11. Hukuk Dairesi 2023/2859 E. , 2023/4502 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/78 Esas, 2020/364 Karar
HÜKÜM : Esastan Ret.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/109 E., 2018/511 K.
Taraflar arasındaki itirazın davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 29.11.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Avukat ... ve davalı ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin kullandığı krediler için müvekkilinin taşınmazı üzerine ipotek konulduğunu, davalı gerçek kişilerin ise kredinin müşterek ve müteselsil kefilleri olduğunu, kredilerin ödenmediğini öğrenen müvekkilinin bankanın takibinden önce toplam 116.959,81 TL tutarında ödeme yapıp borcu kapattığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 884 üncü maddesinde borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz malikinin borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebileceğini, alacağın da borcu ödeyen malike geçeceğini, müvekkilinin bankaya halef haline geldiğini, ödediği tutarın tahsili için davalılar aleyhine başlatılan takibe davalıların itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalıların takibe itirazlarının ayrı ayrı iptallerini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının damadı olan dava dışı ... ... ile davalı şirketin yetkilisi davalı ... arasında gizli bir mutabakat yapıldığını, çekilen kredinin ... ve ...arasında paylaşıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; çekilen kredinin ... ... ile kendilerince kullanıldığını, davalı ...’ın kendilerinin ısrarı ile krediye kefil olduğunu beyan etmiş ve davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kredi sözleşmesi için verdiği ipoteği borçları kapatmak suretiyle kaldırdığı, kredi sözleşmesi kapsamında davalılar ile aralarında bulunan iç ilişki gereği rücu hakkının bulunduğu, davalıların muvazaalı işlemler yapıldığına yönelik savunmalarının gerek tanık beyanları gerekse ceza dosyası ile dosyaya sunulan belgelerle ispatlanamadığı, davacı vekilinin muvazaanın ispatlanmış olması halinde dahi davalıların kendi muvazaalı işlemlerine dayanmalarının mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların takibe itirazlarının iptali ile takibin devamına, 117.555,31 TL üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının damadı ... ... ile davalıların birlikte hareket ederek müvekkilini kredi sözleşmeye kefil olmaya ikna ettiklerini, çekilen krediyi de kendi paraları gibi tasarruf ettiklerini, asıl borç ilişkisinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş. ile davalı Askurt Nakliyat Tur. Ltd. Şti. arasında akdedilen 22.01.2014 tarihli, 1.570.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde, davalı ...’in sözleşme limiti kadar, diğer davalı ...’ın ise 412.500,00 TL limit dahilinde sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları, davacının da taşınmazı üzerinde, davalı kredi lehtarı Askurt Nakliyat Tur. Ltd. Şti.’nin bankadan kullanacağı/ kullandığı kredilerin teminatı olarak ipotek tesis edildiği, alacaklı banka tarafından kredi hesabın kat edilerek borçlulara hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, bunun üzerine kredi borcunun davacı tarafından ödendiği, davacının kredi sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi, sözleşmede kefil olarak yer almadığı, maliki olduğu taşınmazda kredi borçlusu lehine ipotek tesis ettirdiği, bu sebeple davacının bu kredi sözleşmesine istinaden dava dışı bankaya yapılan ödemelerden dolayı asıl kredi borçlusu davalı şirket ile müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan diğer davalıların sorumlu olduğu, davalı şirket adına kullanılan kredinin, davacının damadı ile davalı kefil ... arasında paylaşılarak harcandığı iddiasının kefiller arasındaki iç ilişkiye dayalı olup bu itirazın davacıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; muvazaa iddiası yönünden kararda bir gerekçe gösterilmediğini, dava dışı ...'ın diğer davalılarla birlik olduğunu, kredi kumpası kurduğunu, ödemeyi müvekkilin üstüne yıkmaya çalıştığını, kefaletin feri bir borç niteliği taşıyıp asıl borca bağlı olduğunu, geçerli bir asıl borcun bulunması gerektiğini, asıl borç ilişkisinin muvazaa ile sakatlandığını, dava dışı ... ile diğer davalıların gerçekte parayı bölüşmeyi amaçladıklarını, müvekkilinin ne kadar krediye karşılık imza attığının, diğer tarafların ne kadar kredi kullandıklarının, müvekkilinin imzası olmayan diğer tarafların kullandığı kredilerden neden ve nasıl sorumlu tutulduğunun irdelenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3.4721 sayılı Kanun'un 884 üncü maddesi.
4.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 596 ncı maddesinin dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı, davalı şirketin dava dışı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.'ya olan borçlarının teminatı olarak ipotek verdiğini, kredi hesabının kat edilmesi üzerine kredi borcunu ipotek veren sıfatıyla ödediğini ileri sürmüş ve 4721 sayılı Kanun'un 884 üncü maddesine dayalı olarak kredi borçlusu ile kefiller aleyhine başlattığı takibe itirazın iptalini istemiştir.
3. 6098 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bir alacağın güvencesini oluşturan rehin paraya çevrildiği veya borç rehin veren malik tarafından ödendiği takdirde malik, kefile karşı rücu hakkını, ancak kefil ile kendisi arasında böyle bir anlaşma varsa ya da rehin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmişse kullanabilir.
4.Somut uyuşmazlıkta dava dışı Banka ile davalı Askurt Nakliyat Tur. Oto. İnş. Gıda Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 22.01.2014 tarihli kredi genel sözleşmesi imzalanmış, aynı tarihte Askurt Nakliyat Tur. Oto. İnş. Gıda Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin doğmuş ve doğacak borçları için davacının taşınmazı üzerinde ipotek konulmuş, davalı ... ise 20.05.2014 tarihinde kefil kabul beyanı vererek 22.01.2014 tarihli kredi genel sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamayı ve sözleşme hükümlerinin uygulanmasını kabul etmiştir.
5.Rehin veren davacının taşınmazı üzerinde rehin sözleşmesinin kurulduğu 22.01.2014 tarihinde henüz davalı ...'ın bir kefaleti bulunmadığından davacının 20.05.2014 tarihli ek güvenceye istinaden rehin verdiğinden söz edilemeyecektir. Davacı rehin veren ile kefil arasında rücu hakkının bulunduğuna dair bir anlaşmanın varlığı da iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda rehin verenin taşınmazı üzerine tesis edilen ipotekten sonra kefil olan davacıya rücu hakkı bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı ... yönünden de davanın kabulü yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!