WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2822 E.  ,  2024/5500 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1975 Esas, 2022/2420 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi- esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/147 E., 2020/608 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.07.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve DCH Solargiga Enerji...A.Ş. arasında GES yapımı için ön protokol yapılarak 14.08.2017 tarihinde sözleşme imzaladığını, bu sözleşmeyi müvekkilinin kefil olarak imzaladığını ve dava konusu çekleri veridğini, dava dışı müvekkillerinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirerek ödemelerini yaptıklarını, buna rağmen şirketin işletmedeki eksiklikleri tamamlamadığı gibi dava konusu çekleri de müvekkiline geri vermediğini, çeklerin teminat olarak verilmesi ve sözleşmenin bir eki sayılması nedeniyle çekle ilgili doğrudan takip yapılamayacağını, sözleşme gereğince meydana gelen uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözüleceğinin açıkça belirtildiğini, şirket çalışanı davalının çeki kötü niyetle iktisap etitğini ileri sürerek Siirt İcra Müdürlüğünün 2019/3020 E. Sayılı takip dosyasındaki 2.663.863,00 TL bedelli çek yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ailesi ve tefrik edilen davalı şirket tarafından GES yapımına ilişkin sözleşme imzalandığını, şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, dava konusu çekin teminat olarak değil kesin borcun ödenmesi için verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede çekin teminat olarak verildiğine dair bir ibare olmadığı gibi çek üzerinde ya da arkasında çekin teminat olarak verildiğine dair bir ibarenin yer almadığı, ... ilişkide sakatlık ya da hükümsüzlük olsa bile bu durumun kambiyo senedini etkilemeyeceği, bu sebeple davacı tarafça şahsi def'iye dayanılamayacağı, kambiyo senedi vasfındaki çekin sebepten mücerret olduğu ve üçüncü kişi hâmil konumundaki davalının çeki devralırken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunu davacının yargılama sırasında ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının iyi niyetli üçüncü kişi olmadığını, tefrik edilen dosyadaki davalı şirketin çalışanı ve gelir ortağı olduğunu olduğunu, çekle ilgili olarak tahkime gidilmeden doğrudan icra takibi yapılamayacağını, çeklerin teminat olarak teslim edildiğini, dava dışı üçüncü kişilerin tüm ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin teminat çeki olarak verildiğinin yazılı belge ile ispat edilemediği, takip alacaklısı hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği iddiasının araştırılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, teminat olduğu iddia edilen çeke dayalı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 687 nci maddesinin birinci fıkrası ve 778 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.