edemediğinden bu davacı yönünden verilen davayı kabul kararında da bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 176 ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.