WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2798 E.  ,  2024/4980 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/766 Esas, 2023/292 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2.Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/132 E., 2020/319 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Ltd. Şti.'nin elinde bulunan Akbank Kula Şubesine ait 11.10.2018 tarihli 221.340,00 TL bedelli, T.İş Bankası ... Şubesine ait 16.10.2018 tarihli 262.000,00 TL bedelli, TEB ... Şubesine ait 16.11.2018 tarihli 150.000,00 TL bedelli, TEB .... Şubesine ait 22.11.2018 tarihli 175.000,00 TL bedelli, Akbank ... Şubesine ait 01.12.2018 tarihli 293.731,00 TL bedelli, Akbank ... Şubesine ait 10.12.2018 tarihli 160.000,00 TL bedelli ve Anadolu Bank'a ait 31.10.2018 tarihli 25.585,00 TL bedelli çeklere karşılık, davalının ısrarlı talepleri ile borçlusu müvekkili şirket, kefili ise müvekkil şirket ortağı ve yöneticisi ....olan 24.09.2018 tanzim 30.09.2018 ödeme tarihli 500.000,00 TL bedelli, 24.09.2018 tanzim 04.10.2018 ödeme tarihli 500.000,00 TL bedelli, 24.09.2018 tanzim 08.10.2018 ödeme tarihli 500.000,00 TL bedelli toplam 1.500.000,00 TL’lik 3 adet senedin davalı ... Şirketine verildiğini, bu senetlerle çek borcunun tamamen ortadan kaldırıldığını, davalının da yukarıda belirtilen kefilli senetleri aldığında, bedelleri ziyadesiyle senetlerle kapatılan dava konusu çekleri bankalardan iade alıp müvekkili şirkete teslim ve iade etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalı ... Şirketinin bu taahhüdüne rağmen çekleri karşılıksız çek davasına konu edip müvekkilini ceza tehdidi ile baskı altında tutmak için bedelsiz ve konusuz kalan 7 adet çeki müvekkili şirkete iade etmediğini, 262.000,00 TL bedelli çeki kendi iştiraki ve hukuken, fiilen irtibat halinde olduğu diğer davalı .... Şirketine intikal ettirerek çeklere karşılıksız şerhi işlettirip ceza davasına konu ettiklerini, davalı ... Ltd. Şti. tarafından iadesi taahhüt edilen ancak kötü niyetle, müvekkili şirkete iade olunmayan konusuz ve bedelsiz kalan 7 adet çek bakımından müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi dava dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere bonoların tanzim ve ödeme tarihlerinin davaya konu çeklerden önce olduğunu, özetle vadesi gelmemiş bir kambiyo senedinin vadesi gelmiş bir kambiyo senedi ile değiştirilmesi ya da yenilenmesinin hukukun temel ilkelerine, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çekin görüldüğünde ödeneceğini ve vadesi olmadığını, hal böyle olunca çeklerin yerine bono verilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, söz konusu çeklerin keşide tarihinin 11.10.2018 tarihinde başladığını, halbuki bonoların ödeme tarihinin 30.09.2018 tarihinde başladığını, ayrıca bonolara ve çeklere ilişkin herhangi bir ödemenin yapılmadığının davacı tarafından açıkça kabul edildiğini, bedelsiz kalmış bir kambiyo senedi söz konusu olmayıp temel alacak ilişkisinin de açıkça kabul edildiğini, davacının iddiaları kendi içerisinde tutarsız olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilleri aleyhine ikame olunan iş bu haksız, yersiz ve hukuki mesnetten uzak davanın reddi ile haksız itiraz nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, takibe konu çekler altındaki imzasını inkar etmediği ve çekler verildikten sonra davalılardan ... Şirketi ile imzalanan kefilli senetler nedeni ile çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürmüş olduğu, dosyaya yazılı ödeme belgesi ibraz etmediği ve delilleri arasında yemin deliline dayanmadığı, dava konusu çeklerin metninden davacının iddiası anlaşılamadığı gibi davacının bu yöndeki iddiasını ispatlayacak yazılı bir delil sunmadığı, delil olarak dayanılan ticari defterlerden ve dosyalardan da bu yönde bir delil elde edilemediği, bu durumda senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacı-borçlunun çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... Ltd. Şti.'nin elinde bulunan 7 adet müvekkil şirket çekine karşılık, davalının ısrarlı talepleri ile borçlusu müvekkili şirket, kefili ise müvekkil şirket ortağı ve yöneticisi Alaettin Sönmez olan 3 adet senedin, davalı ... Ltd. Şti.'ne verildiğini ve bu senetlerle çek borcunun tamamen ortadan kaldırıldığını, davalı ise bu kefilli senetleri aldığında, bedelleri ziyadesiyle kapatılan dava konusu 6 adet çeki bankalardan iade alıp müvekkili şirkete teslim ve iade etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının halihazırda elinde 7 adet çek varken, müvekkilin aralarındaki başka bir borç ilişkisi sebebiyle bu miktarlardan daha yüksek bedelli kefilli senetleri vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda da davacı müvekkil şirketin, ticari defterleri incelenen davalı ... Ltd. Şti.'ne iş bu davaya konu çek bedelleri ve senet bedelleri toplamı kadar borcunun olmadığının tespit edildiğini, ayrıca Kula Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/41 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise davalı ... Ltd. Şti.'ne ait 2018 yılı yasal defterleri incelendiğinde, karşılıksız çıkan çeklerin davacı şirkete iade edildiği şeklinde kayıtların tespit edildiğini, davalı Tınzatepe Ltd. Şti. çeklere karşılık verilen kefilli senetlere ilişkin müvekkili şirket ve kefili hakkında Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü'nün 2018/18503 E. sayılı dosyasıyla icra takibine geçilmiş ve müvekkil şirket ile kefilinin 50 civarındaki taşınmazına haciz konulduğunu, davaya konu çek bedelleri ve senet bedelleri kadar davacı şirketin, davalı şirkete borcunun olmadığını, görüldüğü üzere yerel mahkemenin "davanın ispat edilemediği" tespiti fiili duruma, fiili durum karinesine, hukuka ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, açıklanan nedenle davanın reddine dair verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ... Yem Tarım ve Hayvancılık San. Tic. Ltd.Şti.'nin elinde bulundurduğu çeklere karşılık dava konusu senetleri verdiğini iddia ederek çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, dava konusu bonolarda davalının açıkça borcu yenileme iradesinin bulunduğunun anlaşılamadığı (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14.09.2022 tarih 2021/1286 E., 2022/5849 K. ve 16.03.2021 tarih 2020/3814 E., 2021/2491 K. sayılı ilamları), davacının açıkça yemin deliline de dayanmadığı, bu durumda İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın, bilirkişi raporunda belirtilen “davaya konu çek bedelleri ve senet bedelleri toplamı kadar davacı şirketin davalı şirkete borcunun olmadığı” tespitine tamamen aykırı ve haksız olduğunu, davalının halihazırda elinde 7 adet çek varken, müvekkilin aralarındaki başka bir borç ilişkisi sebebiyle bu miktarlardan daha yüksek bedelli kefilli senetler vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, talimat bilirkişi raporunda ise davalı ... Ltd. Şti.'ne ait 2018 yılı yasal defterleri incelendiğinde, karşılıksız çıkan çeklerin davacı şirkete çekte iade talebi) şeklinde kayıtlar yapıldığının tespit edildiğini, davalının sözde alacağını (çekleri iade taahhüdüyle aldığı) kefilli senetleri konu ettiği icra takibi ile talep etmesi, çekler hakkında icra takibine dahi geçememesi, çeklerin bedelsiz ve konusuz kaldığının göstergesi olduğunu, davaya konu çek bedelleri ve senet bedelleri kadar müvekkili davacı şirketin, davalı şirkete borcu olmadığını belirterek dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yerine ikame edilen üç adet senet dolayısıyla bedelsiz kaldığı iddia edilen yedi adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.