11. Hukuk Dairesi 2023/2846 E. , 2024/5313 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/241 Esas, 2023/161 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/256 E., 2020/368 K.
Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 174031, 2006/16397, 2014/06144, 2014/78395, 2014/78405 sayılı ve "koçak", "koçak+şekil", "...", "koçak baklava", "koçakbak", "koçak kebap&baklava" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “dilara koçak” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2019/39260 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun müvekkili markaları ile karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzer olduğunu, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 2020-M-3553 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekeçsinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; 15.12.2020 tarihli celsede davanın süresinde açılmadığından dolayı reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptal davalarında iki aylık sürenin hak düşürücü süre olduğu, bu nedenle dava şartı niteliğinde olup resen dikkate alınacağı, 25.03.2020 tarih 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile dava açma sürelerinin 13.03.2020 tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar durdurulduğu, daha sonra 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair" 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 7226 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi birinci fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01.05.2020 tarihinden 16.06.2020 tarihine kadar uzatıldığı, iptali istenen 2020-M-3553 sayılı YİDK kararı davacı vekiline 18.05.2020 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü sürenin 16.06.2020 tarihinde başlayıp 17.08.2020 tarihinde dolduğu, davanın ise iki aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra 19.08.2020 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın süresinde açılmadığından dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, hükümsüzlüğü istenen 2019/39260 sayılı markanın henüz tescil edilmemiş olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş bu davanın adli tatilde görülmeye devam edilecek işler içerisinde sayılmadığını, Türk Ceza Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerince uzama ile ilgili istisna düzenlemediğini, ne Sınai Mülkiyet Kanunu'nda ne de çıkan yönetmeliklerde iş bu sürenin kısalacağına ilişkin bir istisna bulunmadığını, mahkeme açıkça usul kanununda hükmü bulunan bir maddenin hiçe sayıldığını, adli tatilde esas kuralın hukuk mahkemelerinin acil olmayan dava ve işlere bakmaması olduğunu, davanın 19.08.2020 tarihinde adli tatil içerisinde açılmış olduğundan verilen kararın yanlış olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen 2020-M-3553 sayılı YİDK kararının davacı vekiline 18.05.2020 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü sürenin 16.06.2020 tarihinde başlayıp 17.08.2020 tarihinde dolduğu, davanın ise iki aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra 19.08.2020 tarihinde açıldığı, YİDK kararının iptali için kararın bildiriminden itibaren öngörülen iki aylık hak düşürücü sürenin, tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın tayin ettiği bir süre olmadığı, bu nedenle adli tatil de dahil olmak üzere sürenin işleyeceği ve uzamayacağı, eş söyleyişle özel kanunda tayin edilen bu süre yönünden adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağını, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03/05/2013 gün ve 2012/5900 E., 2013/9012 K. sayılı kararında da aynı görüşün benimsendiği, bu itibarla davacı vekilinin davanın adli tatil süresi içerinde açıldığı yönündeki istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!