WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2784 E.  ,  2024/1268 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
:

SAYISI
:
2019/360 Esas, 2022/252 Karar
DAVACI
:
... vekili Avukat ...
DAVALI
:
1.Temlik ... Gelecek Varlık Yönetimi A.Ş. vekili Avukat ...
2.Temlik veren ... T.A.Ş. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
:

HÜKÜM
:
Kısmen kabul

:
Davacı vekili, davalı temlik ... Gelecek Varlık A.Ş. vekili
Taraflar arasındaki menfit tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili, davalı temlik ... Gelecek Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelernin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın Elmadağ Şubesi ile dava dışı ... ... ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davacı tarafından da 5.000,00 TL (YTL olacak) ile sınırlı olarak kefil olunduğunu, bu işlemin 03.05.2005 tarihinde yapıldığını, ancak davacıya tutar ve tarihi boş bir sözleşme imzalatıldığını ve imzalanan sözleşmenin bir örneğinin davacıya verilmediğini, davalı banka tarafından sözleşme tarihinin 01.01.2005 ve tutarının 250.000,00 TL (YTL olacak) olarak sonradan kötü niyetli olarak ve hileye dayanılarak doldurulduğunu ileri sürerek davacının bu sözleşme gereğince 245.00,00 TL (YTL olacak) borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; bu sözleşmeden kaynaklanan alacağını temlik ettiğini bildirerek husumet itirazında bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 22.03.2016 tarih, 2014/679 E., 2016/197 K. sayılı kararı ile davacının dava konusu sözleşmeyi 5.000,00 TL (YTL olacak) olarak imzalandığını veya boş olan sözleşmenin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispatlıyamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 17.05.2017 tarih, 2016/16862 E., 2017/3870 K. sayılı kararı ile“..Dosya içinde bulunan Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı Bilirkişi ... Kerimoğlu tarafından düzenlenen 24.02.2016 tarihli raporda, dava konusu genel kredi sözleşmesinde 250.000,00 YTL şeklinde yazılı meblağ kısmı ile 01.01.2005 şeklinde yazılı tarih kısmının ayrı ayrı kişilerce yazıldığı bildirilmiştir
Yine dosya içerisinde bulunan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenmiş 06.06.2011 tarihli iddianameden dava konusu sözleşmenin düzenlendiği davalı bankanın Elmadağı Şubesi bireysel müşteri ilişkileri yöneticisi A.. A... G... ve diğerleri hakkında Banka ve Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık ve Belgede Sahtecilik suçunndan dolayı kamu davası açıldığı ve bu davanın Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/179 esas sayılı dosyasında görülmeke olduğu saptanmıştır. Bu iddianemede iş bu davanın konusu olan sahtecilik iddiası yer almıyor ise de; bu iddianamenin ilgili banka şubesinde işlemlerin düzensiz yapılabildiğini gösterdiği anlaşılmaktadır.
Ancak bu hususlar davacının iddiasını ispat için yeterli değildir. Davacı bu iddiasını yazılı delillerle ispatlamalıdır.
Somut olayda davacının kefil olarak imzaladığı sözleşmede kefalet limiti bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı kefil, sözleşme limiti ile sorumludur.
Bu durumda davacı, ancak sözleşme tarihi ve sözleşmedeki kredi limiti ile davalı bankanın yazılı delil mahiyetindeki kayıtlarının uyumlu olmadığını gösterebildiği takdirde davasını ispat edebilir.
Mahkemece tahkikat sırasında görevlendirilen bankacı bilirkişi ... Bayındır'ın 01.06.2014 ve 01.10.2014 tarihli 1. ve 2. ön raporlarında talep edilen belgelerin önemli bir kısmı davalı banka tarafından bilirkişiye teslim edilmemiştir.
Bankacı bilirkişi ... Bayındır'in davalı bankadan talep ettiği belgelerden kendisine verilen bir kısım belgelere dayanılarak düzenlenen 30.05.2015 tarihli raporuna göre; (a) davacının kefil olduğu dava dışı ... ... ...'e açılan krediye ilişkin olarak şube kredi tespit kurulu kararı ile şube yetkisini aşan kısım için kredileri onaylayan birimin ... yazısının, (b) dava dışı ... ... ...'e açılan 250.000,00YTL krediye ilişkin olarak kredinin ilk açılış tarihinde düzenlenen istihbarat ve mali tahlil raporları ve (c) sözleşmenin düzenlendiği 01.01.2015 tarihinde ... hesapların giriş kaydına ilişkin muhasebe fişinin ön raporlar ile talep edilmesine rağmen dosyaya ibraz edilmediği; mevcut belgelerin incelenmesinde ise Kredi Taahhütname Bilgileri Görüntüleme isimli belgelerin 1. sayfasında 11/11 şeklindeki tarihin yıl kısmının olmadığı, aynı belgenin 2. sayfasında sözleşmenin giriş tarihinin bellli olmadığı, aynı belgenin 3. sayfasında sözleşmenin giriş tarihinin 11/11/1111 şeklinde olduğu, bu sayfalarda yıl belli olmamakla birlikte gün ve ay kısmına bakıldığında dahi 01.01.2015 tarihinde dava dışı ... ... ... adına herhangibir sözleşme girişi bulunmadığı, Tahsis Süreci İzleme başlıklı belgede dava dışı ... ... ...'e açılan kredinin hangi tarihte hazırlandığı, birinci onayın ve şube yöneticisi onayının yer aldığı bölümler olduğu ancak bu belgeye göre dava dışı ... ... ...'e 01.01.2015 tarihinde kredi tahsisinin ve onayının söz konusu olmadığı, ayrıca bu belgede adı geçen kişiye açılan kredi miktarının da belli olmadığı, dosyada bulunun Ödeme Planı, Kredi Kullandırım Dekontu ve Kredi Açma Talimatı'na göre dava dışı ... ... ...'a 01.01.2015 tarihinde kredi kullandırılmadığı ve ilk kredi kullandırımının 18.08.2006 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı tespit edilmiştir.
Bankacı bilirkişi ... Bayındır, raporunda banka kayıtlarına ilişkin bu tespitlere ek olarak kredi müşterisi dava dışı ... ... ...'e ait 31.12.2014 tarihli bilonçoya göre özkaynağının 10.000,00 TL borçlarının 59.631,48 TL olduğunun anlaşıldığına, böyle bir kredi müşterisine bir gün sonra 01.01.2015 tarihinde 250.000,00 YTL kredi tahsisinin bankacılık uygulaması bakımından mümkün olmadığına ve dava konusu sözleşme üzerinde yazılı 01.01.2005 tarihinin bankaların çalışmadığı ve işlem yapmadığı Cumartesi gününe rastladığına da işaret ederek, sonuç olarak davacının kefalet limitinin kendi kabulü dikkate alınarak 5.000,00 YTL olduğunun kabulü gerektiği kanaatinde olduğunu bildirmiştir
Bankacı bilirkişi ... Bayındır'in raporuna yapılan itirazlar bilirkişinin 08.08.2015 tarihli ek raporuyla karşılanarak cevaplanmıştır.
Bankaların kredi verme işlemleri sıkı esas ve şekil kurallarına bağlıdır. Dava konusu olayda davalı bankanın ilgili şubesinin bu kuralları uymadığı ve gerekli prosedürü yürütmeden işlem yaptığı anlaşılmaktadır.
Davacının kefil sıfatıyla, boş olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesinin sonradan davalı bankaca anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiası; davalı bankaca bankacılık mevzuatı gereğince tutulması gereken kayıtların olmaması, ibraz edilmemesi veya edilememesi nedeniyle ve ibraz edilen belgelerde yer ... aykırı, uyumsuz ve anlamsız kayıtlarla ispat edilmiştir.
Öte yandan 5083 sayılı kanunla Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin para biriminin ... Türk Lirası olarak belirlendiği ilk gün de 01.01.2005 Cumartesi günü olup dava konusu sözleşme bu tarihte 250.000,00 YTL limitli olarak imzalanmış görülmektedir. Bu sözleşme ile kredi verilen kredi müşterisi dava dışı ... ... ...'e ait 31.12.2014 tarihli bilonçoya göre özkaynağının 10.000,00 TL(Eski TL) borçlarının 59.631,48 TL(Eski TL) olduğu anlaşılmaktadır. Bu kişiye bir gün sonra açıldığı ileri sürülen 250.000,00YTL kredinin Eski TL karşılığı 250.000.000.000,00 Eski TL olmaktadır ki bu astonomik rakam bile işin vehametini göstermektedir.
Mahkemece verilen kararın gerekçesinde bankacı bilirkişinin raporunun hiç irdelenmemiş olması ve bu rapora neden itibar edilmediğine değinilmemesi doğru olmadığı gibi teknik bir husus olan bankacılık işlemleri hakkındaki mevcut rapor benimsenmediği takdirde başka bir bilirkişiden rapor alınmaması da yerinde olmamıştır.
Ayrıca davalı bankanın Elmadağı Şubesi bireysel müşteri ilişkileri yöneticisi A.. A... G...hakkında kamu davası açıldığı gibi davalı bankaca iş aktinin de feshedildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu şahıs hakkında banka müfettişi tarafından düzenlenen rapor ile birlikte fesih dosyası içindeki evrakın örneği getirtilerek dava konusu somut olay bakımından incelenmemiş olması da tahkikatı eksik bırakmıştır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece tahkikatın tamamlanması ve elde edilecek uygun sonuç dairesince yeterli gerekçeye sahip bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru bulunmadığı.... ” gerekçesiyle karar bozulmuş, davalılar vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

C. Karar Düzeltme Kararı
Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 11.04.2019 tarih, 2017/4641 E. ve 2019/2496 K. sayılı kararı ile Daire kararı, davalı ... vekiline 11.08.2017 tarihinde tebliğ edilmesine karşın 15 günlük süre geçirildikten sonra, 08.09.2017 tarihinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, karar düzeltme isteminin süre yönünden reddi gerektiği, davalı ...A.Ş. vekilinin karar düzeltme istemi yönünden ise, Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin süreden reddine,davalı ...A.Ş. vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bankaların kredi verme işlemlerinin sıkı esas ve şekil kurallarına bağlı olduğu, davalı bankanın ilgili şubesinin bu kurallara uymadığı ve gerekli prosedürü yürütmeden işlem yaptığı, davacının kefil sıfatıyla, boş olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesinin sonradan davalı bankaca anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiası; davalı bankaca bankacılık mevzuatı gereğince tutulması gereken kayıtların olmaması, ibraz edilmemesi veya edilememesi nedeniyle ve ibraz edilen belgelerde yer ... aykırı, uyumsuz ve anlamsız kayıtlarla ispat edildiği, dava konusu sözleşmenin düzenleme tarihi olan 01.01.2005 gününün bankaların çalışmadığı Cumartesi gününe rastladığı, ... ... ...'e 01.01.2005 tarihinde kredi tahsisi ve kullandırımı yapılmadığı, adı geçene ilk kredi kullandırımının 18.08.2006 tarihinde yapıldığı, dava dışı asıl borçlunun 31.12.2004 tarihli bilançonun incelenmesinde, özkaynaklarının 10.000,00 TL olmasına karşın, borçlar toplamının bu tutarın yaklaşık 6 ... düzeyinde 59.631,48 TL olması hususları dikkate alındığında; dava konusu sözleşmenin 01.01.2005 tarihinde düzenlenmediği, bu tarihte kredi tahsisi ve kullandırımının bulunmadığının açık olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye ve genel bankacılık uygulamasına göre ihtilaf halinde banka kayıtlarının esas alınması gerektiği, ancak davalı tarafından 01.01.2005 tarihinde dava dışı ... ... ...'e 250.000,00 TL kredi tahsis edildiğini gösteren kredi tespit kurulu/komitesi kararının, istihbarat ve mali tahlil raporlarını/fomlarının ibraz edilmediği, davalı tarafça dosyaya sunulan kredi ... belgelerine göre bu tarihte kredi tahsis edilmediği, davacının, davalı ...Ş. (dava dilekçesindeki davalı Girişim Varlık Yönetim A.Ş. ile bu şirketin devredildiği ... Varlık Yönetim A.Ş. olmak üzere her iki şirket tasfiyesiz infisah sureti ile davalı ...Ş. nezdinde birleşmiştir) aleyhine açmış olduğu menfi tespit davasının kabulü gerektiği, açılan dava öncesinde, davalı ... tarafından, davacı aleyhine icra takipleri başlatılmış ise de; takip aşamasında takibi başlatan banka alacağını dava dilekçesinde adı belirtilen Girişim Varlık Yönetimi A.Ş.'ye temlik ettiği, bu nedenle de davacının, davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, bu davalı yönünden kötü niyet tazminat talebinin reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kabulü ile; davacı ile dava dışı ... arasında yapılan 01.01.2005 tarihli Genel Kredi Taahhütnamesinde belirtilen 250.000,00 TL (eski 250.000,00 YTL)'nin 245.000,00 TL (eski 245.000,00 YTL)'sinden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacağı devralan üçüncü kişinin, devraldığı alacağı, alacaklı ile borçlu arasındaki koşullarla iktisap ettiğini, bu nedenle devralan üçüncü kişi, borçludan talepte bulunurken, alacağı devraldığı ilişki kapsamına göre talepte bulunabileceği gibi borçlununda alacaklıya karşı ileri sürebileceği defi ve itirazları devralan üçüncü kişiye karşı da ileri sürebileceğini, davalının işlemlerin ve icra takibini kötü niyetli başlattığının dosya kapsamında ispat olunduğundan alacağı devralan diğer davalının da bu kapsamda kötü niyet tazminatından sorumlu olacağını, bu dava da verilen menfi tespit hükmü mevcut 9 icra takibi için de sonuç doğuracağından icra takiplerine konu asıl alacak tutarları toplamının %40'ı oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle; 14.01.2022 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş ise de öncelikle, bilirkişinin düzenlemiş olduğu raporda genel kredi kullandırımına yönelik tespitlerinde, bilirkişiye verilen görev aşılarak yorum yolu ile hukuki değerlendirme ve tespitlerde bulunulduğunu, dava konusu sözleşmenin düzenleme tarihi olan 01.01.2005 gününün bankaların çalışmadığı cumartesi gününe rastlaması nedeni ile sözleşmenin 01.01.2005 tarihinde düzenlenmediği sonucuna varılması tamamen bilirkişinin yorumuna dayalı olduğunu, "Tahsis Süreci İzleme" başlıklı belgeleri ile ödeme planı, kredi kullandırım dekontu ve kredi açma talimatlarına göre, ... ... ...'e 01.01.2005 tarihinde kredi tahsisi ve kullandırımı yapılmamış olması, adı geçene ilk kredi kullandırımının 18.08.2006 tarihinde yapılması sonucuna varılması da bilirkişinin varsayım ve yorumlarından ibaret olduğunu, kredilerde; kredinin kullandırılma tarihi ile sözleşmenin imzalandığı tarih farklılık gösterebilmekte olup bir kez imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden birden fazla kez ve farklı tarihlerde kredi kullandırılabileceğini, davacı borçlu tarafından genel kredi sözleşmesi kefil sıfatıyla imzalanmış olup imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, davacının müvekkil şirkete borçlu olduğu konusunda bir uyuşmazlığın bulunmadığını, davacının genel kredi sözleşmesinde yer ... meblağı bakımından borçlu olmadığını ispatlayamadığını, Yerel Mahkemece bu aşamada ispat külfeti davacı borçluda iken müvekkil şirkete çevrilmek suretiyle hüküm kurulduğunu, davacının iddiası, sözleşmenin boş olarak imzalandığı ve sözleşmeye aykırı olarak sonradan doldurulduğuna yönelik olduğunu ve Yargıtay'ın yerleşik görüşüne göre sözleşmenin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yalnızca yazılı belge ile ispatlanabileceğini ancak ispatlayamadığını, bankayı ilgilendiren iç düzenlemelerin, davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını, şubenin tespit kurulunun onayı vs. bilgilerin, istihbarat ve mali tahlil bilgilerinin, sözleşmenin giriş kaydına ilişkin bilgi ve belgelerin yani bankanın iş işleyişine ilişkin belgelerin eksikliği sözleşmenin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka (temlik eden) ile dava dışı asıl borçlu ... ... ... arasında imzalanan 03.05.2005 tarihli Genel Taahhütnamesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davacının, davalı tarafından başlatılan icra takiplerinde borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 51 ... maddesi.

3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı ... Yönetim A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile Davalı ... Yönetim A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Temlik ... davalı ... Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden Gelecek Varlık Yönetim A.Ş.'ye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.