WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2868 E.  ,  2024/1507 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/210 Esas, 2021/674 Karar
DAVACILAR : 1....
2. ... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın kabulü

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilleri aleyhine faturaya dayalı genel haciz yoluyla takip yaptığını, takip dayanağı fatura içeriğindeki malların davacılara teslim edilmediğini, irsaliyelerdeki imzaların davacı ...’a ait olmadığını, borçların şahsiliği ilkesi gereğince de davacı ...’ın takip dayanağı fatura bedelinden sorumlu tutulamayacağını, davalıdan alınan ürünlerin bedelinin ödendiğini, davalıya yapılan toplam 74.427,00 TL ödemeye dair dekontun bulunduğunu ileri sürerek müvekkillerinin davaya konu icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip dayanağı fatura konusu malların davacılara teslim edildiğini, davacıların ödemeye dair sundukları makbuzlarda davalıyı bağlayıcı imza bulunmadığını, imzası bulunan ...’ün davalıdan bağımsız hareket eden ... mühendisi olup davalı şirketle ilgisinin sadece şirket müdürü ...’ün kardeşi olduğunu, ...’ün davalı şirketle başka ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak verdiği 17.05.2017 tarih, 2017/158 E., 2017/257 K. sayılı kararı ile davacıların davalı şirketten fide aldıkları, yapılan imza icelemesine göre 23.02.2011 tarihli sevk irsaliyesi ile gönderilen fidelerin davacı ...'a, 09.02.2011 tarihli sevk irsaliyeleri ile gönderilen fidelerin davacı ...'a teslim edildiğinin ispat edildiği, 25.02.2011 tarihli sevk irsaliyesi ile gönderilen fidelerin ise davacılara teslim edildiğinin ispat edilemediği; takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacı ...’dan takipte talep edilen miktar kadar bakiye alacağının olduğu, davacı ...’ın ise davalıya borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın ... yönünden reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
1.Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 29.05.2019 tarih, 2018/239 E. ve 2019/3566 K. sayılı kararı ile temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş, ilama karşı davacı ... vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih, 2019/3013 E. ve 2020/1243 K. sayılı kararı ile "Dava, faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takiinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacı ...’dan takipte talep edilen miktar kadar bakiye alacağının olduğu, davacı ...’ın ise davalıya borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın davacı ... yönünden reddine, davacı ... yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Davacı ...'ın davalı şirkete yaptığı ödemelerle ilgili dosya içindeki tahsilat makbuzları davalı şirket adına düzenlenmiş makbuzlar olduğu, bu makbuzlar ile davalı şirket adına dava dışı ...'ün nakit ödemeler ile bir adet çeki teslim aldığı anlaşılmakta olup mahkemece bu olgu üzerinde yeterince durulmamış tahkikat eksik yapılmıştır. Mahkemece dosya kapsamında bulunan tahsilat makbuzlarının davalı şirket tarafından kullanılan makbuzlar olup olmadığının ve ...'ün davalı şirket adına başka kişilerden de aynı şekilde tahsilat yapıp yapmadığının araştırılması gerekir. Ayrıca 17.09.2011 tarihli ve 91 nolu tahsilat makbuzunda tanımlanan çekin aslının ya da önlü ve arkalı fotokopisinin getirtilerek, bu çekin tahsil edilip edilmediğinin ilgili muhatab bankadan sorulması, çekin keşidecisi, lehtarı, cirantaları ve hamili incelenip, bu çekle davacılardan ... tarafından davalı şirkete ödeme yapılmış olup olmadığının araştırılması gerekir. Mahkemece bu araştırmalar yapılmadan davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın Dairemizce onanması doğru olmadığından davacı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 2018/239 esas ve 2019/3566 karar sayılı ve 29.05.2019 tarihli onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda bozulması gerekmiştir. " gerekçesiyle, onama ilamının kaldırılmasına ve Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay karar düzeltme ilamında, dosyada bulunan tahsilat makbuzlarının davalı şirket tarafından kullanılan makbuzlar olup olmadığının ve ...’ün başka kişilerden de aynı şekilde tahsilat yapıp yapmadığının araçtırılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinildiği, yapılan kolluk araştırması ve 18.11.2021 tarihli duruşmada dinlenen tanık beyanlarına göre, davaya konu tahsilat makbuzlarında ismi geçen ...’ün Göksu Tarım Limited Şirketi adına tahsilat yaptığı kanaatine varıldığı, yine davacı vekilinin duruşma sırasında sunduğu ...’e ait 14.04.2012 tarihli kolluk ifade tutanağında ...'ün, Göksu Tarım işletmesinde ... mühendisi olarak çalıştığını ifade ettiği, 27.12.2014 tarihli raporun sonuç kısmında, dava dosyasında bulunan makbuzlar ile yapılan ödemelerin geçerli sayılması halinde davacı ...’ın davalıya borcunun bulunmadığı tespiti karşısında davanın her iki davacı yönünden de kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların davaya konu icra takibi nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların dava dilekçesinde, söz konusu ürünleri teslim almadıklarını iddia ettiğini ancak söz konusu beyanlarından sonra borçlarını 17.09.2011 tarihli ve 91 numaralı tahsilat makbuzunda tanımlanan çek aracılığıyla ifa ettiklerini iddia ... çelişkiye düştüklerini, ayrıca satım konusu ürünlere dair teslim tesellüm belgesindeki imzalar davacı tarafça inkar edilmiş ise de yapılan imza incelemesinde teslim tesellüm belgesindeki imzaların davacılardan ...'ın ... ürünü olduğunun tespit edildiğini, ...'ün kendi ... ve hesabına tarım ürünleri alım satımıyla ilgilenen bir şahıs olduğunu, müvekkili adına ödeme kabul ... makbuz düzenleme yetkisi bulunmadığını, bozma sonrası yapılan yargılamada toplanan delillerle bu şahsın şirket çalışanı olmadığının ortaya çıktığını, kaldı ki 2011 yılına ait düzenlenmiş tahsilat makbuzunun müvekkil şirketle de hiçbir ilgisi bulunmadığını zira müvekkili şirketin 2018 yılı öncesi makbuz kullanmadığını 2018 yılından sonra makbuz kullanmaya başladığını, kolluk maarifetiyle yapılan araştırmada ...'ün ... ilçesinde yaşadığının tespit edildiğini ancak Mahkemece davacıların yaşadığı köy marifetiyle araştırma yapıldığını, bu şekilde hazırlanan kolluk tutanağına itibar edilemeyeceğini, bilgisine başvurulan kişilerin davacıların dost ve ahbapları olduğunu, keza ...'ün müvekkili şirket çalışanı olduğuna dair beyanlarının da müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, bozma ilamında 91 numaralı makbuzda görülen çekin araştırılmasının istenildiğini, yapılan araştırma sonucunda, müvekkilinin bu çekte herhangi bir sıfatla yer almadığı tespit edildiği gibi çekin üçüncü bir kişi tarafından tahsil edildiğinin tespit edildiğini, bu şahsın müvekkili şirketle bir alakasının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 ... maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.