WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2875 E.  ,  2024/5502 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2002 Esas, 2023/210 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/531 E., 2021/239 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.07.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine, davalı şirket tarafından Antalya 11.İcra Müdürlüğünün 2016/9775 E., 2016/9776 E, 2016/10696 E. sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında "hazır beton satış (bağlantı) sözleşmesi" yapıldığını, sözleşme gereği toplam 5.000,000,00 TL bedelli 5 adet çekin davalı şirket tarafından davacı şirkete teslim edildiğini, davalının bakiye hazır beton talebinden vazgeçerek kalan miktar için çeklerin iadesini talep ettiğini, taraflar arasında protokol imzalandığını, bu protokol ile davacı şirket tarafından davalı şirketin 3.803.762,00 TL hazır beton alacağı kaldığının kabul edildiğini, davacı şirketin üçüncü şahıs ... ...' nın 115.000,00 TL tutarında borcunu üstlendiğini, davacı şirkete ait Antalya İli Konyaaltı İlçesi Siteler Mahallesindeki 2, 3, 7, 8, 11, 12, 15, 16, 19 ve 21 nolu 10 adet bağımsız bölümün KDV dahil 10.000,000,00 TL bedelle satışının kararlaştırıldığını, davalı şirket tarafından protokol hükümlerine uyulmayarak Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2016/9775 E., 2016/9776 E. sayılı dosyaları ile icra takiplerine girişildiğini, icra takipleri ve haciz baskısı ile müvekkili şirketin 15,000.000 TL bedelle taşınmazları devre zorlandığını ve davalı şirkete sattığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre davalı şirketin öncelikle taşınmazlar üzerinde mevcut ipotek nedeniyle İş Bankası'na ipoteğin kaldırılması için ipotek borcunu ödemesi kalan miktarın bir kısmını davacı şirketten olan alacağına mahsup etmesi, mahsup sonrası kalan miktarın da müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, tapu devri sonrasında davalı şirketin İş Bankası'na ipotek borcu nedeniyle 8.150,00 TL ödeme yaptığını ayrıca Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2016/9775 E. sayılı dosya borcuna istinaden şirket müdürü tarafından verilen 125.543,00 TL bedelli senedin 13.10.2016 tarihinde yani tapu devrinden bir hafta sonra davalı şirket tarafından Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2016/10696 E. sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, icra dosyalarından feragat edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydıyla müvekkilinin 2016/9776 E., 2016/9775 E., 2016/10696 E. sayılı dosyalarından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları ile bilirkişi incelemesi sonrası davalarını ıslah haklarını saklı tutarak davalı şirketten alacağının şimdilik 100.000,00 TL'sinin, 06.10.2016 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikle davalıdan tahsiline, kötü niyetli şirket aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiş; 19.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 2.721.984,91 TL'nin 06.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kötü niyetli davalı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ve ıslah dilekçeleri doğrultusunda tüm talepleri bakımından davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davacı şirketin protokol gereklerini yerine getirmediğini,, sözleşmenin tarafları bağlayıcılığının kalmadığı gibi yürürlüğe de girmediğini, davacı şirketin kötüniyetli olduğunun anlaşılması üzerine alacaklarının tahsili istemi ile icra takibinde bulunulduğunu, Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2016/9775 E. sayılı takibin itiraz üzerine durduğunu, bu takip yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, 2016/9775 E. sayılı dosyası ile takip edilen ilamsız takip alacağına karşılık, Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2016/10696 E. sayılı dosyasına konu edilen senedin alındığı, bu senedin gününde ödenmesi halinde 2016/9775 E. sayılı dosyası alacağının da sona ereceğinin kararlaştırıldığını, davacı şirketin 2016/9776 E. ve 2016/10696 E. sayılı dosyalarından dolayı borçlu olmadığını yazılı delil ile ispat ile yükümlü olduğunu savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı şirketin % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların devri esnasında davalı tarafça ödeme yapılmadığı, ispat yükü üzerinde olsan davalının ödemeyi ispat edemediği, davacının 15.000.000,00 TL'den bankaya ödenen ipotek borcunun mahsubu ile tüm bakiye satış bedelini ödemesi gerektiğinin kabulü ile yapılan değerlendirmede, İş Bankası'na ödenen 8.150.000,00 TL'nin mahsubu ile kalan 6.850.000,00 TL'nin icra takibindeki tüm dosya borcunu kapattığı, davacının 06.10.2016 tarihli tapu devir tarihi itibariyle takip dosyasında borçlu olmadığı, 2.721.984,91 TL yönünden alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2016/9775 E. (Yeni E. Antalya Genel İcra Dairesi 2020/204882 E.) sayılı takip dosyası yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine; davacının Antalya 11.İcra Müdürlüğünün 2016/10696 E. (Yeni E. Antalya Genel İcra Dairesi 2020/175474 E.) sayılı takip dosyası yönünden menfi tespit isteminin reddine; davacının Antalya 11.İcra Müdürlüğünün 2016/9776 E. (Yeni Esas Antalya Genel İcra Dairesi’nin 2020/175166 E.) sayılı takip dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine, 2.721.984,91 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hukuki yarar yokluğu bulunmadığı yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, menfi tespit davaları ile alacak davası yönünden hükmedilen vekalet ücretinin ayrı ayrı hesaplanmasının gerektiğini, menfi tespit davası ile alacak davasının birbirlerinden ayrı ve bağımsız olduğunu, her dava için hükmedilen vekalet ücretinin ayrı ayrı hesaplanmasının gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenmiş 19.08.2016 tarihli sözleşmenin davacı şirketin protokol gereklerini yerine getirmemesinden dolayı yürürlüğe girmediğini, 10 adet bağımsız bölümün KDV dahil 15.000.000,00 TL bedelle satışı hususunda sözlü mutabakat sonucunda satış ve devir işleminin gerçekleştirildiğini, tapu devir bedeli ipotek harici olan meblağ olan 6.000.000,00 TL tapu devri sırasında nakden ve defaten davacı şirket yetkilisine elden ödendiğini, davacı şirket yetkilisinin sözlü anlaşmaya istinaden tapudan satış ve devir işlemlerini gerçekleştirdiğini, davacı şirket alacağının tamamını aldığını tapu memuru huzurunda ve resmi belgelerde yer aldığı üzere ikrar ile beyan ettiğini, bedelin ödendiğine dair kesin delil niteliğindeki resmi senedin dosya kapsamında bulunduğunu, ticari defter kayıtlarının ödemeyi ispatlamaya yeterli olmadığı yönündeki mahkeme hükmünün kabulünün mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesindeki talebinin aşılarak karar verildiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispat yükünün davalı tarafta olduğu yönündeki değerlendirme isabetli ise de, taşınmazlara ait akit tablosunda taşınmaz bedellerinin tamamen nakit olarak davalı tarafından ödendiğinin yer aldığı, böylelikle davalı tarafın taşınmaz bedellerini ödediğini senetle ispat kuralı gereği ispat ettiği, aksinin davacı tarafça ancak yazılı ve kesin delillerle ispat edebileceği, davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözleşme, ipotek fekki, haciz kaldırma işlemleri, senet, protokol gibi işlemler varken sadece taşınmaz akit tablosuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının akit tablosunda yazılı olduğu şekliyle nakden bir ödeme yapmadığını, sözleşmenin halen ayakta olduğunu, esasen alacaklı konumda bulunan davalının tarafımıza böyle bir ödeme yapmasının hayat olağan akışına da aykırı olduğunu, akit tablosunda yazılı taşınmaz bedelinin de gerçeği yansıtmadığını, vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, 9775 E. sayılı icra dosyası yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunduğunu, 10696 E. sayılı dosya yönünden menfi tespit istemlerinin reddedildiğini, ancak bu dosyadaki alacağın da protokolle ilgili olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapuda devredilen taşınmazın bedelinin ödenmediği hukuki sebebine dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, protokolün geçerli olup olmadığı, taşınmazların devri esnasında davalının 6.000,000,00 TL ödeme yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 200, 201, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.